05 Ağustos 2020 - Çarçamba / 02:12
Yeşilırmak Gazetesi
 
 

Dershane ve Etüt Merkezleri de Hizmet Puanında Değerlendirilmeli

Eğitim Bir Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı; Eğitim-Bir-Sen olarak, Millî Eğitim Bakanlığı’na ..
Bu haber 6 ay önce eklenmiş

Eğitim Bir Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı; Eğitim-Bir-Sen olarak, Millî Eğitim Bakanlığı’na başvurarak, 652 sayılı KHK’nin geçici 11. maddesi hükmü kapsamında atanan öğretmenlerin, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren dershaneler ile öğrenci etüt eğitim merkezlerinde öğretmen, uzman öğretici veya diğer unvanlarda geçirdikleri sürelerin hizmet puanlarının hesaplanmasında değerlendirilmesi noktasında Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 41. maddesinde değişiklik yapılmasını talep ettik.

674 sayılı KHK’nin 2. maddesiyle getirilen 652 sayılı KHK’nin geçici 11. maddesi hükmü gereğince, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren dershaneler ile öğrenci etüt eğitim merkezlerinde eğitim personeli olarak çalışmakta olan öğretmenlerimiz, sözleşmeli öğretmen pozisyonlarına atanmışlardır.

Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 41. maddesi hükmü çerçevesinde, sözleşmeli, ücretli, geçici ve vekil öğretmenlikte geçirilen süreler ile usta öğreticilikte geçirilen süreler hizmet puanının hesaplanmasına dâhil edilmektedir. Ancak 652 sayılı KHK’nin geçici 11. maddesi hükmü kapsamında atanan öğretmenler, yönetmelikte açıkça sayılmadığından 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren dershaneler ile öğrenci etüt eğitim merkezlerinde geçirilen süreler için hizmet puanı alamamaktadırlar.

Dershane ve öğrenci etüt eğitim merkezlerinde görev yapan öğretmenler, her ne kadar ilgili KHK kendilerini ‘eğitim personeli’ olarak sınıflandırmış olsa da, öğretmen kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartlar ile 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinde öngörülen genel şartları taşıdıklarından, Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 41. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında sayılan kadro/pozisyon/görev unvanlarıyla aynı hukuki statüye tabi oldukları şüphesizdir.

Hukuk güvenliği ve adalet kavramları ile istikrar arasında sıkı bir bağ bulunmaktadır. Hukuk güvenliği ve adalet, çağdaş kamu yönetimi anlayışında, istikrar olgusunun temelini oluşturmaktadır. Hukuk güvenliği, kamu görevlileri yönünden önemli bir güvencedir. Bu çerçevede, statüleri ile mali ve sosyal hakları da aynı olan 652 sayılı KHK’nin geçici 11. maddesi hükmü kapsamında atanan öğretmenlerin, diğer öğretmenlere sağlanan haklar yönünden haklı ve meşru bir beklentiye sahip oldukları, aynı statüye sahip olanlara tanınan aynı haklardan faydalandırılmalarının anayasanın eşitlik ilkesinin bir gereği olduğu şüphesizdir.

Bu itibarla, 652 sayılı KHK’nin geçici 11. maddesi hükmü kapsamında atanan öğretmenlerin, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren dershaneler ile öğrenci etüt eğitim merkezlerinde öğretmen, uzman öğretici veya diğer unvanlarda geçirdikleri sürelerin hizmet puanlarının hesaplanmasında değerlendirilmesi noktasında ilgili yönetmelikte değişiklik gerçekleştirilmelidir.

Bakanlığa yazdığımız yazı şöyledir;

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

1.9.2016 tarihli ve 29818 sayılı (mükerrer) Resmî Gazetede yayımlanan 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 2 nci maddesiyle 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 11 nci madde gereğince, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumlan Kanunu kapsamında faaliyet gösteren dershaneler ile öğrenci etüt eğitim merkezlerinde eğitim personeli olarak çalışmakta olan bir kısım öğretmenlerimiz, sözleşmeli öğretmen pozisyonlarına atanmışlardır.

