19 Kasım 2017 - Pazar / 13:36
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

SURİYELİ MÜLTECİLERİN BİTMEYEN DRAMI……..

            Gazete de gördüğüm, 12 yaşındaki Suriye’li bir çocuğun, üstelik sadece 50 liralık haftalık harçlığını elinden almak isteyen bir uyuşturucu bağımlısı tarafından, boğazının kesilerek öldürülmesi haberi, sanırım 2.7 milyon Suriyeli’ye ev sahipliği yapan bizlerin, kendini şöyle bir sorgulamasına yol açacaktır.

            Önce tam anlamıyla beynimizi boşaltarak bir empati yapmamız gerekiyor. Düşünsenize, sıcak yataklarınız da yatarken bir gece aniden nereden geldiğini bile bilmediğiniz uçaklarla bombalar başınıza yağıyor. Evinizin içine tank, top mermileri düşüyor. Kurşunlar başınızın üzerinden geçerken, bir kısmı size, annenize, babanıza, ablanıza, abinize saplanırken, yıkılan evlerinizin enkazından zorlukla çıkıyorsunuz.

            Ailenizin bir kısmını enkazın altında bırakırken, yıllarca birlikte yaşadığınız aileniz ile birlikte, her gün en içten şeyleri paylaştığınız, ekmek alıp verdiğiniz, sokaklarda top oynadığınız, gençliğinizle birlikte hayallerinizi büyüttüğünüz komşularınızı bir daha göremeyeceksiniz. Eşyalarınızın neredeyse tamamı enkaz altında kalırken, kurtardığınız birkaç parça giyim eşyasını bir sırt çantasına sıkıştırarak, ailenizden ve komşularınızdan kalan birkaç kişi ile birlikte ölümden kurtulmak için ne olacağınızı bilmediğiniz yollara düşeceksiniz.

            Üstelik bu yollarda araba yok, dağların başında tozlu ve patika tabir edilen dağ yolları. Yürüyerek aştığınız günlerce haftalarca süren bu yolları aşmaya çalışırken, dünyanın neresinden geldiğini bilmediğiniz milletlerin uçakları tepenize bomba yağdırmaya, düne kadar belki de adını duymadığınız ülkelerin vekalet savaşlarını yürüten, düne kadar karşı evinizde mahallenizde komşu olarak yaşadığınız insanlar bu yollarda, emperyalist güçlerin verdiği silahlarla sizleri yolda kurşun yağmuruna tutmaya devam ediyor.

            Artık tek bir hedefiniz var. En yakın bildiğiniz, Müslüman olduğu için güvende hissedebileceğiniz, yüzyıllara dayanan tarihi ve akrabalık bağlarınız olan bir ülkeye gitmek, en doğal hakkınız olan yaşam hakkınızı sürdürebilmek için size kucak açan dost ve misafirperver Türk halkına sığınmak.

            Tüm bu engelleri aştıktan sonra, sınırları geçip yeni bir yaşama yelken açıyorsunuz. Cebinizde paranız, üstünüzde giysiniz, karnınızı doyuracağınız ekmeğiniz bile yok. Türk Devleti sizi alıyor, çadırlara yerleştiriyor, üzerinize kıyafet, karnınızı doyurmak için aş veriyor. Bunlar sizi mutlu etmese de bir parça rahatlatıyor belki. Fakat aklınız hala geride bıraktığınız ülkenizde, evinizde, mahallenizde, sokağınızda, ölen yakınlarınız ile birlikte, yeniden ülkenize sizi kavuşturabilmek için savaşan abilerinizde, babalarınızda ve soydaşlarınızda.

            Fakat ne yazık ki, tüm bu acılarla kıvranarak yaşadığınız süreç sizin için son olmuyor. Yeni ve bilinmez acı ve ıstıraplar sizi bekliyor. Acılar yeni bir boyut değiştirerek sizin peşinizi bırakmıyor. Yaşam hakkını kurtarmış olmanız, sizi yeni acı çekme hakkından kurtarmıyor.

