24 Eylül 2017 - Pazar / 22:35
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

NAMLUNUN UCUNDAYKEN YAŞAMAK- 2

Öncelikle Salı günü idrak etmenin manevi hazzını yaşadığımız, Peygamber efendimizin doğum günü, bütün Müslümanların bayramı olan Mevlit Kandili’ni kutluyor, başta İslam alemi olmak üzere Türk Milleti ve tüm insanlığa barış ve huzur getirmesini, Müslüman coğrafyası üzerinde oynanan kanlı oyunla, yaratılan çatışma ortamı ile akan Müslüman kanının artık dinmesini diliyorum.

İkinci yazımı yine kahraman güvenlik güçlerimizin yürüttüğü mücadelenin önemine binaen onlara ayırıyorum.

Öyle bir ortam düşünün ki, uğruna canınızı gözünü kırpmadan verdiğiniz ve ölmek için tereddüt etmediğiniz milletinizin, bir kısım fertleri ağzından salyalar akarcasına sizlere acımasızca saldırıyor.

Türk Milletinin ödediği vergilerle maaşını alan, hayalini bile göremeyecekleri imkanlara kavuşan, kırmızı plakalarla dolaşan, ağızlarını açtıkları anda Türk Milletine saldıran, dağa ve sokaklara sürdükleri çocuklar öldürülürken, kendi oturdukları lüks mahallelerde hendek olmayan, evlerine saldırılmayan, güney sahillerinde deniz keyfi yapan bir siyasi partinin temsilcileri sizi hedefine oturtmasına rağmen, siz yine onların temsil ettiklerini ve kendilerini desteklediklerini iddia ettikleri halkı için canınızı tehlikeye atacaksınız.

         “Bize doğrulttuğunuz o namluların ucu ve keleşler size dönecek, siz buradan defolup gideceksiniz”,  “PKK bu bölgeyi güller bahçesine çevirmek isteyen bir siyasi harekettir, eğer isterse sizi tükürüğü ile boğar”, eşbaşkanlarından bayan olanı“ Biz arkamızı PYD-YPG-YPJ ye dayadık, bunu söylemekte ve savunmakta sakınca görmüyoruz”, erkek olanı ise Dağlıca’da araçları havaya uçurulup şehit edilen askerlerimizin ardından “ sarayın askerleri yenildi ve yenilmeye devam edecekler” diye ekranların önünde zafer çığlıkları atarken, siz bu her tarafı ihanet kokan vekillerin savunduğu ve Kandil’in örgütlediği insanlar ile sivil ve masum halkı ayırt ederek, o psikoloji ve namlu ucunda ölüm ile terörle mücadele edeceksiniz. İşte polis, asker ve jandarmanın farkı ve büyüklüğü burada ortaya çıkmakta.

            6-8 Ekim’de Kobani protestosu için halkı sokağa döken ve 50 nin üzerinde insanın ölümüne neden olan o çağrıyı yapan erkek eşbaşkan, savunmamama rağmen toplumun verdiği reaksiyonla ve toplum psikolojisi ile kendi binaları yakılırken samimiyetsiz bir ifade ile biz kardeşiz, barış istiyoruz diye çığlık çığlığa bağırıyor.

Kimsenin yaşamaması gereken bir acı olan, 14 yaşında bir çocuk kalabalıktan gelen bir kapsül ile öldürülürken, dünyayı ayağa kaldıran, Hrant Dink öldürüldüğünde hepsi Ermeni olan beyni kiralık kalem ve siyasetçiler, 6-8 Ekim olaylarında kurban dağıtmaya çıkan 16 yaşındaki bir çocuğun beyni sokağa akıtılarak bilinçli olarak öldürülmesine söyleyecek bir kelamları ve yazacak bir cümleleri yoktu. Evet doğruydu siz gerçekten Ermeniymişsiniz. Bunu bir milleti aşağılamak için söylemiyorum ama bize acılar yaşatan acımızdan zevk alan bir milleti tanımlamak için kullanıyorum.

