24 Eylül 2017 - Pazar / 22:35
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

ANADİLDE EĞİTİM! BÖLÜNMENİN GİZLİ YÜZÜ

    Ülkemizde Kürt sorununun en büyük kaynağı olarak gösterilen ana dilde eğitim uygulanması, son yıllarda yüksek sesle belirli çevrelerde seslendirilmeye başlandı. Bir kısım çevre bunun bölünmeye yol açacağı, bir kısım çevreler ise tam tersine birleştirici bir unsur olacağını hararetle savunuyor.
     Belki bundan 20 yıl önce Kürtçe konuşmak,  Kürtçe şarkı söylemek, kitap basmak hoş karşılanmaz ve kullanan insanlar içinde olumlu sonuç doğurmayabilirdi. Ama artık son yıllarda ve günümüzde bundan bahsetmek abesle iştigal den öte bir şey değil.
     Ülke coğrafyasının her köşesinde insanlar artık her mekanda, her ortamda rahatlıkla Kürtçe konuşmaya, Kürtçe şarkılar söylemeye ve dinlemeye, Kürtçe kaset ve cd ler doldurulmaya,  Kürtçe kitaplar, gazeteler basmaya ve dağıtmaya başladılar. Devlet olarak Kürtçe yayın yapan bir TV kanalı TRT den tahsis edildi. Ayrıca 4+4+4 eğitim sistemi ile okullarımızda Kürtçe seçmeli ders olarak verilmeye başlandı. 
    Burada belki korku fakat ağırlıklı olarak, Kürt ailelerin çocuklarının ileride belki de toplumda iletişim ve belli bir bölgeyle sınırlı yaşamasının önüne geçmek için, 2013 verilerine göre 81 ilin sadece doğu ve güneydoğu ağırlıklı 28 ilde, 18 847 öğrenci seçmeli Kürtçe dersini tercih etmiş. İstanbul’da ise 2015 yılında yüz binlerce Kürt kökenli aile ve çocuğun bulunmasına rağmen sadece 108 öğrenci bu seçmeli dersi seçerken, bunların ağırlıklı bir kısmı da Türk kökenli olup, çevresindeki arkadaşları ile iletişim için seçmiş. 2013 yılında Diyarbakır’da 5. Sınıfta okuyan 35 855 öğrenciden, sadece 4469 u seçmeli Kürtçe dersini tercih etmiş. Buda % 10 un biraz üzerinde olup, bu fanteziye Kürt kökenli kardeşlerimizin bile itibar etmediğini açıkça göstermektedir.
    Anadilde eğitimi savunan malum partinin erkek eşbaşkanı, korkmasınlar çocuklarımıza Türkçe’de öğreteceğiz ve anlaşmakta sıkıntı çekmeyecekler demiş. İyi de önce sen bu çocukların ve ailelerin neden bırak anadilde eğitimi, seçmeli Kürtçe dersini bile seçmediğini bir açıkla. Bilinçli Kürk vatandaşlarımız ayrışmak, iletişim kanallarını kapalı tutmak ve bilim dilinden uzaklaşmak istemiyorlar bu sonuçlara baktığımızda.
    Düşünsenize zaten çoğunun annesinin ve okula geldiklerinde büyük çoğunluğunun Türkçe bilmediği çocuklar, birde Kürtçe anadil de eğitim yaptıklarında ne ile karşılaşacaklar ve biz ne ile karşılaşacağız. Onlarca yıldır eğitimde her türlü önlem alınmasına, on binlerce İngilizce öğretmen her türlü okulda görevlendirilmesine ve ağırlıklı ders saatlerine rağmen, liseyi bitiren öğrencilerimizin büyük çoğunluğu küreselleşmiş küçük bir köye dönüşen dünyada, olmazsa olmaz evrensel iletişim dili İngilizce okuryazar seviyesinde bile değilken, üniversite öğrencilerinin çok büyük çoğunluğu meramını bile anlatamazken,  sadece birkaç saatlik Türkçe dersi ile bu Kürt çocukları kendi topraklarında yaşadıkları vatandaşları ile nasıl bir iletişim kuracak.
     Hadi ilkokul, birazda ortaokul seviyesinde Kürtçe eğitim verecek öğretmen yetiştirilebilir belki, ama fizik, kimya, biyoloji, edebiyat gibi temel derslerin ağırlıklı olacağı lise ve bilimin temeli olan üniversitelerde eğitim verecek on binlerce bilim adamı nereden yetiştirilecek. Birçok kelimesi yabancı dilden devşirilmiş, sınırlı sayıdaki sözcükle dolu olan Kürtçe üniversite ve temel bilim dili ihtiyacını nasıl karşılayacak. İngilizce eğitim veren tıplarımızın bile birçoğunda, bunu karşılayacak öğretim elemanımız yokken, Kürtçe tıp eğitimi nasıl gerçekleştirilecek. 