19 Kasım 2017 - Pazar / 13:34
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

KADINA ŞİDDET! KADINDAN ŞİDDET!!!

        25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ dolayısıyla yapılan araştırmalarda kadına şiddette dünya ortalamasının ve Avrupa’daki birçok gelişmiş ülkelerdeki oranların Türkiye’den çok daha fazla olduğu ortaya çıktı. Söz konusu araştırmalarda kadına şiddetin dünya ortalaması yüzde 59 olurken, refah seviyesi yüksek olan Danimarka’da yüzde 52, Finlandiya’da yüzde 47, İsveç’te yüzde 46, İngiltere ve Fransa’da yüzde 44, Almanya’da ise 35 oranında olduğu ortaya çıktı. Türkiye’de ise bu rakam yüzde 39.
      ABD’de, her 4 kadından biri şiddet, beş kadından biri tecavüz kurbanı olup, her 6 dakikada bir kadına tecavüz ediliyor. Görüldüğü gibi dünyanın tüm ülkelerinde, en gelişmiş ülkeler dahil bu konuda sabıkalı olup, ürperten bir tabloyla karşı karşıyayız. Bunun çeşitli nedenleri bilimsel araştırmalarla ortaya konulmuştur.
Kendi gözlemlerime göre ise şiddet, ülkemizde son yıllarda kadının ekonomik bağımsızlığını elde etmesi, erkeklerin olduğu birçok alanda kadının daha başarılı ve ön planda olması, kişisel haklarının farkına vararak bunları daha iyi anlamlamaları ve savunmaları, eskisi gibi erkeğe bağımlı bir hayat sürmeye mecbur olmadıkları duygusuyla boşanmaların artması, sosyal, kültürel alanlarda öne çıkmaları, birbirlerinden ve kamuoyundan etkilenerek yaşam alanları ve hakları konusunda bilinçli savunma yapmaları, bununda erkeklerin kendilerini geri düşme, eski egemenlik dürtülerinin kaybolması ve bunun hazımsızlığını yaşamaları olarak düşüncelerimi daha da artırarak ileride daha geniş yer vermek üzere nedenlerini özetleyebilirim.
Ülkemiz gerek inancı, gerek kültürel değerleri, Münevver Karabulut ve Özgecan Aslan gibi vahşi cinayetlerin unutturulmadan, gerek kamuoyunun bilinçli aydınlatmaları ile son dönemlerde artış göstermesine rağmen, bu konuda kamuoyu baskısı ve yönlendirmesi ile verilen yüksek cezalar, şiddet ve tecavüzde caydırıcı bir unsur olarak etkisini göstermektedir.
Fakat asla tasvip edilemeyecek bu durumla birlikte yeni bir durumda ortaya çıkmaya başlamaktadır. Bilinçli kamuoyu ve bilinçli kadın ekseninde, kadınların bu konuyu, ülkemiz yönetimince de çeşitli platformlarda açıkça dile getirildiği ve yasal düzenlemeler yapılmasıyla birlikte, çok sık kullanılan kadınlara pozitif ayrımcılığın bazen kişi veya kurumlar tarafından yanlış değerlendirmeler yapmalarına, şiddeti sadece erkeğin kadına uyguladığı gibi yanlış bir kanının oluşmasına yol açmaktadır. Nitekim son dönemlerde okurken bile insanı lanet ettiren, seyrederken canını yakan üvey anne şiddet görüntüleri, öz evladına şiddet uygulayan kadın görüntüleri, doğurduğu bebeği apartman boşluklarına veya tuvalet kanallarına atan, sokağa bırakan kadınların da içinde şiddet uygulama potansiyelleri olduğu gerçeğini gözden kaçırmaktadır. Bu görüntüleri yaşamımızın her anında da, son derece modern giyimli veya kırsal giyimli fark etmez, yolun ortasında birden bire yanındaki çocuğunu çekiştiren, aniden tokat atan veya ağır sözler sarf eden anne dolayısıyla kadın görüntüleri her an gözümüzün önünde yaşanmaktadır.
                                 KADINDAN ŞİDDET!!!
    Bu bölümde vereceğim ve yakından şahit olduğum, pozitif ayrımcılığın yol açtığı ve kadından gelebilecek şiddet konusunu da işlemeye çalışacağım. 
    Olayın kahramanı, İlimiz Adliye teşkilatında çalışan hanımefendi, almış oldukları dairenin bulunduğu apartman henüz kömür ile merkezi sistemle ısıtılırken, ben adliye personeliyim, eşim polis biz istediğimizi yaparız diyerek, kimsenin onay ve rızasını almadan, kanunlara aykırı olarak, evlerini bağımsız olarak doğalgaz sistemine geçirmişlerdir. Üstelik İlimizdeki doğalgaz dağıtım şirketinin buna engel olacak şekilde, önceden taahhüt istemesine rağmen ve site yönetimince gaz dağıtım şirketinin uyarılmasına rağmen nasıl olduysa bu işlemin önüne geçilmemiş, aksine mahkemeye başvurun diye cevap verilmiştir. Mahkeme kararından sonra ise bu şirket verilen dilekçelere cevap verme lütfunda bile bulunmamıştır. Bundan cesaret alan hanımefendi, ilk katıldığı apartman toplantısında, orada bulunan erkeklere, siz ne biçim adamsınız, kadın gibi kıvırıyorsunuz diyerek babası yaşındaki birçok insana hakaretler yağdırmıştır.
