23 Eylül 2018 - Pazar / 16:00
Yeşilırmak Gazetesi
 
 

“Kadınlar Amasya’ya Dokunuyor” konulu bir program düzenlendi

8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Amasya Üniversitesi ve Türk Kadınlar Birliği(TKB) Amasya Şubesi iş birliğiyle ‘’Kadınlar..
Bu haber 6 ay önce eklenmiş

8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Amasya Üniversitesi ve Türk Kadınlar Birliği(TKB) Amasya Şubesi iş birliğiyle ‘’Kadınlar Amasya’ya Dokunuyor’’ konulu bir program düzenlendi. Amasya Üniversitesinin ev sahipliğinde yapılan programda Türk Kadınlar Birliği Genel Başkanı Av. Sema Kendirci Uğurman, Prof. Dr. Üstün Dökmen ve Psikolog Azize Doyran birer konuşma yaptı.

Türk Kadınlar Birliği Atatürk Tarafından Kuruldu

Türk Kadınlar Birliğinin 7 Şubat 1924 yılında Atatürk tarafından kurulduğunu kaydeden TKB Amasya Şubesi Başkanı Hale Ertopçu yaptığı konuşmada birliğin kuruluşu ve amaçları hakkında bilgi verdi. Amaçlarını varlığını ortaya koyamayan, şiddet gören, sindirilmiş kadınların sesi olabilmek ve onlara ulaşabilmek olarak özetleyen Ertopçu; ‘’Türk Kadınlar Birliği olarak, kadın cinayetlerinin, çocuk istismarlarının yaşanmadığı, erken ve zorla evliliklerin olmadığı bir Türkiye hayal ediyoruz.’’ dedi.

Ertopçu; ‘’Amasya ilinin ruhunda kültüründe olan misafirperverlik anlayışı ile desteklerini bizlerden esirgemeyen Valimiz, Belediye Başkanımız, Rektörümüz başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederiz.’’ ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

KETEM’ den Kadınlara Ücretsiz Kanser Taraması

Program kapsamında Amasya KETEM’den Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Elif Yılmaz kanser ve erken teşhisin önemi ile ilgili bilgi verdi. Yılmaz; meme kanserinin teşhisinde kullanılan mamografi ve rahim ağzı hakkında bilgi vermesi için yapılan kadınlara özel bir test olan simir (smear) testini yaptırmak üzere Amasyalı kadınları KETEM’e davet etti.

Erkeğimizle Yan Yana Eşit Konumda Olmak İstiyoruz

Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi. Panelin moderatörlüğünü üstlenen TKB Genel Başkanı Avukat Sema Kendirci Uğurman; 8 Mart Dünya Kadınlar Gününün cinsiyet eşitsizliğine ve ayrımcılığına karşı kadınların sosyal ve ekonomik sorunlarını haykırdığı, çözüm için birleşmenin zorunluluğunu vurguladığı uluslararası bir dayanışma günü olduğunu söyledi.

TKB Genel Başkanı Uğurman şöyle devam etti:

‘’Toplumun diğer yarısını oluşturan biz kadınlar 8 Mart’ta; hayatın tüm alanlarında eşitliğin önündeki başta şiddet olmak üzere tüm engelleri ortadan kaldırmak için birlik umut ve mücadele kararlılığıyla bir araya gelmekte ve alanlarda olmaktayız. Çünkü biz kadınlar her yerde ve her durumda ve hep birlikte dünden daha çok söz hakkı istiyoruz. Eşit siyasal katılım istiyoruz. Emeğimizin karşılığını almak istiyoruz. Kısaca toplumsal sorumlulukların paylaşılmasına talibiz ve erkeğimizle yan yana, eşit konumda olmak istiyoruz. İnanıyoruz ve ilan ediyoruz ki biz kadınların söz ve karar mekanizmalarında eşit temsil ve eşit katılımı olmaksızın ilerleme ve kalkınma sağlanamaz. İnanıyor ve ilan ediyoruz ki biz kadınların desteği, sevgisi, düşünce zenginliğinden yararlanmaksızın laik ve çağdaş bir demokrasinin kazanılması imkansızdır.   Zaten demokrasi ile kadın haklarının iç içeliği inkâr edilemez bir gerçektir.’’