17.04.2015 tarihli ve 29329 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 41 inci maddesinde, “(1) Öğretmenlerin hizmet puanlarının hesaplanmasında; a) Bakanlığa bağlı resmî eğitim kuramlarında 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında sözleşmeli öğretmenlikte ve 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi kapsamında kısmi zamanlı geçici öğreticilikte geçirilen süreler ile ödenen sigorta primi gün sayısı kadar olmak üzere, Bakanlığa bağlı resmî eğitim kuramlarında ders ücreti karşılığında görev yapılan süreler ile vekil öğretmenlikte ve usta öğreticilikte geçirilen süreler görevin yapıldığı hizmet alanı için öngörülen hizmet puanı üzerinden, b) 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında devlet memuru statüsünde geçirilen süreler, 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 27/7/1967
tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi olarak geçirilen süreler, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında aylıksız izne ayrılan sendika yöneticilerinin aylıksız izinde geçen bu süreleri, askerlikte geçirilen hizmet sürelerinin tamamı ile ödenen sigorta primi gün sayısı kadar olmak üzere özel öğretim kurumlarında yönetici ve öğretmen olarak geçirilen süreler görevin yapıldığı hizmet bölgesinin
birinci hizmet alanı için öngörülen hizmet puanı üzerinden, değerlendirilir...'" hükmü bulunmaktadır.

Söz konusu yönetmelik hükmü çerçevesinde, sözleşmeli, ücretli, geçici ve vekil öğretmenlikte geçirilen süreler ile usta öğreticilikte geçirilen süreler, hizmet puanının hesaplanmasına dâhil edilmektedir. Ancak 652 sayılı KHK’nin geçici 11 nci maddesi hükmü kapsamında atanan öğretmenler, yönetmelikte açıkça sayılmadığından 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumlan Kanunu kapsamında faaliyet gösteren dershaneler ile öğrenci etüt eğitim merkezlerinde geçirilen süreler
için hizmet puanı alamamaktadırlar.

Görüldüğü üzere 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumlan Kanunu kapsamında faaliyet gösteren dershaneler ile öğrenci etüt eğitim merkezlerinde görev yapan öğretmenler, her ne kadar ilgili KHK kendilerini “eğitim personeli” olarak sınıflandırmış olsa da öğretmen kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartlar ile 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde öngörülen genel şartları taşıdıklarından, Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 41 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında sayılan kadro/pozisyon/görev unvanlarıyla aynı hukuki statüye tabi oldukları şüphesizdir.

Hukuk güvenliği ve adalet kavramları ile istikrar arasında sıkı bir bağ bulunmaktadır. Hukuk güvenliği ve adalet, çağdaş kamu yönetimi anlayışında, istikrar olgusunun temelini oluşturmaktadır. Hukuk güvenliği, kamu görevlileri yönünden önemli bir güvencedir. Bu çerçevede statüleri ile mali ve sosyal hakları da aynı olan 652 sayılı KHK’nin geçici 11 nci maddesi hükmü kapsamında atanan öğretmenlerin, diğer öğretmenlere sağlanan haklar yönünden haklı ve meşru bir beklentiye sahip oldukları şüphesizdir.

Anayasanın, 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında, herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetmeksizin kanun önünde eşit olduğu; dördüncü fıkrasında, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağı; beşinci fıkrasında ise, Devlet organları ile idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorunda oldukları kurallarına yer verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, Anayasanın 10 uncu maddesindeki “eşitlik ilkesini”, 27.6.1995 gün ve E. 1994/90, K. 1995/22 sayılı Kararında; Anayasa Mahkemesi ’nin birçok kararında vurgulandığı gibi, Anayasanın 10 uncu maddesinde öngörülen yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez. Yasaların uygulanmasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrılığı gözetilmesi ve bu nedenlerle eşitsizliğe, yol açılması Anayasa katında geçerli görülemez. Bu mutlak yasak, birbirinin aynı durumda olanlara ayrı kuralların uygulanmasını ve ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasını engellemektedir. Kimi yurttaşların haklı bir nedene dayanılarak değişik kurallara bağlı tutulmaları eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve değişik uygulamaları gerekli kılabilir. Özellikle, aykırılıklara dayandığı için haklı olan nedenler, ayrı düzenlemeyi aykırı değil, geçerli kılar. Aynı durumda amaçladığı eşitlik, eylemli değil hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasanın öngördüğü eşitlik çiğnenmiş olmaz. Başka bir anlatımla, kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında, yasalara konulan kurallarla değişik uygulamalar yapılamaz. Durumlardaki değişikliğin doğurduğu zorunluluklar, kamu yararı ya da başka haklı nedenlere dayanılarak yasalarla farklı uygulamalar getirilmesi durumunda Anayasanın eşitlik ilkesinin çiğnendiği sonucu çıkarılamaz. Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik kararlarına göre, eşitliği bozduğu iddia edilen kural haklı bir nedene dayanmakta veya kamu yararı amacıyla yürürlüğe konulmuş ise bu kuralın eşitlik ilkesini zedelediğinden söz edilemez.'1'1 şeklinde yorumlamıştır.

