19 Kasım 2017 - Pazar / 13:35
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

DEVLETE MEYDAN OKUYORSAN ZORUNA GİTMEYECEK…..

            Ülkemizde yapılan 7 Haziran seçimleri neredeyse bazı olaylar için start olarak algılandı ve fitil ateşlendi. Yaklaşık 4 yıla yakın bir zamandır bazı kısımları gizli olarak ve çeşitli isimler adı altında yürütülen çözüm görüşmeleri ve barış süreci, HDP nin almış olduğu % 13 oy ve 80 milletvekili ile farklı bir konuma çekilmiş oldu.

            Öncelikle bu arada ben hala barış görüşmeleri isminin mantalitesini kavramış değilim. Barış, iki ülke ve onun silahlı kuvvetleri ile yapılır. Ama karşımızda ne bir ülke ve ne de o ülkeye ait silahlı kuvvetler yokken,  eli silahlı ve neredeyse tüm dünyanın terör örgütü kabul ettiği bir oluşumla neyin barışını yapacaktık bilemiyorum. Onlara verilen bu önemin, onu ne kadar hak etmedikleri, yukarıda da bahsettiğim gibi, onun siyasi oluşumunun aldığı % 13 oy ve 80 milletvekili ile adeta yüksek dağları biz yarattık, biz ne istersek o olur, devlet ve hükümet bize tabi olacak, biz evrensel büyük gücüz, Avrupa da bizim arkamızda, silahlı kuvvetler bölgeden çekilsin, kalekollar durdurulsun, baraj inşaatları (bizim teröristlerimiz sınırdan rahat geçemiyor o nedenle) durdurulsun söylemleri ile havada kaldığı ve bu örgütün asla doyurulamayacağı ortaya çıktı.

            Defalarca yazdığım gibi, diğer partilerde yüze yakın milletvekili olan, geçmişte dahil son 13 yıllık iktidar kabinelerinde Kürt kökenli bakanlar olması, Türkiye’nin her yerinde rahatça seyahat ve ulaşım hakkı, kendilerine verilen TRT kanalı, çıkardıkları gazete dergi, istedikleri gibi ülkemin her yerinde kullandıkları dili, her türlü yatırım ve aldıkları koca rakamlı ihaleler, büyük oranda kaçak kullandıkları ve bize fatura edilen elektrik bedelleri, onlarca sanayi yatırımı, bölgeye yapılan modern yollar, havaalanları, üniversiteler bir türlü kazanım olarak değerlendirilmedi ve gözlerini doyurmadı.

            Bundan sonraki istekleri ise ana dilde eğitim adı altında, özyönetim, özerklik vs. farklı yönetim modelleri istenerek bölünmenin temelini atma girişimleri oldu. Nitekim o bölgede bütün illerin yönetimi Belediyeler vasıtası ile ellerindeyken, devletin gönderdiği paralar yatırıma gitmesi gerekirken çok büyük oranının maaş olarak dağıtılması ve personel gideri olarak harcanması, terörist cenazelerinin belediye araçları ile taşınması, milletvekillerinin bu cenazelere de boy göstermesi, tabutları omuzlaması, milletvekillerinin araçları ile silah taşıması, yine o vekiller tarafından sokak ortasında acımasızca ve küstahça güvenlik güçlerimize tokat atılması, ağır hakaretler edilmesi Kürt halkını temsil ettiğini söyleyen bu grup tarafından nasıl bir şımarıklık ve hazımsızlık içinde olduğunu bize açıkça gösterdi.

            Halkın gelen bahar havası ve gerçekten huzur istemli verdiği oyları kendilerinin üstünlüğü ve başarısı olarak algılamaları, birdenbire Türkiyelileşme ve ortak yaşam söylemlerini boşa çıkartarak, ilk tehdit örgütten geldi. Ortada bir sebep yokken halk bizi destekliyor algısı içinde, artık çatışmasızlık ortamı sona ermiştir denilerek, evinde uyuyan yiğitlerimizi kurşunlama, sokak ortasında sivil güvenlik görevlilerini, eşinin yanında Aslan Binbaşımızı şehit etme, Dağlıca’da yol kontrolü yapan 16 aslanımızı haince pusuya düşürerek havaya uçurma gibi eylemlerle, üç yıllık çözüm sürecini boşa geçirmediklerini ve silahları ile şehirlere yığınaklar yaparak ne tür bir savaş hazırlığı içinde ve güvenilmez bir yapı olduklarını açıkça ortaya koydu.

            Meclise gönderdikleri halkın umutlarını boşa çıkaran vekillerinin ağzından ise adeta savaş çığırtkanlığı içinde haykırdıkları tehditler dökülmeye başlandı.

