19 Ağustos 2018 - Pazar / 14:48
Yeşilırmak Gazetesi
 
 

Konferansa dair gözlemlerim

ABD Maryland Üniversitesi Elektronik Profesörlerinden, Gediksaraylı rahmetli İsmail Oruç’un oğlu Ahmet Yavuz Oruç’un..
Bu haber 7 ay önce eklenmiş

ABD Maryland Üniversitesi Elektronik Profesörlerinden, Gediksaraylı rahmetli İsmail Oruç’un oğlu Ahmet Yavuz Oruç’un, 27 Aralık 2017 tarihinde Amasya Üniversitesi öğrencilerine vermiş olduğu “Bilim ve Edebiyat” konulu konferansa dair gözlemlerim şöyledir;

1-Çok uzaklardan, Amerika’dan, doğduğu memleketinin Üniversitesi olan Amasya Üniversite’sine “Bilim Adamı” hüvviyeti ile vermeye geldiği Konferansı bir “Gönül Adamı” olarak tamamlamayı başardı.

2-Konferans dili “Sevgi” idi. Onu dinlemek için salonu tamamiyle dolduranlar, öncesinde tanımadıkları Prof. Dr. Ahmet Yavuz Oruç’a ve birikimine “Saygı” duyarak geldiler. Lakin interaktif Konferans’ın bitiminde, hepsinin azığında, koca yürekli bir adamın tüm koltuklara tek tek ve eşit dağıttığı “Sevgi” vardı.

3-Edebiyatın kurgusunun slaytlarla anlatıldığı Konferans’ın ilk bölümünü müteakiben, “İsmail Öğretmen” müzikli slayt tanıtım ve gösterisi salondakiler için adeta ruhi meditasyon işlevi gördü. Çok rahatlatıcıydı. Sanki kitabın derinliklerine konukları çeken, içine vakumlayan bir illüzyondu.

4-Bu toprağın değerlerine ve köklerine sıkı sıkı tutunmayı ve böylelikle bağlı kalmayı başarmış bir bilim insanının bunu salondakilere kusursuzca naklettiği ve hatta zerkettiği bir sunum yapıverdi.

5-Matematik’de “dehalar”, sözel’e genelde çok mesafeli olurlar. Kendilerini hep rakamlarla anlattıkları için anlatmayı, içini dökmeyi duygularını ifade etmeyi çokta beceremezler. Hele Yavuz Hoca gibi ömrünün son kırk yılında, uzak bir diyarda ve farklı bir lisanda ders veren bir akademisyenseniz. Toplumunuzla paydaşlarınızla aranızdaki uçurum hem daha geniş hem de daha derindir. O gün sözel mecradaki hakimiyeti ile Yavuz Hoca, Allah’ın bir lütfu ile ”çoklu deha” sahibi olduğunu birkez daha ispat etti.

6-Bir yabancı dili mükemmel derecede konuşabilmek için insanın önce kendi diline ve kültürüne derin hakimiyeti gerektiği düşünüldüğünde Yavuz Hoca’nın konuştuğu diğer dillere de akademisyen ölçüsünde vakıf olması, görünen o ki , hiçte şaşırtıcı değildi.

7-Belki ve hatta belli ki, “İsmail Öğretmen“ kitabına konu olan rahmetli babası “Roman Karakteri” olmayı asla istememişti. Ama O zaten hayatı boyunca çevresindekilere ve öğrencilerine “Rol model” olmayı başarmış bir karakterdi. Cumhuriyeti ayağa kaldıran bir neslin yerel kaldıraçlarından birisiydi.

İşte o babayı ve birkaç yıl öncesinde annesini kitaplaştırarak, Onları bir nevi ölümsüzleştirecek kadar çok seven, bir “evlat” seyretti o gün konferansa gelenler.

--Belki yazarken “Anneciğim, babacığım  meğer size diyecek, içimde birikmiş ne kadar da çok şeyim varmış. Tüh….” diyecek kadar. “Hep gurbette hasretinizle yaşadım. Hep çok özledim. Hep çok sevdim. Ama bunu size layıkıyla ne anlatabildim ne de gösterebildim “ diyecek kadar. Meğer ne kadar da çok dokunmuşlardı Yavuz Hoca’nın hayatına bunca yıllık ayrılığa rağmen.

--“Bu kitabım beni size ,sizi ise tüm insanlığa anlatacak” diyordu besbelli. Anlatırken yaşadığı heyecan ,bu projenin ,hayatındaki “en kıymetli eseri” olduğuna işaret ediyordu.

