19 Kasım 2017 - Pazar / 13:34
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

YÜZSÜZLÜĞÜN BU KADARI!!

BU SAATTEN SONRA NE KONUŞACAĞIZ…….

            Son zamanlarda dünya ülkeleri üzerindeki psikolojik etkinliğini, vahşi ve hızlı bir giriş yapan Rusya’ya kaptıran ABD’ nin, üzerine vazife olmayan her işe maydanoz olmakla ünlü  Ankara Büyükelçisi John Bass efendiler buyurmuşlar; “PKK'yı şiddet kampanyasına son vermeye, silahlarını bırakmaya, meşru müzakereyi kabul etmeye çağırıyoruz"

            Bunun üzerine örgütün Avrupa Sorumlusu eski DEP milletvekili efendi de; ABD arabulucu olsun, bizi ve Türkiye’yi yeniden bir masada bir araya getirsin. Sorunlarımızı konuşalım, biz buna hazırız, Barış ve diyalog çağrılarına kıymet veriyoruz. Ama bu sorun sadece açıklamalarla çözülmüyor. Şiddetin sonuçlanmasını ve sorunun diyalog ile çözülmesi çağrısını yapıyor ama bu sorun tek taraflı değil, iki taraflı bir sorundur. Bir taraf biz, diğer taraf Türkiye devletidir. Daha önce de Amerikalı yetkililerin savaşın durdurulması ve tarafların masaya gelmesi konusunda çağrıları vardı. Biz bu tür çağrıların iki taraflı olmasını istiyoruz. Eğer Türkiye devleti hazır ise biz de hazırızdiyerek, sözüm ona barış yanlısı olduğunu göstermek isterken, kendilerini neredeyse bir devlet gibi göstererek Türkiye ile eş konumlamış.

            Gerçekten yüzsüzlüğün bu kadarına pes doğrusu. Öncelikle sanki ABD elçisinden arabuluculuk yapmalarını isteyen varmış ve ortada müzakere edecek bir masa kalmış gibi bu çağrıyı yapmasına neden olan gizli düşüncelerin ve güçlerin iyice bir araştırılması lazım. Bu geri zekalı diyemiyecem çünkü oda bir zeka göstergesi taşıyor, ahmağa sormak lazım. Senden böyle bir talepte bulunmanı isteyen oldu mu? Sen ABD olarak dünyanın her tarafında kirli emellerin ve vahşi emperyalizmin için milyonlarca insanın katline ve sürgününe sebep olurken, hangi kanlı terör örgütü ile masaya oturdun, koskoca bir devleti bir kanlı terör örgütü ile hangi amaçla masaya çağırıyorsun? Dünyayı bir kenara bırak, kendi topraklarında acaba böyle bir örgütün oluşmasına, desteklenmesine izin verir de sonra onlarla masaya oturur musun? Bu acaba gizlice destek verdiğin ve yıllardır Türkiye’nin ayağına dolanarak gelişmesine ket vuran, benim topraklarımdan geçerek gözümüzün içine bakarak helikopterle silah yardımı yaptığın örgütün sona yaklaşmasını gördün de yeniden böyle büyük bir belayı oluşturamam diye paniğe mi kapıldın? Ülkeme verdiğin silahların PKK ya karşı kullanımına sınır getirirken ve kendinden izin almadan kullanılmasını istemezken, şimdi milli silahlarımızla kesin üstünlüğün bize geçtiği ve esamenin okunmadığı ortamda yeniden rol çalmaya mı çalışıyorsun? Afganistan’dan, Irak’tan kaçtığın gibi, bu bölgeden kaçarken, yavruların pkk ve Suriye’de boğulacağını bildiğin ve kaçtığında bizim kucağımıza düşecek pyd için yasal zemin mi hazırlamaya çalışıyorsun? Çöküş süreci iyice hızlanan ve ağır kayıplar verirken, Kürt halkından beklediği desteği bulamayan, örgüte eleman kazandırma da yaşanan sıkıntıları aşmak için onu yasallaştırmaya ve karşımızda meşru bir güç mü yaratmaya çalışıyorsun? Bu gereksiz elçinin soruları daha da fazla uzatılabilir ama fazlasını yazmak da bizim onu meşrulaştırdığımız anlamına geleceği için bu kadarı yeterli.

            Diyalog ve barış çağrılarını isteyen, gerek Avrupa temsilcisi ve Kandil dahil Türkiye’yi masaya oturtmaya ve müzakere adı altında kendisini Türkiye Cumhuriyeti ile eş görüp meşrulaşmaya çalışan örgütün üst kadrolarına söylenecek sözlerimiz var.

            Öncelikle şunu kafana sokmanız lazım. Siz devlet değilsiniz. Savaş ve barış ancak iki devlet arasında olur. Siz devlet olmadığınız gibi insan haklarını savunan ve milletini temsil eden bir güç de değilsiniz. Siz 30 yılı aşkın süredir dağlarda sefalet içinde yaşarken, hükümetin çeşitli adlarla siyasi intiharı göze alarak sizi adam yerine koyması ve çözüm süreci adı altında masaya oturmasını bile hazmedemeyerek, sadece bir seçimde aldığınız sonuçla neredeyse ülkenin tek ve egemen gücü olduğunuz duygusuna kapılarak masayı neden devirerek, gerçek ve kanlı yüzünüzü ortaya koymanızın açıklamasını yapın.