 Erkek olan eşbaşkan,  16 aslanımız havaya uçurularak şehit edilirken, sarayın askerleri yenildi ve yenilecekler diye naralar atıyordu. Onlar sarayın askerleri değildi, bizim gözbebeklerimiz, kınalı Mehmetlerimizdi. O zaman onları yenen şimdi 5 ay içerisinde yurtdışında 2000 e yakın ve yurtiçinde üç ayda 1200 tanesi etkisiz hale getirilenler senin askerin miydi? Cizre’ de onlarcası öldürülen gençlerine sahip çıkmayıp, 23 numaralı ev diye feryat eden zat, şimdi Sur da yine son evler kalınca sanırım üst düzey sorumlular kalınca, 6-8 ekim olaylarında katline sebep olduğu 53 candan utanmadan, (bu yazıyı Salı günü yazıyorum) halkı yine sokağa çağırarak sivil halk ile güvenlik kuvvetlerini karşı karşıya getirme ve istenmeyen olaylara neden olma provokasyonu içerisine girdi.

Utanmadan hendekler şanlı direniş ve başkaldırıdır diyerek, onlarca genç insanın katline neden olduğunu unutup, şimdi baskı ve abluka kalksın, bir daha hendek ve barikat olmayacak diyor. Madem engelleyebiliyordun, neden bu zamana kadar şanlı direniş diye onlarca kahramanımızın şehit edilmesine, yüzlerce gencinde katledilmesine sessiz kaldın. Madem o kadar şanlı idi direnişin, sen neden Diyarbakır’ın hendek kazılmamış ve lüks içindeki konutlarında otururken, o hendeklere girip eline silah almadın. Çok şükür ki Kürt halkı onların oyunlarını bozdu ve onları hendek ve barikatta yalnız bırakarak, ortak yaşam arzularını gösterdi.

Kadın olan eşbaşkanı, sırtını bilumum yerlere dayıyordu. Sanırım şimdi sırtı bayağı boş kalmış olsa gerek ki uzun süredir sesi soluğu çıkmıyor. Senin sırtını dayadıkların, gerek sınır dışında, gerekse hendek ve barikatlara gömüldü, Sizde hazmedemeyip, kendiniz başlattığınız savaşta yenildiniz diye devleti Birleşmiş Milletler, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği gibi ne kadar işbirlikçiniz ve gizli destekçiniz varsa utanmadan şikayet etmeyeceksiniz.

Bir tanesi PKK sizi tükürükle boğacak diye tehdit ediyordu. Sivil halkı değil de kahraman güvenlik güçlerimizi tehdit ediyor olsa gerek, sanırım aslanlarımızın mücadelesi ile rüzgarda tükürükleri ters dönüp, kendileri tükürük ve lağımlarda boğuldu.

Kesinlikle tasvip etmediğim Suruç ve Ankara canlı bomba saldırılarında, kendileri ne hikmetse ikisinde de o meydanlarda yokken, daha patlama bitmeden satılık medya eliyle Devleti faşist ve katil diye nitelendirerek saldırırken ve bombacının kimliğini koşa koşa polise teslim ederken, Ankara’da kaybettiğimiz 29 şehidimizin bedenleri soğumadan kendini patlatan teröristin evine taziyeye gittiler. Utanmadan kınayacakları yerde, taziye bizim geleneğimizde var, orada vekillerimizin yakın ilişkileri nedeniyle böyle yaptılar diye bir de savunma yaptılar. Senin canlı bomban kötü, bizim ki iyi diye bir sevinç içine girdiler nerdeyse. Sizin mantığınıza göre, bizimde Suruç ve Ankara bombacılarının evine taziyeye gitmesi gerekir o bölge milletvekillerinin veya suçladığınız devlet yetkililerinin. Ama o zaman ağzınızdan akacak salyaları düşünemiyorum bile. Biz her ikisini de kınayacak asalete sahibiz merak etmeyin.

            Sivil halka zarar vermeme adına kaybettiğimiz yüzlerce şehidimizin kanları sizi boğacak unutmayın.

Devlet tankı topu ile saldırıyormuş, Sen oraya yüzlerce ton patlayıcıyı, binlerce silahı, yüzlerce roketatarı sokarken, ne ile karşılık vereceklerdi, karanfil alıp mı gideceklerdi?

Devlete meydan okuyorsan zoruna gitmeyecek……

Yeniden görüşebilmek dileğiyle. 01.03.2016



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Merzifon Yardımeli Derneğinden ziyaret..  
  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “34 Yaşında”..  
  İl Özel İdaresi Şanlı Türk Bayrağımızın bakım..  
  Vali Varol ve eşi koruma altındaki çocuklarla..  
  Hatuniye Mahallesi için seferber olundu..  
  Kaymakam köy muhtarları toplantısı yaptı..  
  Vali Varol, Kozlu Gıda’yı ziyaret etti..  
  Varol’dan, maden ocaklarına ziyaret..  
  Başkan Özdemir’in okul ziyaretleri devam ediy..  
  Funda Varol’dan Kültür Evine ziyaret..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.