25 Şubat 2021 - Perşembe / 11:35
Yeşilırmak Gazetesi
 
 

İman ile Amel Arasında Kopmaz Bir İlişki Vardır

Özgür-Der Amasya Temsilciliği her hafta zoom programı üzerinden “Müslümanlar Olarak Sorumluluklarımız’’ konulu derslere devam ediyor. ..
Bu haber 3 gün önce eklenmiş

Özgür-Der Amasya Temsilciliği her hafta zoom programı üzerinden “Müslümanlar Olarak Sorumluluklarımız’’ konulu derslere devam ediyor. Bu haftaki dersin konusu “İman-Amel İlişkisi” oldu.

Rabbimiz bizleri bu dünyaya hangimizin daha güzel amel işleyeceğimizi denemek için gönderdiğini beyan etmektedir. Bu sebeple hepimiz bir gün dünyadan göç edeceğiz ve yaptıklarımızın neticesinde ya Allah’ın rızasını kazanmış olarak cennete gideceğiz ya da rabbimizin rızasını kazanamayarak cehenneme gideceğiz.

RABBİMİZ KATINDA GEÇERLİ OLAN ÖLÇÜ MALIMIZ, SOYUMUZ DEĞİL ONUN RIZASINI KAZANDIRACAK AMELLERİMİZDİR

Rabbimiz Yasin Suresinin 54. Ayetinde:” O gün hiçbir kimse en ufak bir haksızlığa uğramaz. Siz orada ancak yaptıklarınızın karşılığını alırsınız.” diye buyurmaktadır. Ayete dikkat edecek olursak rabbimiz ahirette ancak dünyada iken yaptıklarımızın karşılığını alacağımızı ve hiç kimseye en ufak bir haksızlık yapılmayacağını belirtiyor. Yani kıyamet gününde hiçbir torpil ve kayırma olmayacak. Peygamberin çocuğu da olsanız, babası da olsanız rabbimizin rızasını kazanacak bir hayat yaşamamışsanız bu durum sizi cehennem azabından koruyamayacaktır. Eşiniz Firavun olsa, zalim bir adamın çocuğu da olsanız rabbimizin rızasını kazandıracak bir hayat yaşamışsanız hiçbir şey sizi cennete gitmekten alıkoyamayacaktır. Yani rabbimiz katında geçerli olan ölçü malımız, mülkümüz, soyumuz, sopumuz değil onun rızasını kazandıracak amellerimiz, eylemlerimizdir.

DÜNYALIK İŞLERİMİZE GÖSTERDİĞİMİZ GAYRETİ AHİRETİMİZ İÇİN NE KADAR GÖSTERİYORUZ?

Bu dünya hayatı hepimiz için zor ve meşakkatli bir hayattır. Hepimiz evimizin geçimini sağlamak için gayret ediyoruz. Çalıştığımız işyerindeki mesai saatlerine ve kurallarına riayet ediyoruz. Bir işe girerken o iş yerinin bütün kurallarını bilerek ve kabul ederek işe başlıyoruz. Gayretlerimiz karşılığında bir ücret alıyoruz. Aksi takdirde işyeri sahibi bizi işten kovacaktır. Hiçbir kimse çalışmayan, gayret etmeyen bir kimseyi çalıştırmak istemez. Bu durum hiçbir kimsenin karşı çıkamayacağı kesin ve gerçektir. Aslında dünyalık bütün işlerimiz bu şekilde devam etmektedir. Zaten olması gereken de budur.

Dünyalık işlerimizde bu hususa riayet ederken ahirete yönelik davranışlarımızda bu konuya ne kadar hassasiyet gösteriyoruz? Bu konu üzerinde hepimizin ciddi bir muhasebe yapması gerekmektedir. Dünyalık işlerimizde yaşadığımız sıkıntıları bir şekilde telafi etme imkanımız vardır fakat ahirete yönelik işlerimizdeki sıkıntıları eğer bu dünyada telafi etmezsek ahirette telafi etme imkanımız bulunmamaktadır.

MÜSLÜMANIM DEMENİN HAYATIMIZDA BAĞLAYICILIĞI VAR MI?

Elhamdülillah hepimiz müslümanız. Peki nedir müslümanım demek? Bu sözün hayatımızdaki yeri nedir? Bizi bağlayıcı yönleri yok mudur? Yoksa sadece kuru bir sözden mi ibaretir? Oysa Rabbimiz Ankebut suresinin 2. ayetinde:”  İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece «İman ettik» demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar? “diye buyurmaktadır. Bu sözün hepimizin hayatında bağlayıcı bir boyutu bulunmaktadır.

İman ettim demek rabbimizle sözleşme imzalamak demektir. Senin bana gönderdiğin her şeye gönülden teslim oldum demektir. Rabbimiz hiçbir kimseyi zorla iman etmeye çağırmıyor. İman etmek bilinçli bir tercihdir. Bu sebeple neye iman ettiğimizi, iman ettiğimiz değerlerin bizlere hangi sorumlulukları yüklediğini iyi bilmek durumundayız. Aksi takdirde bu iman Allah katında geçerli bir iman olmayacaktır.