Kadına Şiddete Sessiz Kalmayın

Amasya Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünden Şiddeti Önleme ve İzleme(ŞÖNİM) Müdürü Azize Doyran, kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik kamusal düzenlemeler hakkında bir sunum gerçekleştirdi. Doyran, ülkemizde her on kadından üçünün fiziksel şiddete maruz kaldığını söyledi. ŞÖNİM olarak şiddete uğrayan kadınlara destek olup yaşadıkları girdabın içinden onları çıkarmak istediklerini kaydeden Doyran; şiddete uğrayan bireye ulaşma noktasında ise tüm kamuoyunun desteğine ihtiyaçları olduğunu kaydetti.

Şiddetin dramatik sonuçlarının çok derinlere indiğini, bu durumun şiddet mağduru kadının ayağa kalkmasını engellediğini ifade eden Doyran; ‘’Etrafımızdaki bireylerin yaşadığı şidd

ete kulaklarımızı kapatmayalım; görmezden gelmeyelim; şiddet mağdurunun girdaptan çıkmasına destek olalım.  Bizler 8 Mart’ı şiddetle eşitlemiyoruz. Bugünü güçlü kadınlarla nitelendiriyoruz. Güçlü kadınların da güçlenmek isteyen kadınları destekleyeceklerine inanıyoruz. İhbar mekanizmasında kimlik bilgisi istenmediğinin de altını çizerek; şiddet vakaları lütfen bizimle paylaşın.’’ dedi.

Türk Kadını Güçlüdür, Yiğittir

Kamuoyunun da yakından da tanıdığı akademisyen, psikolog, yazar ve televizyon programcısı; hâlen ise Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinde çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Üstün Dökmen; anılarıyla, fıkralarla, anekdotlarla ve kendine has üslubuyla yaptığı sunumda salondan bol bol alkış aldı.

Dökmen özetle şu cümleleri kaydetti:

‘’Şehzadelerin Şehri Amasya’da, Amasya tamiminin kenti Amasya’da, Kurtuluş Savaşının ilk adımlarından birisi olan ve onun devamı olan cumhuriyetin kurulmasında büyük yeri olan Amasya’da, Gazi Mustafa Kemal’in şehri Amasya’da bulunuyor olmaktan ötürü çok mutluyum.

Güçlü kadınlara çok saygı duyuyorum. Nene Hatun, Halide Edip Adıvar, annem, eşim güçlü kadınlardır benim için.

Babam da anneme çok saygı duyardı. Güçlü kadından rahatsız olmayan bir erkekti. Onun için güçlü kadınlar bana fevkalade hayranlık uyandırır.

Orta Asya’da tay kelimesi vardır. Tay güçlü kadın demektir. Obanın yöneticisi tay kadındır. Zamanla Orta Asya’daki güçlü kadının yeri Türk-İslam toplumunda değişiyor.

Mustafa Kemal ile birlikte Orta Asya’da bir zamanlar iktidarda olan Türk kadını tekrar Anadolu’da iktidara geliyor.