    Bu durumun yasal olmadığını ve kanuna aykırı olduğunu düşünen yönetim ve apartman sakinlerince konu mahkemeye taşınmış, süreç sonunda mahkemenin bunun kanuna aykırı olduğu ve bir sitede iki farklı ısınma sistemi olamayacağı ve tüm giderlere katılmak zorunda olduğu yönünde karar alması üzerine, insanın başına gelebilecek kadın şiddetinin ne kadar acımasız veya onur kırıcı olabileceği oyun sergilenmeye başlamıştır.
    Bu hanımefendi, her fırsatta ben adliye çalışanıyım, her şeyi bilirim, her şeyi kazanırım diye yaptığı kulislerin kendisini haklı kıldığı zannıyla, bu mahkeme kararından sonra nasıl bir hırsa kapıldıysa, önce komşusunun arabasının üzerine yemek artığı dökme, oturduğu kat giriş katında olduğu için, herkesi görme şansına sahip olduğundan kendisini mahkemeye verenlerin sürekli yollarını keserek hırsız, şerefsiz, haramzade; apartmanın en sevilen, sayılan ve dürüst kişisine eşinin yanında etnik köken üzerinden aşağılayarak sözlü şiddete başlamıştır. Gün ortasında kapının önüne bıraktığı çöpler ve bu davranışları, kendisinin ve eşinin çalıştığı kuruma şikayet edilmesi üzerine, 50-55 yaşındaki insanlara, apartmanda bulunan ve herkesin kızı olarak gördüğü kişi üzerinden iftira kampanyalarına başlamış, kapının önündeki çöpün resmini çekenlere ise, kendisi orda olmadığı halde, güvenlik görevlisi olan eşi ile birlikte savcılığa defalarca resmimi çekti diye dilekçe verecek kadar aciz ve bir kadında izah edilemeyen bir durumun içine girmiştir. Üstelik o kişi kadının bu tavır ve hareketleri karşısında ilgili makamlardan koruma talebinde bulunduğu halde, nasıl durup karşısında resmini çekecekse.
 Bunun verdiği cesaretle bu hanımefendi, apartmanda yolunu kestiği kamu görevlisi bir sakinin yakasına yapışmış, vursana lan vursana, sen erkekmisin diye ağır hakaretlerde bulunmuş, yine kendisine hukuki yollardan direnen bu kamu görevlisine başka bir sefer kızının ve apartman sakininin yanında şerefsiz köpek diyerek yere tükürmüş, karşı tarafın kendisine kadın olduğundan dolayı cevap verememesi nedeniyle sözlü şiddetin ve tacizin dozunu, bir bayana yakışmayacak şekilde sürekli artırmıştır.
    Açılan mahkemelerde 10 un üzerinde yapılan duruşmalarda, her seferinde bir bahane bularak, bazılarında zorla getirilme müzekkeresi olmasına rağmen katılmamıştır. Duruşmalara
katılmazken, adliyede bulunmasına, mahkeme kapısına kadar gelmesine rağmen, içeri girmemiş, ama danışmadan emanetini almaya gelen şikayetçiyi, öğle arası 12.30 olmasına ve bulunmaması gereken bir yer olmasına rağmen giriş danışmasında eşiyle birlikte sözlü taciz edecek kadar konumunun avantajlarını kullanmıştır. Olay yerinde bile bulunmayan 70 yaşındaki insanları tanık olarak göstererek, yalancı şahit olarak sunmuştur. 
    Beraat etmesinin kendisine sonsuz güç atfetmesi üzerine bu hanımefendi, kendisine şerefsiz köpek dediği davada adli para cezası verilmesi üzerine,  kararı veren mahkemeye sunduğu beyanda, adliye çalışanı olarak suçlu olduğuna kanaat getirilmesinin vahim olduğunu ve hangi vicdana sığıyor diyerek bayan hakimi ve mahkemeyi vicdansızlıkla suçlamış, bu kararda adalet aramanın boşuna olacağı diyerek adeta adalete meydan okumuştur.
    Yargıtay’a taşınmış olan ve şu anda iki davadan da beraat etmesinin, kendisinde ne gibi saldırı, şiddet hakkı bulacağı, güvenliğimizi sağlamakla görevli olan ve sadece bulunmadığı olaylarda eşim yapmaz diyerek tanıklık eden eşi ile yol kesip, kat sakinlerini dövüp, bıçaklamak veya farklı eylemlerde bulunmakla ivme kazanacaktır sanırım. Neyse bakalım hep birlikte göreceğiz.
.     Kısacası şiddet, dünyada ve ülkemiz de var olan, sadece erkeğe değil iki cinse de ait bir olgu olup, sadece pozitif ayrımcılıkla perdelenecek bir olay değildir.
    Kadına şiddet ile kadından şiddet arasındaki ince çizginin de ayırt edilmesi ve yeniden görüşmek dileğiyle. 08.01.2016



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Merzifon Yardımeli Derneğinden ziyaret..  
  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “34 Yaşında”..  
  İl Özel İdaresi Şanlı Türk Bayrağımızın bakım..  
  Vali Varol ve eşi koruma altındaki çocuklarla..  
  Hatuniye Mahallesi için seferber olundu..  
  Kaymakam köy muhtarları toplantısı yaptı..  
  Vali Varol, Kozlu Gıda’yı ziyaret etti..  
  Varol’dan, maden ocaklarına ziyaret..  
  Başkan Özdemir’in okul ziyaretleri devam ediy..  
  Funda Varol’dan Kültür Evine ziyaret..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.