23 Eylül 2017 - Cumartesi / 17:33
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Zekai GÖRGÜLÜ Zekai GÖRGÜLÜ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

PKK FAŞİZMİNİN SUSTURDUĞU SOSYALİSTLER (*)

Sırrı Süreyya ÖNDER...
Bir fenomendi...
Bir entelektüel...
İnsana ve emeğine saygıyı kimliğinin bir parçası yapmış haysiyetli bir sosyalist!..
Ertuğrul Kürkçü içinde aynı şeyler söylenebilir.
***
"Halkların kardeşliği" temel söylemiydi sosyalizmin.
Ve baş düşmanıydı emperyalizm.
Uzlaşmaz çelişkisi...
*** 
Emperyalizmin, halkların çocuklarını bir birine düşman ettiğinden söz ettiler hep.
Sömürünün devamı için gerekliydi bu...
Sömürünün fark edilmemesi için emekçi halkların bir birini boğazlamaya devam etmesi, bunun için de düşmanlığın yeniden yeniden üretilmesi gerekiyordu.
Etnik milliyetçilik, çatışma için emperyalistlerin en çok kullandıkları silahtı.
Ve çatışanlara silah üretmek de emperyalistlerin işi...
O nedenle emekçi halklar, çıkarları gereği kardeş olmak zorundaydı. 
Bu bağlamda Türk ve Kürt emekçileri de emperyalizme karşı kardeş dayanışması içinde olmalıydılar.
*** 
Sosyalist söyleme göre şu anda Türk ve Kürt emekçilerinin çocukları bir birlerini boğazlamakta. 
Hem de yine sosyalistlerin söylemine göre emperyalizmin Ortadoğu'yu yeniden şekillendirme projesi kapsamında. 
Emeğin kutsanması üzerinden kendilerine kimlik ve siyaset üreten sosyalist Sırrı Süreyya ÖNDER'le Ertuğrul KÜRKÇÜ, iki kardeş halkın çatışmasında devrimci haysiyetlerini bir yana bırakarak Kürtçü faşizmin bayraktarlığını yapmaktalar.
Kardeş halkların çocuklarının bir birini katletmesinde çatışmadan yana taraf olan bu iki sosyalistin(!) üzerine, emekçi halkların çocuklarının kanı sıçramıştır. 
12 Eylül faşizminin işkence tezgahından geçmiş Sırrı Süreyya Önder'in "Kürtçü" faşizme karşı sessizliği ise utanç vericidir.
***
Doğrusu çok umutlanmıştım. 
Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü, Altan TAN ve Şerafettin ELÇİ gibi entelektüellerin BDP destekli milletvekili olarak meclise girmelerini büyük bir şans olarak görmüştüm.
Bu insanların, devleti ve örgütü demokratik bir platforma çekerek çatışma haline son verebileceklerini umut etmiştim.
En azından örgütü, entelektüel birikimleriyle, barışçıl bir felsefi derinliğe çekebilirler diye düşünmüştüm. 
Oysa devletin operasyonları karşısında aslan kesilip, hakaret yağdıran bu zatların, örgütün Antep'te sivillere yaptırdığı kan banyosuna itiraz edemeyişleri ya korkaklıklarına ya da ikiyüzlülüklerine delalettir.
Ya örgütün faşizmi onları sindirmiştir ya da onlar devrimci ahlaklarını yitirmişlerdir.
Altan TAN gibi dini hassasiyeti üst düzeyde olan birinin dahi örgütün kanlı saldırılarına karşı ses çıkaramayışı İslâmi duruşundaki "sahiciliğini" sorgulatır hale getirmiştir. 
*** 
Örgütün tüm kışkırtmalarına ve ayaklanma provalarına rağmen Kürt halkının aklı-ı selim davranarak sokaklara çıkmayışı anlamlıdır.
Kürtler, örgüt tehdidiyle, devletin o bölgedeki operasyonları arasında sıkışıp kalmıştır.
Devlet, örgüte karşı mücadelesini elbette yürütmelidir. 
Ancak örgütle devlet arasında sıkışıp kalmış Kürtlerin elinin güçlenmesi için devletin, demokratik taleplerin karşılanması yönünde adım atması gerekmektedir.
Aksi takdirde bölge halkının sessizliği örgütten yana bozulabilir. Sonuçta terör örgütünün ölüme sürdüğü çocuklar, bölge halkın çocuklarıdır.
Bundan daha vahim olanı da Türklerin sessizliğinin bozulmasıdır ki akan kan Güneydoğu'yla sınırlı kalmayacak, Türkiye'nin batısından doğusuna kadar bütün ülke iki halkın hesaplaşması sonucu kan gölüne dönecektir. 
Kürtlerin ülkenin batısındaki nüfuslarının Güneydoğu'dakinden daha fazla olduğu düşünülürse ortaya çıkacak manzara korkunç olacaktır.
Büyük sürgünlerin, kırımların ve katliamların yaşanması kaçınılmazdır.
Böyle bir yok ediş ve yok oluşun getireceği tek şey kesinlikle her iki halk için barış ve bağımsızlık olmayacaktır.
Muhtemelen Ortadoğu'nun en güçlü ülkesi ortadan kalkmış olacaktır.
Konuşarak sorunlarını çözemeyen iki kardeş halkın sonu, kölelik olacaktır.
Emperyalistler muradına ererken, onların yazdığı senaryonun oyununu oynayanlar da kına yakacaklardır!

(*) 28/08/2012 tarihinde Yeşilırmak Gazetesi’nde yayınlanmıştır
 



Bu yazı 2 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Zekai GÖRGÜLÜ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol, Suluova Et Entegre Tesislerinde i..  
  Ahilik Haftası kapsamında İlçe Esnaflarına zi..  
  Maaşları Türkiye Kamu-Sen yükseltti, Memur-Se..  
  Sanayi sitesi esnaflarına Ahilik Haftası ziya..  
  MEB, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya..  
  Yol yapım ve asfaltlama tüm hızıyla sürüyor..  
  Belediye Başkanı Özdemir’e ilköğretim haftası..  
  19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı..  
  Amasya protokolü ve gaziler kahvaltıda bir ar..  
  Gaziler, destansı tarihimizin yaşayan abidele..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.