Atatürk’ün arkadaşlarından Ahmet Ağaoğlu’nun kızı Türkiye’nin ilk kadın avukatı Süreyya Ağaoğlu hukuk fakültesini bitirmiştir ve Ulus’taki adliye binasında staj yapmaktadır. Yine kendisi gibi staj yapan bir arkadaşıyla her gün evden yemek getirmekten bıkarlar ve öğle yemeği için Ulus’taki bir lokantaya giderler. Onlar içeri girince lokantaya bomba düşmüş gibi olur, zira tarihte böyle bir olay olmamıştır. Günün şartlarına göre iki kadının yalnız başlarına bir lokantada yemek yemeleri çok ayıplanacak bir şeydir. Lokanta sahibi Ahmet Ağaoğlu’nu tanıdığından bir şey diyemez ama kızları lokantanın en dipteki masasına kimsenin göremeyeceği bir yere oturtur. Lokantadaki erkekler homurdanırlar, rahatsız olurlar; tabi bu hadise hemen duyulur, şehirde yayılır. Ağaoğlu’nun da kulağına gider. Ağaoğlu bir daha bana laf getirme diye kızını azarlar.

Bu olaydın ertesinde Atatürk’ün Çankaya’daki meşhur sofralarına katılan Ağaoğlu kızının isteğini kırmaz ve onu da beraberinde götürür. Atatürk Ağaoğlu’nun kızıyla sohbet ederken kız lokanta hadisesini anlatır ve babasının kendisine çok kızdığını söyler. Bunun üzerine Atatürk; ‘Babanın her zaman sözünü dinle evladım’ der.

Ertesi gün Atatürk; hadisenin gerçekleştiği lokantaya gider. Derki ‘iki gün önce iki avukat hanım lokantana gelmiş onları dip tarafa oturtmuşsun. Yarından sonra ara ara yine gelecekler, onları hep pencerenin önüne oturtacaksın’

Kadına şiddetin ucu bucağı yok; ekonomik şiddet var, sözel şiddet var, kadını evden çıkarmaz, güneş yüzü göstermez.

Kadına hep toplumsal bir baskı var. Kadın hep bakımlı olacak, dip boyası gelmeyecek, çorabı kaçmayacak.

Erkeğin göbekli olması kusur değildir, adam çalıştı iyi yedi denir; kadına ise böyle söylenmez; kadın çalışacak ama yemeyecek.

Batı masallarından Pamuk Prenses kaçar ve 7 cücenin kulübesine sığınır. Biz psikologlara göre yedi cüceler beceriksiz yedi yetişkin erkektir. Öz bakım becerileri yoktur. Pamuk prenses kolları sıvar yerleri siler, çorba kasesindeki çorapları çıkarır, her tarafı temizler, mis gibi yapar.

Yedi cüceler çalışmaya madene giderler, kötü cadı gelir büyülü elmayı verir, kızcağız nereden bilsin büyülü elmayı ısırır. Günlerce yarı baygın yatar. Soluk alır; ama ayılamaz. Neyse kızın şansı varmış ki oradan beyaz atlı prens geçer. Gelir prensesi öper, prenses ayılır, âşık olurlar, prensesi atının terkisine atar giderler, evlenirler, cadı da dersini alır.

Her masalda iki mesaj vardır, yüzeydeki ve derindeki mesaj.

Yüzeydeki mesaj şudur: Sen dürüst ol, namuslu ol, ev işlerini yap, bekle, sonunda kısmetin varsa, nasipse bir beyaz atlı prens gelir, seni bulur.

Alttaki mesaj ise şudur: Sen eğer bir kadınsan prenses bile olsan ev işlerinden sıyırtamazsın. Ev işleri kadının asli görevidir. Öğretmen ol, hâkim ol, mühendis ol, profesör ol, şu ol bu ol ne olursan ol evde bir hizmetçisin.

Eğer sen bir kadınsan bu dünyada var olabilmek için ayaklarının üzerinde durabilmek için senin bir erkeğe ihtiyacın var. Eğer o erkek gelmezse öyle ölü gibi baygın yatarsın. Nankörlük etme, adama teşekkür et.

Hayatta her başarılı erkeğin arkasında bir kadın var, dediler; bizim kadınlar da sevindiler, bize iltifat ediliyor diye. Bence iltifat değil hakaret ediliyor. Kadının gücü lojistik destek düzeyine indiriliyor. Ben karımı arkamda istemem yanımda isterim. Arkamdaki kadınla edecek sohbetim yoktur benim. Bu dünyadaki köleliğin en kötüsü gönüllü köleliktir.

