22 Ekim 2018 - Pazartesi / 06:50
Yeşilırmak Gazetesi
 
 

Paçacı: Türkiye ekonomik olarak dar boğazın içine girmiştir

Amasya İYİ Parti İl Başkanlığında basın toplantısı yapıldı. ..
Bu haber 2 hafta önce eklenmiş

Amasya İYİ Parti İl Başkanlığında basın toplantısı yapıldı. Basın toplantısına İYİ Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı, Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Karataş, Strateji Propaganda Başkan Yardımcısı Yıldırım Görgen, Genel İdare Kurul üyeleri Reşat Erdoğan, Osman Kaçmaz, Burcu Akçura, Mehmet Aslan, Gökhan Berker, Manisa Milletvekili Tamer Akkol, Y. İstişare Kuruyu üyesi Turan Gürdoğan ile Amasya İYİ Parti İl Başkanı Adnan Kır, bir önceki İl Başkanları Fatih Coşar, Bayhan Pekin ve partililer katıldı.

İYİ Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı burada yaptığı konuşmada şunları söyledi; Hepinizin bildiği üzere 2019 Mart ayı sonunda Türkiye Mahalli İdareler seçimini yaşayacaktır. Her Parti gibi İYİ Parti de bu seçimlere en doğru şekilde, en iyi şekilde ve en güçlü şekilde hazırlanmaktadır.

Bu hazırlıklar çerçevesinde geçen hafta sonu itibari ile 31 ili kapsayan ve bu hafta itibari ile de 25 ili kapsayan ve adına da ”İyilik Kervanı Yolda” ismini verdiğimiz bir dizi programı gerçekleştirmek üzere  Amasyadayız. Bundan sonra ki haftalarda da İyilik Kervanı Yolda” programı diğer illerde de gerçekleşecek ve sanıyorum 10 gün içerisinde Türkiyede gezmediğimiz il ve ilçe kalmayacak. Bu programın temel amacı gittiğimiz il ve ilçelerde özellikle sivil toplum kuruluşları, diğer kurum ve kuruluşlarla görüşerek Türkiyenin gündemi ile ilgili görüş alışverişi yapmak ve o ildeki yerel bazdaki problemleri, beklentileri tesbit etmek ve bunlara çözüm yolu birlikte aramak ve bulmaktır. Bu arada halkımızla yakın temas içerisinde olup onların dertlerini dinlemek ve İYİ Parti olarak meclis gündeminde yapmamız gereken bu problemlerle ilgili çözüm yollarını tesbit etmektir.

Amasyada da bu gün değerli arkadaşlarımızla yoğun bir program gerçekleştireceğiz. Her şeyden önce bize ev sahipliği yapan ve Amasya da çok başarılı bir sonuç elde edeceğine inandığım değerli İl Başkanımız Adnan Kır nezlinde bütün İYİ Partili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Onların mutlak suretle gelecekte de yapılacak seçimlerde de başarılı sonuç alma inancını bir kez daha belirtmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar birazda Türkiyenin gündemi ile ilgili düşüncelerimizi ifade etmek istiyorum. Hepinizin bildiği üzere Türkiye şaibeli bir referandum sonucunda parlementer sistemden ne olduğu belli olmayan tek adam rejimi sistemine geçmiştir.Bu sistem ile maalesef Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin ve Amasya da da kuruluş temelleri atılan Türkiye Cumhuriyeti Devleti her kararname ile bir parçası yok edilmektedir. Yeni bir ne olduğu belli olmayan sistem inşa edilmeye çalışılmaktadır ama sistemin temel özelliği ülkemizin tek adama teslim edilmiş olması ve tek bir kişinin iki dudağının arasına Türkiyenin sıkıştırılmış olmasıdır. O tek adamın ismi hiç önemli değil. Bu gün sayın Erdoğandır, yarın bir başkasıdır. Ama önemli olan sistemin yanlışlığıdır. İYİ Parti olarak biz demokratik parlementer sistemin tekrar inşa edilmesi, eksikliklerin giderilmesi ve ülkemizi sizlerin seçeceği temsilciler vasıtasıyla yani Türkiye Büyük Millet Meclisi vasıtasıyla yönetilmesinden yanadır. Çünkü tek adam bir hata yaptığında onun telafisi güç olmaktadır. Bu sistemle birlikte Türkiyenin hukuk sistemi de yerle bir edilmiştir.

Devletler üç temel üzerinedir. Yürütme, yargı ve yasamadır. Yargının çöktüğü yerde devlet çöker ve maalesef Türkiye bugün yargının çöküşüyle karşı karşıyadır. Bağımsız yargı ve hukukun üstünlüğü maalesef çok büyük yara almıştır. Evrensel hukukun ortadan kalkmış olması da ve yargının kararlarının da tek adamın kararlarıyla uyuşur hale gelmiş olması Türkiyeyi ekonomik olarak da bir dar boğazın içine itmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi de maalesef etkinliğini kaybetmiştir. Bunu önümüzdeki günlerde daha rahat göreceğiz. Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim yetkisi de yok edilmiştir. Ve muhalefetin sesi meclisde de kısılmıştır. Bu anti demokratik uygulamaların bir parçasıdır. Türkiye Ak Parti iktidarları döneminde dış politikada da büyük yanlışlıklara imza atmıştır. Türkiye yüzünü batıdan doğuya çevirmiş Avrupa Birliğine girme hedefi ortadan kalkmış ve maalesef orta doğu bataklığına girmiştir.