            Sizin için her şey iyi giderken, insanlar huzur içinde yaşarken, esnafınız artan turizm ve iş potansiyeli ile refah çizgisini yükseltirken, biz o bölgede rahat dolaşamasak bile sizin temsil ettiğinizi söylediğiniz halkınız ülkemin her sokağında özgürce dolaşıp, konuşurken, iş kurup, kız alıp verirken, istediği üniversitede okuyup, istediği devlet kurumunda çalışırken, onlarca milletvekiliniz meclis koridorlarında ve davetlerde fiyaka satarken, insanınızın refah çizgisini yukarı çekecek kamu ve özel yatırımlar yağmur gibi yağarken hangi akılla birdenbire bir seçim başarısıyla masayı devirip, uykusundaki iki yiğidimi ensesinden kurşunladın? Çarşıdaki uzman çavuşumu alışverişte arkadan vurdun? Aslan Binbaşımı hangi vicdanla karısının ve kızının önünde şehit ettin? Şehirlere hendekler kazdın, barikatlar kurdun, binaları ve yolları tuzakladın, binlerce militanını eline silah verip şehirlere sokup, yüzlerce yiğidimin şehit, kendi militanların olan binlerce genç bedenin sefil bir şekilde toprağa düşmesine sebep oldun?

            Barış türküleri ve Türkiyelileşiyoruz diye bizi kandırırken, birdenbire gerçek yüzünüz ortaya çıktı ve öz yönetim safsataları altında şehirleri ele geçirmeye çalıştınız. Dört ayaklı kurulması planlanan Kürt Devletinin, Türkiye ayağını kurmak için, dış güçlerin maşası olmayı tercih ettiniz. Size destek veren bir kısım halk da olmak üzere, tüm vatandaşlarınızın huzurunu kaçırıp, onları evlerinden, işlerinden ettiniz ve arkanızda olabilecek muhtemel desteği dahi kaybettiniz. Size sevgi  ve dostluk ile yaklaşan Türk Devletinin iyi niyetini yanlış anlayıp zaaf ve acziyet olarak yorumladınız. Devletin halkını koruma adına en doğal hakkı olan ceberut yüzü ile tanışınca ne yapacağınızı şaşırdınız. Size insan muamelesi yapan, partisini, tabanını, halk desteğini kaybetme pahasına ülkenin dinamikleri başka yerlerde kalkınma için ivme kazandırsın diye sizinle masaya oturmanın zehir içmekle eşdeğer olduğunu bilen ve dile getiren bir lidere ve onun düşüncesine ihanet ettiniz. Hendeklerde, barikatlarda, lağımlarda boğuldunuz. Türk ve Kürt halkının nefretini kazandınız ve acımasızca kendi halkınızı bile yok saydınız. Ulaşılamaz dediğiniz Kandil de bombalar tepenize yağarken, korkudan kartal yuvalarınızı terk etmek zorunda kaldınız.

            Şimdi kalkmış sonun yaklaştığını görünce, daha birkaç ay önce adam yerine konduğunuz tek dönem olan devirdiğiniz masayı tekrar düzeltip oturmaya kalkıyorsunuz. Aslında sadece soluklanmak ve yeniden güç toplamak tek derdiniz. Adım adım, birer birer yok oluyorsunuz çünkü. Kaybettiğiniz halk desteğiyle tarih sahnesinden kazınacak, bina enkazlarına gömüleceksiniz.

            Bu saatten sonra o üzerinizdeki lağım ve hendek kokusu, elinizdeki barut ve kan izleri ile oturacak masanız, karşınızda bulacağınız muhatabınız yok. Bundan sonra sizinle masaya oturacak kim olursa olsun, birkaç ay içinde verdiğimiz, kahramanca omuz omuza vatan toprağı için savaşan yüzlerce şehidin kemiklerini sızlatacak, evladını toprağa verirken bile vatan sağ olsun diyecek kadar koca yürekli anaların, babaların ahından kurtulamayacaktır.

            Nitekim Cumhurbaşkanı ve Başbakan; sizi barındıracak tek bir bina, tek bir terörist kalmayana kadar mücadele devam edecektir dedi. Artık başka kapıya. Eğer istiyorsanız, siz ve destek verenlerinizle birlikte birkaç kilometre gidince sınırın öbür tarafında kucak açacak yerler var, orda çemkirmeye devam edersiniz. Burada sesiniz kesilecek çünkü.

            Yeniden görüşebilmek dileğiyle.11.04.2016



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Merzifon Yardımeli Derneğinden ziyaret..  
  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “34 Yaşında”..  
  İl Özel İdaresi Şanlı Türk Bayrağımızın bakım..  
  Vali Varol ve eşi koruma altındaki çocuklarla..  
  Hatuniye Mahallesi için seferber olundu..  
  Kaymakam köy muhtarları toplantısı yaptı..  
  Vali Varol, Kozlu Gıda’yı ziyaret etti..  
  Varol’dan, maden ocaklarına ziyaret..  
  Başkan Özdemir’in okul ziyaretleri devam ediy..  
  Funda Varol’dan Kültür Evine ziyaret..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.