Yine aynı erkek eşbaşkan çıkmış, milyonlarca insanın gözü önünde , “barikattaki insanların elinde hafif silahlar var, onlar o hendeklerle kahraman direnişi sürdürecekler” diye utanmadan, sıkılmadan gözümüze bakarak kin kusuyor. Neymiş onların elinde hafif silahlar varmış da, devlet oraya tankı, topu ile gidiyormuş.

 Ya Allah aşkına siz bizim zekamızla alay mı ediyorsunuz, yoksa sabrımızı mı deniyorsunuz? Biz seninle veya çakallarınla terörle mücadele ederken, aynı silahlarla karşılık vereceğiz diye sözleşme mi yaptık? Meydana çıktıysan ve devlete savaş ilan ettiysen sonucuna katlanacaksın. Yoksa her sıkıştıklarında arkaladığın satılmışların teker teker öldürülmesi canını mı acıttı?

Senin o hafif silahlar dediklerinin orda bulunan kimselerde ne işi var? Eğer o silahlar ordaysa senin Mecliste ne işin var? Peki o her yerde tuzakladığın el yapımı patlayıcı ile şehit edilen onlarca asker ölürken, sarayın askerlerini yendik, yeneceğiz diye salyalar akıtırken şimdi neden o askerler veya emniyet güçleri senin anladığın dilde karşılık verince sızlanıyorsun. Eğer o kadar gücüne inanıyor ve hafif silahlarla mücadele etmek istiyorsan, sende meydana çıkacaksın, halkın arkasına saklanmayacak o militanların veya analarının eteklerini giyip, altına gizlenmeyecek. Mertçe dövüşeceksin yada ağlamayacaksın. Sıkışınca da kendi masum halkına silahları doğrultmayacak, dünyada hiç bir savaşta yapılmayan ambulansları taramayacak, senin mezun olduğun ve seni avukat yapan o gariban çocukların eğitim hakkını elinden almak için okullarını ve halkının hastanelerini yakmayacaksın. Ha tabi koşa koşa gittiğin Putin Amcana da şikayet edebilirsin. Eğer biraz onur varsa, Mecliste hala etmediğin yeminini yapmazsın ve Türk Milleti diye, asil milletimizin önünde söz vermezsin.

Anladık sizin göreviniz Ortadoğu haritası ABD- Rusya arasında yeniden şekillenirken Türkiye’nin masadan uzak tutulması, Siz bu taşeron görevi üstünüze aldınız ve layığı ile yerine getiriyorsunuz ama unutmayın Türkiye bir Irak, Suriye, Libya, Yemen, Mısır olmayacak. Oynadığınız oyunun altında kalacak ve akıttığınız kanda boğulacaksınız.

Türk Devleti ve Hükümeti sizin oynadığınız oyunu bozdu ve bozmaya devam edecek. Geçmişte size verilen çözüm adına imtiyazlar sizi olağan üstü şımarttı ve bir kısım medya eliyle aşırı allanıp pullandınız. Ama boyanız çabuk döküldü be. Halk ile teröristi ayırt eden politika devam ettiği sürece bir daha o meclisteki koltukları asla göremeyeceksiniz, en azından sizin yerinize gerçekten ordaki masum halkı temsil eden ve aklı selim insanlar gelecek ve biz kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz.

Bu yazıyı yazdığım kandil gecesi hürmetine, o ayazda elleri tetikte bizim için çarpışan ve ölümü bir an bile aklına getirmeyen kahraman emniyet güçleri ve silahlı kuvvetler önünde saygı ile eğiliyor, şehitlere Allah’tan rahmet ve ailelerine başsağlığı diliyorum.

Yeniden görüşmek dileğiyle….



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol, Suluova Et Entegre Tesislerinde i..  
  Ahilik Haftası kapsamında İlçe Esnaflarına zi..  
  Maaşları Türkiye Kamu-Sen yükseltti, Memur-Se..  
  Sanayi sitesi esnaflarına Ahilik Haftası ziya..  
  MEB, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya..  
  Yol yapım ve asfaltlama tüm hızıyla sürüyor..  
  Belediye Başkanı Özdemir’e ilköğretim haftası..  
  19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı..  
  Amasya protokolü ve gaziler kahvaltıda bir ar..  
  Gaziler, destansı tarihimizin yaşayan abidele..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.