Orta doğu bataklığı Türkiyenin başına her gün yeni yeni problemler açmaktadır. İşte dört milyona yakın bir Suriyeli nüfus bu gün ülkemizde mülteci sıfatıyla yaşamakta ancak bu mültecilerin ekonomik acıdan bize maliyeti çok yüksek olmaktadır. Ayrıca gelecekte bu insanların güvenlik riski doğuracağı da ifade edilmektedir. Monşer diye hafife alınan dış işleri mensuplarımız yerine ki onlar son derece tecrübeli ve bilgili insanlardır onların yerine Ak Partililer ve dış politikada hiçbir tecrübesi olmayan insanlar büyük elçi olarak atanmakta ve dış politikamız barış yerine büyük Atatürk’ün söylediği “Yurtta Sulh Dünyada Sulh” sözünün aksine dünyada da, ülkemizde de kavga esası ile dış politika yönlenmeye ve yönetilmeye çalışılmaktadır.

Şöyle bir baktığımızda  Avrupada kavga etmediğimiz hiçbir ülke kalmadı. Amarikayla kavgalıyız, Almanyası, Fransası, Avusturyası kuzey ülkeleri hepsiyle kavgalıyız. Sınır komşularımızla kavgalıyız. Kavga etmediğimiz heralde iki ülke var. Birisi şuan itibariyle Rusya ordan da füzeler alıyoruz, bir diğeri de heralde katar. Bunun da olumsuz yansımaları oluyor. İşte dün akşam biliyorsunuz Avrupa Futbol şampiyonasının 2024 de hangi ülkede yapılıp, yapılmayacağı konusunda bir oylama vardı ve aday olan iki ülke vardı.Birisi Türkiye diğeri Almanya. Türkiye teknik açıdan istenilen tüm şartları getirmesine rağmen Almanya kazandı. Niye Almanya kazandı? Eğer siz tüm Avrupayla kavga ederseniz, eğer siz demokrasimizi tahrip ederseniz hukukunuzu tahrip ederseniz ve Avrupadan kopan bir politika izlerseniz bu oylamayı kaybetmeniz sürpriz olmaz. Tabiki gönlümüz Türkiyenin kazanmasından yanaydı ama bu politikalarla Türkiye daha çok şey kaybeder diye düşünüyorum.

Bu sistem ve bu rejim beraberinde korkuyu da getirmiştir. Bugün herkes korkmaktadır. Acaba yarın başıma ne gelir diye. Ve bu korku konuşan Türkiyeyi susan Türkiye haline getirmiştir. Hiç kimse konuşamıyor. Geçmişte sivil toplum kuruluşlarını hatırlarsanız hükümetlerin yapmış olduğu yanlışlıklar konusunda sürekli demeç verirler bir takım etkinliklerde bulunurlardı. Ama bugün hiç kimsenin sesi çıkmamaktadır. Çünkü herkes korkmaktadır. Acaba konuşursam başıma ne gelir endişesini herkes taşımaktadır. Niye? Çümkü hukuk yok. Niye? Çünkü adalete güven kalmadı. Eğer adalete güven olsaydı hiç kimse korkmadan konuşurdu ve demokrasi de bu tarzıyla çalışırdı.

Türkiyede dördüncü güç olarak nitelenen basında susmaktadır. Bir tek konuda konuşmaktadır. Hükümetin yapmış olduğu icraatları öven gerçek dışı yorumlarla izleyici ve okuyucuları yönlendirmeye çalışan bir basınla karşı karşıyayız. Basın tek sesli hale gelmiştir. Türk insanının haber alma özgürlüğü ortadan kaldırılmıştır. Doğru haber alma objektif haber alma özgürlüğü maalesef ortadan kaldırılmıştır.

Şimdi üniversitelerde susmuştur, aydınımızda susmuştur ve bu suskunluk Türkiyeyi maalesef diktatöryal bir rejime doğru götürmektedir. İnsanımızın korkusuzca hareket edebileceği tek bir merci vardır o da sandıktır.

İnanıyorum ki önümüzdeki Mart ayında yapılacak seçimlerde bu sıkılan bu korkutulan bu ekonomik sıkıntıyla baş başa bırakılan halkımız iktidara gereken cevabı sandıkta verecektir.

Şimdi gelelim ekonomiye günümüzün en önemli meselesidir. Türkiye Ak Parti iktidarlarının yanlış uyguladıkları ekonomik politikalar sonucu bu gün çok ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıyadır. Daha önce ben buna kriz demiyordum çünkü etkisi yıkıcı oluyor. Ancak yeni ekonomik programı damat bey açıkladığında krizin varlığını kabul etmiş oldular. O tarihten sonra bende artık ekonomide ki bu dar boğazın adını kriz olduğunu ifade etmekteyim.