8-Bilimsel anlatımla başlayan  ve Roman yazarken uygulanan kurgu ve metodolojilerle devam eden Konferansının ikinci bölümünde “ İsmail Öğretmen “ kitabını tanıtımı ile biraz rahatlayan salondakiler artık ilk geldikleri gibiydi. Şimdi onları geldiklerinden daha iyi göndermenin tam da  zamanıydı.Aldı sazını eline Yavuz Hoca..Anadolu Türküleri ile Neşet ile gül bahçesi yaptı sahneyi. Lütfen ruhunuzu,gönlünüzü açın dedi haziruna..Tüm salon eşlik etti alkışlarla.. Tıpkı usta bir pilotun yaptığı gibi ,edebiyat ilmi gibi “ağır” bir uçağa hiçbir yolcuya hissetirmeden adeta tatlı bir “soft landing-yumuşak iniş” yaptırdı. Konferans bittiğinde “Hadi Ya ,indik mi gerçekten, bitti mi hakikaten” diye soruyordu insanlar birbirlerine.

9-Daha çocuk olduğu yıllarda, memleketine tek-tük turisttin geldiği ve onların peşine takılan çocuklarında “hello “ deyip karşılığında tebessüm aldığında da mutlu olduğu, yorgun ve ayağa kalmaya çalışan bir toplumun içinden, üstün gayret ve başarılarla sıyrılmayı ve yükselmeyi başarmış olan Prof. Dr. Ahmet Yavuz Oruç, şimdi Konferansta okuduğu türkülerin arasına yerleştirdiği “ Amerikan Aksanlı İngilizce” kuple cümleler ile Üniversiteli gençleri hayli neşelendiriyor ve salondan tıpkı eskisi gibi öz mü öz bir Anadolu evladı ve bizim Varay’lı rahmetli İsmail Öğretmen’in oğlu Yavuz olarak inmeyi başarıyordu.

10-Onun kıymetini önce rahmetli babası “ İsmail Öğretmen”, ardından Batı Bilim Dünyası, sonra Tubitak,  daha sonra Bilkent Üniversitesi hep bilegelmişti. Bugün de Amasya Üniversitesi sahip çıkmıştı bu değere. Tüm dünya ve Ülkemiz , her geçen gün çocuklarını yarına daha iyi hazırlayabilmek için eğitimde yeni ve çağdaş modeller ararken; Yavuz Hoca;

-- “Arkadaşlar isteyen çıkabilir, dileyen uyuyabilir” diyecek kadar “Zarif “,

-- Salondakileri soru-cevap ile işin içine katacak kadar ”Latif”,

-- Henüz beyaz kuşak olan talebelerini  örselemeyecek kadar  “Usta” ,

-- Salonda uyanacak merakı daha sorulmadan giderecek kadar “Mahir”

-- En arka sıranın en dibindeki öğrenciyi gözetecek kadar “Hakim”

-- Klonlanmamış, fabrikasyon olmayan ,kimsenin takliti olmayacak kadar “Özgün”

-- Hep İlmin ve Ona giden “Hakikatin” peşinde koşacak kadar “Sabırlı, Cesur ve Çalışkan”

-- Vücut diliyle, Gönül diliyle, Lisan diliyle, Hal diliyle bir “Bilge”  ve

bir “Bilim İnsanı olarak, kendisine çokta yakışan bu özellikleri ile aslında, gören gözler için aranılan Model’in de “ta kendisi”ydi.

Ahmet Yavuz Oruç kitapları...

--"İkinci Peron" isimli ilk kitabında A. Yavuz Oruç, 1942-1944 Türkiye'sini rahmetli Validesi Tomris hanımın hayat öyküsüyle birlikte anlatmakta...

--" İsmail Öğretmen " kitabında ise bu kez rahmetli babası İsmail Oruç'un Köy Enstitüleri ile başlayan gençlik yıllarının paralelinde, Cumhuriyeti ayağa kaldırmaya çalışan, fedakâr ve vefakâr bir neslin öyküsünü anlatmakta...

--İlk kitabı ABD'nde İngilizce olarak yayınlanmış olan Akademisyen Yazar A. Yavuz Oruç, bir taraftan "İsmail Öğretmen" kitabının İngilizce çevirisi ile uğraşırken diğer taraftan yeni kitap projeleri içinde araştırma ve çalışmalarına aralıksız devam etmektedir...

 

 

29.12.2017

Atilla KIRBAŞ

Amasya



Yorumlar


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
Atilla KIRBAŞ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Tugay Komutanı Uğur’a veda yemeği..  
  ATSO Başkanı Kırlangıç: Yerli malı ürünler te..  
  Maaş promosyon anlaşmamız eğitim çalışanların..  
  Tüm halkımızı yerli üretime destek vermeye da..  
  Isparta Valisi Günaydın’dan Amasya Valiliğine..  
  1998/3 tertip erler törenle yemin etti..  
  Beldağı Köyü’nde belge dağıtım töreni düzenle..  
  Ticaret ve Sanayi Odasına Tugay Komutanından ..  
  2018 Yılı Temmuz ayında 13.410 yolcuya hizmet..  
  Promosyon eğitim çalışanları için bir can suy..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.