24 Eylül 2017 - Pazar / 22:35
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

GÜVENLİK ZAFİYETİ Mİ YOKSA İHANET ZAFİYETİ Mİ !!!

            Yaz aylarından beri birdenbire tırmanan terör olayları, Suruç, Ankara Garı, Merasim Sokak, Taksim bombalı saldırıları vb. eylemlerin sonucunda, onlarca vatandaşımızı, yüzlerce güvenlik görevlimizi şehit verdik.

            Tüm bu yaşanan karmaşa arasında,  kahramanca savaşan, ölümü bir an dahi aklına getirmeden, kundaktaki bebeklerini geride bırakarak şehit olan güvenlik güçlerimizin mücadelesini gölgede bırakmak adına sık sık dile getirilen güvenlik zafiyeti söylemleri insanı kahrediyor.

            Özellikle başarılı mücadeleyi baltalamak adına belirli bir kesim ve bir kısım siyasi düşünce tarafından seslendirilen bu söylem, artık tüm başarısızlığını terör üzerinden nemalandırmak isteyen insanların nerede ise ihanet içerisinde olduğu düşüncesi uyandırıyor.

            Bu söylemin belki de tek elle tutulur tarafı, bu silahların, tonlarca patlayıcının, bu kadar eli silahlı militanın nasıl olup ta içimize kadar geldiği, saklandığı olabilir. Bu sorunun cevabını da güvenlik güçlerine değil, 40 yıllık bu savaşın sona ermesi adına, hükümetin belki de siyasi intiharına neden olmasına rağmen yürütmek istediği, çeşitli adlarla ülkenin bir bölümünü kan gölünden kurtarmak için  yürütülen ve çeşitli adlarla denenen çözüm sürecinde, bizi barış ve kardeşlik masallarıyla ve Türkiyelileşme masalları ile avutan ve 7 Haziran seçimlerindeki aldıkları oyu hazmedemeyip kendilerini ülkenin hakimi görme yanılgısına düşen, alfabede siyasi harf bırakmayıp beynimizi sulandıran siyasi parti ve hamisi silahlı örgüte sormak lazım.

           Siz bizimle süreç yürütürken binlerce militanınızı ve yüzlerce ton patlayıcınızı ülkeye, Türk halkına karşı kullanma, zaten milletvekilleri ve belediye başkanları ile elinizde tuttuğunuz bölgeyi, sınırlarını genişletip tüm ülkeyi kaos ortamı ve terörle sahiplenmek için mi getirdiniz. Ha bahaneleri de hazır, süreç yürürken Devlet o bölgeye kalekollar yapıyormuş, sınırdan militanlar ve kaçakçılar rahat geçmesin diye barajlar kuruluyormuş da, bu samimiyetsizlikmiş de falan filan. Ya siz zaten barış istiyorsanız bundan neden rahatsız oluyorsunuz. Bunlar yapılırsa size zararı ne, ha militan ve silah geçişi engellenirse ben Devlet ve halk üzerindeki baskımı ve faşist ırkçılığımı geliştiremem diye bir kaygın varsa orasını bilemem.

          Bunun neresi barış, neresi kardeşlik. Zaten bu barış veya hak meselesini de hala anlamış değilim. Sen mecliste terör propagandası yaparken, ülkenin her köşesin de rahatça seyahat edip iş kurarken, istediğin üniversite de okuyup, istediğin dergi ve gazeteyi çıkarırken, kullandığın elektriğin faturasını gariban Anadolu halkına ödetirken, doğu ve güneydoğu sokaklarında rahatça gezemeyen, korkusundan Türkçeyi doğru dürüst konuşamayan, iş kurup istihdam yaratamayan Türk kimliğinin daha çok ihtiyacı var bu haklara sanırım.

          Size verilen tüm tavizler gözünüzü doyurmadığı gibi açlığınız ve iştahınız daha da kabardı. Bunun yanına birde kendinize olağanüstü güçler atfettiniz. Devlette karşınıza dikilince feryat etmeye başladınız. Utanmadan bunların senarist ve film yönetmeni milletvekili yazmış senaryosunu. Nevruz kutlamasında, “Türk evinden çıkamıyor, Kürt evine giremiyor” buyurmuşlar. Valla birkaç ay öncesine kadar Kürt evinden çıkarken hiçbir problem yoktu, sen evlerinin önüne hendek kazmasan, barikat kurmasan, arkasına da silahlı militanları yerleştirmesen Kürt evinden çıkıyordu. Devlet durup dururken mi girdi o bölgelere, keyfinden mi 300 ü aşkın şehit verdi. Utanmadan birde İmralı ile görüşülürse, o özgürleştirilirse bir hafta içinde barışı getirecekmiş, 8. Gün olursa bunu çarmıha gerebilirmişiz. Buna düşünü söylerken, oynaşını söylemek demiş atalarımız. Demek ki bir haftada önleyecek gücünüz veya ilişkiniz var ki bu kadar rahat konuşuyorsun. Hani bu örgüt sizi dinlemiyordu, hani sizin bunlarla bir bağınız yoktu. Milleti tehdit etmeyi bırakın, eğer edecekseniz de sonuçlarına katlanmak zorundasın.