2008 dünyadaki o krizden sonra bildiğiniz üzere Amerika ciddi manada dünyaya dolar pompaladı. Ve bu dolarlar bu dövizler genellikle gelişmekte olan ülkelere aktı. Bunlardan biriside Türkiye idi. Ve aldığımız bu borç krediler maalesef üretim yerine lüks tüketime harcandı. Üretim yerine maalesef betona gömüldü. Beton ekonomisi uygulandı. Bu beton ekonomisi rastgele uygulanmadı arkadaşlar. Ak Parti iktidarları çok ciddi yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya kalmıştı. Ve bu iddialar araştırılmamıştır ve araştırılması önlenmiştir. İşte ekonomik olarak  sanıyorum 186 defa ihale kanunu değiştirilmiştir. Yani her ihaleye yeni bir yasa ona uygun bir yasa tanzim edilmiştir.

Bunların en iyi bildikleri şey bina yapmaktır, konut yapmaktır. Çünkü belediyecilikten gelmektedirler. Tarlayı arsa haline getirdiler 1’e 10 kazandılar. Üzerine bina yaptılar ordanda yine 1’e 10 kazandılar. Yani bir koyundan üç post çıkarttılar. İşte alınan bu krediler buralara harcanırsa yazlık ve kışlık saraylar yapılırsa 100 binlerce makam arabası alınırsa geldiğimiz nokta ekonomik krizdir. Çünkü aldığınız borcu borç verenle vadesi geldi istemeye başladılar. Arkadaş ben sana bir iki yıllığına borç para verdim vadesi geldi borcunu öde demeye başladılar. Bunu dedikleri için sayın Cumhurbaşkanı maalesef efendim bizi yurt dışından işte ekonomik olarak çökermek için gayret sarf ediyorlar gibi bir gerekçeye sığınmaya başladı. Aslında temel gerekçe beceriksizliktir, yanlış uygulanan ekonomik politikalardır. İyi polis kötü polisi oynamaya başladılar. Merkez bankası faizi artırdığında efendim bu merkez bankası artırmaması lazımdı ben faize karşıyım sabrımı taşırıyorlar gibi iyi polisi oynuyor. Merkez bankasını da kötü polis olarak ortaya koyuyor. Eğer faizden dolayı enflasyon artarsa bak bu merkez bankasını ben söylememişmiydim diye kendi üzerinden merkez bankasına atacak.tır suçu. Ama iyi olursa da bak biz ne güzel yaptık diyecektir. Bunlar iç politika malzemeleridir. Yanlış uygulamalardır. Bunların yerine doğrusu şudur, ekonomik krizi kabul etmektir. Ve biz bu öneride de bulunduk hep beraber taşın altına elimizi koyalım çözüm üretelim ve vatandaşın sırtından bu ekonomik yükü kaldıralım dedik. Ama bize olumlu bir cevap vermediler. Şimdi faizler arttı, enflasyon arttı ve dış borcu çevirmekte de çok büyük güçlüklerle karşı karşıyayız. Bundan sonraki süreç maalesef iflasların yoğunlukta olduğu  bir süreç olacaktır. Reel sektör çok ciddi sıkıntı içersine girecektir. Bunun sonucu olarak da işten çıkarmalar artacaktır. İşini kaybeden bir çok esnaf ve küçük ve orta boy işletmeler olacaktır. Her gün gazetelerde yazmaya başladı. Büyük büyük kuruluşlar da iflas etmeye başladılar. Bu dönemden sonra ben tüm esnaf ve sanatkar arkadaşlara önerim yeni yatırımlardan süratle kaçmanızdır. Tasarruf edip küçülmenizdir. Aksi halde çok zor duruma düşersiniz. Yeni krediyle eski krediyi kapatmak yerine öz varlıklarınızı satarak bu kredileri kapatmak en doğru yoldur. Çünkü bankalarda krediler %40 ların üzerine çıkmaya başladı. Böyle bir kazanç Türkiye de yoktur. Dolayısıyla eğer yanlış bir şey uygulanırsa sonuçta çok zararlı bir noktaya gelebilirler.

Ben Türkiyenin bütün bu zorluklardan çıkacağına inancım tamdır.



Yorumlar


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
Atilla KIRBAŞ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Amasya’da Muhtarlar Günü kutlandı..  
  Jandarma vatandaşın emniyet ve güvenliği için..  
  Özdemir: Muhtarlık toplumsal hayatımızın yapı..  
  Amasya’da deprem..  
  Genç Kızılay “Umut Işığı” projesini hayata ge..  
  İŞKUR istihdam alanında bir dizi projeyi haya..  
  Muhtarlardan Vali Varol’a ziyaret..  
  Köy ziyaretleri devam ediyor..  
  Orgeneral Çetin’den şehit ailesine taziye mek..  
  Amasya'da ORKÖY 105 aileye kredi desteği verd..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.