Anayasa Mahkemesi kararında da vurgulandığı üzere, Anayasa ile eylemli değil, “hukuki eşitlik” amaçlanmaktadır. Anayasanın öngördüğü eşitlik ilkesinin çiğnenmemesi için, aynı hukuksal durumların aynı, ayrı hukuksal durumların ayrı kurallara bağlı tutulması gerekmektedir. Kişisel durumları ve nitelikleri aynı olanlar arasında, konulan kurallarla değişik uygulamaların yapılmaması gerekmektedir.

Anayasanın Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 11 Mart 1980 tarihinde kabul edilen “İdari Takdir Yetkisinin Kullanılmasında Uygulanacak Temel İlkeleri”ne göre, takdir yetkisini kullanan bir idari makam; (1) Yetkinin veriliş amacından başka amaç güdemez. (2) Yalnızca olaya ilişkin öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyar. (3) Hakkaniyete uymayan içermektedir. Buna göre idare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen takdir yetkisi amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik ilkesine uymalıdır. Takdir yetkisine dayanılarak yapılan işlemler gerekçeli olmalıdır. Takdir yetkisine giren işlemler, bağımsız yargı organlarınca denetlenmelidir. Şikâyet konusu belgelerden; İdarenin statüleri ile mali ve sosyal hakları da aynı olan iki grup arasında nesnel ve tarafsız tutum göstermemesi ve hakkaniyete uymayan ayrımcılık yasağı gibi nedenlerle insan haklarının ihlal edilmediği söylenemez.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında sadece belirlenebilir bir özellik veya “statüye” dayanan farklı muamelelerin ayrımcılık oluşturmaya müsait olduğunu saptamıştır. (Kjeldsen, Busk Madsen ve Pedersen&Danimarka [BD] No. 5095/71; 5920/72; 5926/72) Mahkemeye göre ayrımcılık yasağı noktasında, görece benzer kişiler arasında bir farklı muamele bulunmalıdır. (D.H. ve Diğerleri - Çek Cumhuriyeti [BD], no. 57325/00, §175, ECHR 2007; Burden - Birleşik Krallık [BD], no. 13378/05, §60, ECHR 2008) Bu tür bir farklı muamele, nesnel ve makul bir gerekçeye sahip olmaması halinde, ayrımcıdır; diğer bir deyişle, eğer meşru bir amaç taşımıyorsa veya kullanılan araçlarla gerçekleştirilmek istenen amaç arasında makul bir orantılılık ilişkisi bulunmuyorsa, bu tür bir muamele ayrımcılık oluşturur. Mahkeme, “makul bir dayanaktan yoksun olduğu açıkça anlaşılmadıkça,” genel olarak yasama ve yürütme organının uygulanacak politika konusundaki tercihlerine saygı gösterir. (Stec ve Diğerleri - Birleşik Krallık, [BD], no. 65731/01 ve 65900/01, §52, ÎHAM 2006)

Bu itibarla 652 sayılı KHK’nin geçici 11 nci maddesi hükmü kapsamında atanan öğretmenlerin, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumlan Kanunu kapsamında faaliyet gösteren dershaneler ile öğrenci etüt eğitim merkezlerinde öğretmen, uzman öğretici veya diğer unvanlarda geçirdikleri sürelerin hizmet puanlarının hesaplanmasına değerlendirilmesi noktasında Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 41 inci maddesinde değişiklik yapılması ile neticeden Sendikamıza bilgi verilmesi hususunda gereğini arz ederiz.

 



Yorumlar


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
Atilla KIRBAŞ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  OKA Temmuz Ayı Toplantısı Yapıldı..  
  Başkan Sarı Şehit Aileleri Derneğini Konuk Et..  
  AK Parti Amasya Kadın Kollarından Hayırlı Ols..  
  Su Altı Arama ve Kurtarma Ekibinden Tatbikat..  
  Sarı’ya Nezaket Ziyareti..  
  Her Okula Sağlık Personeli Tahsis Edilsin..  
  İl Tarım Üst Kurul Toplantısı Yapıldı..  
  Ahşap Ellerle Kurban Pazarlığı..  
  Pandemi Koordinasyon Kurulu Toplandı..  
  Bayram İkramiyesi Kamu Çalışanlarına da Veril..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.