Eşit fırsat, eşit eğitim sağla; hangi testi yaparsan yap kadın ve erkek açısından her iki grubun aritmetik ortalamasında erkeklerin lehine bir farklılık yoktur.

Bir erkek dünyada da Türkiye’de de kendi yeteneğiyle ulaşabileceği en üst mertebeye ulaşabiliyor. Ama kadınlar kendi yeteneklerinin en az bir basmak altında; kendi istekleriyle duruyorlar. Çünkü toplumun ibresi erkeğin yükselmesinden yanadır, bu saçma bir şeydir. Kadınlar erkeklerin hazımsızlığıyla uğraşmak istemez.

Sonuç olarak ne yapacağız çözüm nedir?  Bir çemberimiz var, onun içinde üretim var; ikinci çemberde yönetim şekli ve yöneticiler var; üçüncü çemberimizde kadın erkek ilişkisi var.

Kadın erkek ilişkisini toplumun yönetim şekli, yöneticilerin tavrı, toplumdaki üretim biçimi belirler. Çocuk ana babaya bakar. Erkekler büyüklerine bakarlar, büyükler genellikle öfkeliyse erkekler de öfkeli olur.

Ne olacak peki? Üretim biçimi sağlıklı olacak, buğdayı pancarı üreteceksin. Yönetim biçimi otokratik olmayacak; demokratik olacak. Halk yönetim biçiminin kokusunu alır. Demokratik olmadığı yönünde bir koku alıyorsa öfkesi artar. Komşuyu dövmek de masraflıdır; gider karısını döver. Çünkü demokratik algılamıyor, demokratik algılasa karı kocanın yan yana olacağını da bilir. Demokratik ortamdan uzaklaşınca kadın arkaya geçer. Erkek biraz daha demokratik ortamdan uzaklaşınca kadını öldürür.

Beyaz atlı prens motifi Batı masallarında vardır, Türk masallarında yoktur. Türk kadının bizatihi kendi atı vardır. Gençler Dede Korkut masalları okuyun; Bamsı Beyrek’in sevgilisi Banu Çiçek’in atı vardır, güreşiyor, güçlü, yiğit bir kadın. Türk geleneğinde hakan ve hatun yan yana otururlar. Şimdi Türk kadınının o atı tekrar elde etmesinin vakti gelmiştir. Beyaz atlı prensi beklemeyeceksiniz. Piyango beklemeyeceksiniz, piyangoyu veren sizsiniz. Sizinle evlenen en büyük piyangoyu çekmiştir.’’

Program sonunda katılımcılara Valimiz Dr. Osman Varol’un eşi Funda Varol, Tugay Komutanı Zafer Uğur’un eşi Afife Uğur, İl jandarma Komutanın Selamı Akşit’in eşi Gülden Akşit, Prof. Dr. Keziban Orbay, SGK İl Müdürü Nurcan Yurt Şenel tarafından ‘fidan dikme sertifikası’ takdim edildi.



Yorumlar


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
Atilla KIRBAŞ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Eski Çeltek’te toplantı yapıldı..  
  Muhtarlarla el ele bağımlılıkla mücadele proj..  
  Amasya Et Ürünleri, yeni mağazasının açılışın..  
  Şehit Piyade Uzman Çavuş Koç’un ailesinden zi..  
  Eliaçık: Mazbatamızı aldık, rabbim hayırlı ey..  
  2018 -2019 öğretim yılına başlarken..!..  
  Amasya ili motorlu kara taşıtları istatistikl..  
  Amasya’da Ahi Pilavı dağıtıldı..  
  UMKE ekibi Samsun'da gerçekleşen bölge eğitim..  
  Belediye Konservatuarından Ahilik Haftası THM..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.