            Kamplara sığmıyorsunuz. Yeni yaşam alanlarına gönderiliyor, yeni şehirlerle, yeni insanlarla karşılaşıyorsunuz. Yaşama tutunmaya çalışırken, çıplak ayaklarınızla, aç karnınızla, kir içinde kalmış yüzünüzde tek açık renk kalan, feri sönmüş gözleriniz ile korku ve çaresizliğin pençesinde etrafınızı görmeye, yaşama tutunmaya, şartlara uyum sağlamaya çalışıyorsunuz.

            Ama birdenbire kaçtığınız orada ölmekten daha acı gerçeklerle yüzleşiyorsunuz. Çocuklarınız çalınıyor, organ tüccarları bedeninizi parçalıyor, çocuklarınız dilendirilip cinsel istismara uğruyor, her gün gazete haberlerinde okuduğunuz gibi kadınlarınız, gelinleriniz, kız kardeşleriniz, anneleriniz genelevlere, pavyonlara satılıyor, ağızlarından salyalar akan köpeklerin içki masalarına meze oluyor, pusuda bekleyen kudurmuş şehvet düşkünlerinin ikinci, üçüncü, hatta dördüncü eşi olarak alınıp satılıyor.

            Yavrularınızı Türkiye’nin en modern kentlerinden birinde şaka yaptı diye altı yaşında olduğuna bakmadan birisi havaya kaldırıp yere çarpıyor, 12 yaşında evine haftada 50 lira götürmeye çalışan bir garibanın elinden almak için bir uyuşturucu bağımlısı gırtlağını keserek öldürüyor.

            Allah aşkına yakışıyor mu bize bu anlatılanlar. Lütfen kendinizi bir kez onların yerine koyun. O çocukların kendi evladınız, o kadınların kendi kızınız, kardeşiniz, ablanız, gelininiz olduğunu düşünün. Bu ne bitmez bir dram? Hanginiz yaşamak ister böyle bir acıyı?

            Üstelik bunlar yetmiyor, bir ülkenin en büyük partilerinden birisinin genel başkanı; “iktidara gelir gelmez bu mültecilerin tamamını geri ülkelerine yollayacağız, 6 milyar verelim onlar baksın” diyerek, onları geri ölüme göndereceğini müjdeliyor.

            Allah’tan, bu saydığım zalimlerin benim ülkemde sayısı çok az. Bunlar Müslüman, Türk olmak kimliğini asla hak etmiyorlar. Kısaca şerefsiz diyorum bu gözü dönmüş köpeklere.

            Yine şükürler olsun ki, bunu yapanların yanında üstündeki iki kıyafetinden birisini, kestiği kurbanı çocuklarına tattırmadan yarısını;  bu canını, malını, namusunu bize emanet etmiş kardeşlerimize veren insanımın çok olması, bu çaresiz insanları sahiplenip etnik kökeni, mezhebine bakmadan kendi vatandaşı gibi sahiplenen Türk Devletimin olması acımı hafifletiyor.

            Lütfen biraz merhamet, biraz sabır ve empati. Rabbim gerek bu dünyada, gerekse öbür dünyada bu sabreden şefkatli kardeşlerimizin mükâfatını mutlaka verecektir.

            Yeniden görüşebilmek dileğiyle. 31.03.2016



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Merzifon Yardımeli Derneğinden ziyaret..  
  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “34 Yaşında”..  
  İl Özel İdaresi Şanlı Türk Bayrağımızın bakım..  
  Vali Varol ve eşi koruma altındaki çocuklarla..  
  Hatuniye Mahallesi için seferber olundu..  
  Kaymakam köy muhtarları toplantısı yaptı..  
  Vali Varol, Kozlu Gıda’yı ziyaret etti..  
  Varol’dan, maden ocaklarına ziyaret..  
  Başkan Özdemir’in okul ziyaretleri devam ediy..  
  Funda Varol’dan Kültür Evine ziyaret..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.