Hepimizin bildiği üzere iman beş temel esas üzerine bina edilmiştir. Bu beş temel esas Allah’a, ahiret gününe,  meleklere, kitaplara ve peygamberlere iman etmektir. Bu iman esaslarından bir tanesinde bile bir şüphemiz, tereddütümüz olsa Müslüman olmamız mümkün değildir. Yaşadığımız toplumda kime sorsak bunlara iman etmiyorum diyecek kimse yok denecek kadar azdır. Peki bunlara iman ettim demekle gerçekten iman etmiş oluyor muyuz? Bu iman ettiğimiz değerler hayatımızda hiçbir sorumluluk yüklememekte midir? Dünyalık işlerimiz bile bize çeşitli sorumluluklar yüklerken iman ettiğimiz değerlerin bize sorumluluk yüklememesi mümkün müdür?

İMAN ETTİĞİMİZ DEĞERLERLE HAYATIMIZ ARASINDA CİDDİ TUTARSIZLIKLAR MEVCUT

Maalesef iman ettiğimiz değerlerle yaşadığımız hayat arasında ciddi tutarsızlık bulunmaktadır. Bizler Allah’a iman ettik diyoruz peki rabbimiz hayatımızın neresinde? Bizler Ahiret gününe iman ettik diyoruz peki hayatımızda ne kadar cennet-cehennemi düşünerek yaşıyoruz? Bizler kitaplara iman ettik diyoruz peki kuranı ne kadar ciddiye alıp hayatımıza geçirmeye çalışıyoruz? Bizler meleklere, peygamberlere iman ettik diyoruz peki peygamberin ahlakını örnek alıyor muyuz?

Gerçek manada iman ettim diyen bir kimsenin Allah’ın razı olmadığı amelleri hayat tarzı haline getirmesi mümkün mü? Örneğin bir Müslüman gönül rahatlığıyla namaz kılmamazlık yapabilir mi? Yalan söyleyebilir mi? Ahlaksızlık, iffetsizlik, zina yapabilir mi? Dedikodu yapabilir mi? Haram yiyebilir mi? Adaletsizlik yapabilir mi?  Haksız yere bir cana kıyabilir mi? Verdiği sözde durmamazlık yapabilir mi? Emanete hıyanet edebilir mi? Başkasının hakkını yiyebilir mi? Üçkağıtçılık, alavere dalavere yapabilir mi? Faiz yiyebilir mi? Ahireti unutup dünyaya dalabilir mi? Kibirlenip insanları küçük görebilir mi? Zorbaya teslim olup güçsüzü ezebilir mi? İhtiyaç sahibi insanları unutabilir mi? Mazlumlara yardım etmek için gayret etmez mi? Bunun gibi soruları çoğaltmak mümkündür. Müslüman bu hataları işleyebilir fakat bu hataları hayat tarzına dönüştürüp normalleştiremez. Çünkü iman eden insan bu kötülükleri işlediği için rahatsız olur ve bir daha bu hataları yapmamaya gayret eder. Eğer rahatsız olmuyorsa imanı tehlikededir demektir.

İMAN ETTİM DEMEK BİR İDDİADIR, İDDİAMIZIN İSPATI İSE AMELLERİMİZDİR

Rabbimiz cennete girecekleri ifade ederken iman edip salih amel işleyenlerin cennete gireceğini söylüyor. Dikkat edecek olursak cennete gitmek için iman etmek gerektiği gibi imanımızın gereğince salih amellerimiz de gerekli. Yani iman ile amel arasında kopmaz bir ilişki bulunmaktadır. İman bir iddiadır, bu iddiamızın kanıtı amellerimiz olacaktır. Bu sebeple sözümüzle eylemlerimiz arasındaki farkı azaltmak için gayret etmeliyiz. Bizleri kıyamet gününde tek kurtaracak şeyin bu dünyada iken Allah için ortaya koyduğumuz ameller olduğunu unutmamak durumundayız. Rabbimiz Bakara Suresinin 177. ayetinde imanımızın amellerimizden bağımsız olmadığını şu şekilde ifade etmektedir:” İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakîler ancak onlardır!

Rabbimiz imanımızı artırsın, iman ettiğimiz değerler üzere bir hayat yaşayıp huzuruna Müslüman olarak gidebilmeyi bizlere nasip eylesin.



Yorumlar


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
Atilla KIRBAŞ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  AHİMDER’den Öğrencilere Ücretsiz Kitap Desteğ..  
  Kırlangıç’tan Değerlendirme..  
  Karadeniz Alarm Veriyor!..  
  Mustafa Dümen: Hizmet Etmek İçin Aday Oldum..  
  İş Finansal Kiralama A.Ş...  
  Türkiye Uzay Ajansı Başkanlığı..  
  OSTİM Teknik Üniversitesi..  
  Hedeflere Ulaşmak İçin Çalışacağız..  
  ATSO Yönetimi Başkan Sarı'ya Ziyaret Gerçekle..  
  Ekmek Fırınlarında Ağırlık Kontrolü Yapıldı..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Ünv. Eğitim Arş. Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.