18-19 yıllık eğitim süresinin neredeyse tamamında İngilizce eğitim gören bir doktor adayı bile İngilizce seviyesinde meramını anlatamazken, birkaç saat Türkçe ile eğitim alacak bir Kürt doktor, hangi ilde hangi dilde anlaşacak. O hastaya, hasta ona meramını nasıl anlatacak. Bu resmen siz sadece Kürt nüfusun ağırlıkta olduğu illerde çalışın, ya da Kürtçe eğitim almış vatandaşlar siz batı illerinde Türkçeyi tam bilmeden doktoru, memuru, öğretmeni vatandaşı ile başka bir ülkede yaşamış gibi hissedeceğinizden ve anlaşamayacağınızdan, cahil kalıp kendi illerinizde yaşamaya mahkum kalmak zorundasınız denmek istenmekte. Zaten karne günü çocukların üzerine bomba atan, okulları yakan, kepçe ile yıkmaya çalışan zihniyetten başka ne beklenirdi.
     Dünya üzerinde bu konu hakkında yapılan araştırmalar incelendiğinde, ülkelerin bazılarında bu konuda bir serbestiye sağlanmasına rağmen, ağırlıklı olarak bu tür diller, resmi devlet dilinin yanında seçmeli ders olarak verilmekte.Dünyanın özgürlükler ülkesi olarak adlandırılan Amerika’da 2013 yılında 330 milyonun üzerinde yaşayan insandan, etnik köken olarak Amerikalı olarak tanımlanan sadece 22 milyon insan bulunmasına, anadili İspanyolca-Portekizce olan 110 milyon insan(yani nüfusun üçte biri) bulunmasına rağmen, 2007 de kabul edilen kanun ile tek bir resmi dil yani İngilizce kabul edilmekte. Birçok Avrupa ülkesi etnik kökenlerin anadilini seçmeli ders olarak veya özel okullarda vermekte. İnternette kısa bir araştırma yapmanız halinde yeterli aydınlatıcı bilgiye rahatlıkla ulaşabilirsiniz.
     Biz de ise söylem olarak savunulan anadilde eğitim, 36 ya yakın dilin konuşulduğu ülkemiz de yarın sadece Kürtçe ile sınırlı kalmayacak ve insanların millet aidiyet duygusunu yitirmesine yol açacak. Yukarıda bahsettiğim gibi, çoğunun annesi ve okula kadar kendisi Kürtçe bilmeyen çocuklar, birkaç saat Türkçe dersi ile nasıl ülke genelinde veya meslek mensubu olarak gittikleri illerde diğer insanlar ile iletişim kuracak, sınırlı sayıda sözcüğe sahip olan dil ile bilim eğitimi alacak. Tamam, bilim dili evrensel, bir çok sözcük de başka dillerden Türkçeye geçmiş olabilir ama bu koşullarda bile içinde yaşadığı vatanının ve kendisine her türlü imkan ve eğitimi sağlayan devletinin resmi dilini kullanmaktan kaçınan bir anlayışın, yarın bu uygulama sonucunda tamamen içinde bulunduğu topraklara ve insanına yabancılaşmayacağının garantisini kimse veremez. 
    Buda ana dilde eğitimi savunan insanların, ülkenin her köşesinde rahatça ulaşım, barınma, sağlık, eğitim vb. imkânı ve hizmeti alan vatandaşlarını, diğer coğrafya insanları ile yabancılaştırmaktan, bir nevi bölünmenin gizli yüzüne hizmet etmekten başka bir amaçları olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
    Yaşadığı topraklarına ve diline sahip çıkan insanların barış ve huzur içinde yaşadığı nice günlerde buluşmak ümidiyle,
Yeniden görüşebilmek dileğiyle. 08.02.2016



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol, Suluova Et Entegre Tesislerinde i..  
  Ahilik Haftası kapsamında İlçe Esnaflarına zi..  
  Maaşları Türkiye Kamu-Sen yükseltti, Memur-Se..  
  Sanayi sitesi esnaflarına Ahilik Haftası ziya..  
  MEB, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya..  
  Yol yapım ve asfaltlama tüm hızıyla sürüyor..  
  Belediye Başkanı Özdemir’e ilköğretim haftası..  
  19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı..  
  Amasya protokolü ve gaziler kahvaltıda bir ar..  
  Gaziler, destansı tarihimizin yaşayan abidele..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.