18 Ekim 2018 - Perşembe / 10:47
Yeşilırmak Gazetesi
 
 

Çanakkale zaferi Türk istiklal savaşının öncüsüdür!

“ İstiklal Marşımızın kabulü ve Çanakkale Zaferimizin arifesinde, PKK’nın Taşeronu Barzani’nin paçavrasının, hilalimize eş tutulması asil milletimizi ..
Bu haber 1 yıl önce eklenmiş

“ İstiklal Marşımızın kabulü ve Çanakkale Zaferimizin arifesinde, PKK’nın Taşeronu Barzani’nin paçavrasının, hilalimize eş tutulması asil milletimizi üzüp, hakka yürüyen şehitlerimizin kemiklerini sızlatmış hilalimizin çehresini çattırmıştır.”

Türk Ocakları Amasya Şubesi Yönetim Kurulu Adına Ahmet ZEYTÜNLÜ yaptığı açıklamada şunları söyledi;

Şanı Büyük Asil Türk Milletine;

Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve faziletinin şahlanıp tevhid inancı ile destanlar yazıldığı, Türk ve dünya tarihinin dönüm noktası Çanakkale zaferinin 102.yılını kutluyoruz. Cennet mekan Akif’in; Asım’ın nesli diye tarif ettiği 254 bin Mehmetciğin şahadet şerbetini içtiği o kara günlere nasıl gelindiğini her Türk evladının bilmesi gerekiyor.

18.asırdan itibaren Avrupa teknikte hızla ilerlemeye ve güçlenmeye başladı. Buna karşılık Osmanlıda Arap’ın Cahiliye döneminin adetleri, din diye devlet yöneticilerine yutturul oldu. Yapılmak istenen her atılımı dinen caiz değil fetvaları verilir oldu. Devlet yönetiminde büyücülük, falcılık hakim oldu. Lüks yaşam, israf ekonomisi devlet ve milleti yoksullaştırdı. Osmanlı egemenliği altındaki yerlerde, ayrılıkçı odakların körüklediği faşizme dayanan hastalıklı ırkçılık hızla yayıldı. 19. Asra gelindiğinde dış güçlerin telkini ile; Sened-i İttifak, Balta Limanı Antlaşması, Teşkilat-ı Esasiye ve Meşrutiyetin ilanı ile alınan her karar, asil milletimizin tabutuna çakılan çivi oldu. Azınlıklar padişahı tahttan indirip halledecek kadar devlet yönetiminde söz sahibi oldu. Yine azınlıklar devlete borç para verecek kadar zenginleşti. Bu verdikleri borca karşılık devletin gelir kaynaklarına el koydular.

Bütün bunlara karşılık Türklük aşağılandı, horlandı, 1990’lü yıllara gelindiğinde bir Türk’e “Türk müsün?”sorusuna karşılık “Estağfurullah” cevabı alınır oldu. Asil milletimiz kendine olan güvenini kaybetti. Madden ve manen çöküş yaşandı. Devlet yöneticileri bu çöküşten kurtulmak için Osmanlıcılık ve Ümmetçiliği öne çıkardı. Bununda faydası olmadı. Balkan hezimetiyle birlikte, tarihin en büyük ve en acı göçünü bu necip milletimize yaşattılar.

Barbar Avrupalı son vuruşu yapmak ve Sultan Alparslan’ın ebediyen Türk yurdu kıldığı Anadolu’dan asil milletimizi atmak için devletimizin kalbi İstanbul’u işgal etmek amacıyla Çanakkale’ye yüklendiler. Onlara göre Osmanlı “Hasta adamdı”. Hesap edemedikleri; Balkan Savaşı’nda feci bir mağlubiyete uğrayıp zelil duruma düşen milletimizin imdadına, varlığımızı koruma ihtiyacından doğan, Türk mayası ve tevhid inancı ile yoğrulan Tataristan’ın başkenti Kazan’da kurulan, İstanbul’dan Türk Ocağı çatısı altında vücut bulan Türk Milliyetçiliği hareketi ile gönüllerdeki vatan sevgisi Allah(c.c) aşkı ateşinin külleri dökülüp alev olup düşmana cehennemi yaşatmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Çanakkale’ye bir Darulfünun gömdüm” dediği her şehidin ve zabitin göğsünde Türk Ocağı beratı çıkması Türklük gurur ve şuuru İslam ahlak ve faziletinin yıldırım olup düşmana tufanı, cehennemi yaşatması, vatan ve millet sevgisini özünde birleştiren tasada ve kıvançta bir olma ülküsüne dayanan, ırkçılığı reddeden Türk Milliyetçiliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir Çanakkale Zaferi.

Çanakkale tek bir destan değildir. Büyük deha Atatürk’ün komutasında her gün yazılan destanlar manzumesidir. Büyük vatan şairi cennet mekan Akif’in “Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya,kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya” sözleriyle başlayan Çanakkale Destanı’nı her Türk vatandaşının,her devlet yöneticisinin ve her siyasetçinin yüreğinde yaşaması ile 21. asrın Türk asrı olacağına inancımız tamdır.

İstiklal Marşımızın kabulü ve Çanakkale Zaferimizin arifesinde, PKK’nın Taşeronu Barzani’nin paçavrasının, hilalimize eş tutulması asil milletimizi üzüp, hakka yürüyen şehitlerimizin kemiklerini sızlatmış hilalimizin çehresini çattırmıştır.

Çanakkale Zaferi’nin 102.yılını kutlarken bir hilal uğruna güneş gibi batan 254 bin Asım’ın nesli şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, saygılarımı sunuyorum.



Yorumlar


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
Atilla KIRBAŞ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  İl Koordinasyon Kurulu toplandı..  
  Enflasyonla Mücadeleye ATSO’dan TAM DESTEK..  
  Amasya Barosu mazbatalarını aldı..  
  Azerbaycan Büyükelçisi Vali Varol’u ziyaret e..  
  Bölgesel Güvenlik konferansı verildi..  
  İlkokul Öğretmeni Meral Kaya kitabını Vali Va..  
  Azerbaycan Büyükelçisinden Başkan Özdemir’e z..  
  Uyuşturucu madde ele geçirildi..  
  105 yıllık samimi bir yürüyüş..  
  Görev yeri değişen sözleşmeli öğretmenlere yo..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.