          Bu milletvekilinin erkek eşbaşkanı da Nevruz konuşmasında; “Buradaki anaları tanısalar, evlatlarının bir kısmını dağlara, bir kısmını mezarlara, bir kısmını da meclise gönderdiler. Bu barışı getireceğiz. Ölümler, genç yaşında toprağa girenler boşu boşuna girmediler. Onlara borcumuzdur bu topraklara barışı, özgür yaşamı getirmek.” Buyuruyorlar.

          Sormazlar mı adama, sen Devlet misin senle barış yapılsın. Sen T.C. vatandaşısın. Eğer barış lazımsa, oda bizim Türk halkının doğu ve güneydoğuda senin batıda yaşadığın kadar özgür yaşaması için lazım. Senin söylemin kan kokuyor ve bizi kandırıyorsun. Ölen teröristleri kutsallaştırıyorsun. Analar o bölgede oğullarını dağa göndermek, eline silah verip devlete karşı ayaklanmak için mi doğuruyor. Meclise giriyorsun zaten ama bu seni kesmiyor. O zaman oğlunu dağa gönderecek, eline silah verip Türk halkına ve güvenlik güçlerine doğrultacak gençle ve anasıyla ben neyin barışını yapacağım.

          Çok şükür ki Kürt halkı, bu iki yüzlü politikaya destek vermiyor, kendi kazdıkları hendek ve barikatlarda boğuluyorlar. Yada bu bölgenin lağımlarını temizlersiniz dediğiniz Devlet, sizin militanlarınızı ve hayallerinizi lağımlarda boğuyor.

         Zaten bunların kimin düşüncesini seslendirdiği belli oldu. Eli kanlı örgütün liderlerinden birisi de, “Biz tekrar masaya oturmaya hazırız. Siz buradan çekilin, İmralı daki de özgürleşsin hemen sonlandıralım bu savaşı” diyor.  Demek ki birlikte eylem ve söylem kardeşlikleri var. Devlet üç yıl kardeşlik ve barış adına size verdiği hoşgörünün sonucunu hep birlikte gördük. Yine çekilelim, sizde yine silah ve militanları doldurun bölgeye. Yok öyle yağma artık.

         Asıl başlığımıza gelirsek, güvenlik zafiyeti diye çırpınan ahmaklara sözüm. Ya siz hiç okumuyor, tv izlemiyor musunuz? Son beş ayda yakalanan(sadece son iki günde, 19-21 Mart arası yaklaşık 10 tona yakın), yüzlerce kilo patlayıcı, binlerce silahı kendilerimi getirip teslim ettiler zannediyorsunuz. 3000 e yakın terörist nasıl etkisiz hale getirildi. Eğer bu militanlar etkisiz hale getirilmese, binlerce silah yakalanmasa, yüzlerce ton patlayıcı imha edilmese ne olacaktı halimiz? 1400 kilometresi terör örgütünü besleyen ülkelerle sınırı olan,  80 milyonluk bir ülkede elbette içimizdeki hainlerden kaynaklanan sıkıntılar olacak. Eğer tamamını önleyecek bir istihbarat gücü olsa, geçen yazımda belirttiğim gibi dünyanın süper gücü Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon’a uçakla saldırmazlar, Avrupa’nın göbeğinde Paris, Londra, Moskova, Madrid ve daha birçok yerde bombalar patlamazdı.

         Bence güvenlik zafiyeti değil de, içimizde hainlere gerekli ceza ve tepkiyi vermeyen ihanet zafiyetimiz var. Önce bunun giderilmesi gerekir.

         Yeniden görüşebilmek dileğiyle. 24.03.2016



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol, Suluova Et Entegre Tesislerinde i..  
  Ahilik Haftası kapsamında İlçe Esnaflarına zi..  
  Maaşları Türkiye Kamu-Sen yükseltti, Memur-Se..  
  Sanayi sitesi esnaflarına Ahilik Haftası ziya..  
  MEB, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya..  
  Yol yapım ve asfaltlama tüm hızıyla sürüyor..  
  Belediye Başkanı Özdemir’e ilköğretim haftası..  
  19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı..  
  Amasya protokolü ve gaziler kahvaltıda bir ar..  
  Gaziler, destansı tarihimizin yaşayan abidele..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.