24 Eylül 2017 - Pazar / 22:33
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

SİYASİ ÜSLUP VE SEVİYE!! YERLER DE…….

            Yaklaşık 45 yıldır siyaseti ve gündemi hasbelkader takip eden bir insan olarak, siyasi üslubun bu derece aşağılayıcı, yerlerde süründüğü bir seviye asla görmedim.

            Siyasetin en zor zamanlardan ülke ile beraber geçtiği 1960-1980 arasındaki dönemde, kanlı bıçaklı olarak siyaset yapıyor diye eleştirdiğimiz Rahmetli Demirel ile Ecevit arasındaki, en fırtınalı günlerde Demirel’in söylediği sözlere bir göz atalım isterseniz.

“Yollar yürümekle aşınmaz,

Gap'ı kimseye gap diye gaptırtmam.

İşiniz vardı da biz mi aldık? (12 temmuz 1969) (İş isteyenlere)

İşsizlikten kurtulmak istiyor musunuz ? takılın peşimize. (1991 genel seçimleri öncesi miting konuşmalarından)

Kırk günde kabak yetişmez.(1978 de CHP'nin 40 günde Türkçe bilmeyen öğretmenleri alıp öğretmen yapması için demiştir.)

Ağca hapishaneden nasıl kaçmıştır? Hapishaneler yol geçen hanına dönmüştür. Hapishanelerden pek çok kişi kaçmıştır.

Ege bir Yunan gölü değildir. Ege bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh, Ege bir göl de değildir.

Yazın biz Bulgaristan'dan elektrik alıyoruz. Kışın Bulgaristan bize elektrik veriyor.

Neresini sıksaydım? İngiltere ile ilişkilerin gergin olduğu bir dönemde yapılan bir görüşmede, Bülent Ecevit'in elini sıkmasının doğruluğunu kendisine soran gazetecilere cevaben )

Su mu daha değerlidir yoksa petrol mü? Tabi ki su daha değerlidir. Çünkü petrol içilmez, ama su içilir.

Türkeş Türk çocuğu, Ecevit halk çocuğu, Erbakan müslüman çocuğu da biz …... çocuğu muyuz?

Dört kaz teslim etsen, akşama üçünü kaybedip gelir (1980 öncesinde Bülent Ecevit’e),

Bulun 226 yı, düşürün hükümeti,

Demokrasilerde çareler tükenmez,

Dün dündür, bugün bugündür,

Benzin vardı, şeker vardı, şerbet yapıp biz mi içtik?

Güniz Sokakta Nazmiye ile tavuk besleyecek değiliz.

Yağmur yağdı da biz mi yağdırmadık? (kuraklıktan şikayet edenlere)

Memleket meseleleri bir parkta oturarak halledilseydi, çok büyük bir park yaptırır hep beraber içinde otururduk.

Binaenaleyh, öküzün altında buzağı aramanın manası yoktur.”

            Rahmetli Demirel’in hepsi bir ince zeka ve espri ürünü bu sözlerde inanın insan gülerken düşünüyor, ama karşısındaki insanı incitecek bir anlam bulamıyor. Keza Sayın Ecevit’in de sert mizaçlı olmasına rağmen, bundan fazla bir hakaret içeren söylemlerine tanık olmadık.

            Demirel 1980 darbesinden sonra yasaklı yıllar sonrasında, Turgut Özal için kullandığı ve hafızamıza kazınan “Çankaya’nın şişmanı” gibi( Kendisi merhum epey zayıf imiş gibi) sözlerin dışında ağır hakaretler pek kullanılmazdı.

            Fakat son yıllar da defalarca aldığı seçim yenilgilerini by pass etme adına ana muhalefet lideri, siyasete yeni bir üslup ile birlikte insan şahsiyetini yaralayan ağır hakaretler içeren bir siyasi söylem geliştirdi. Bu sert söylemlere diğer siyasi liderler de ayak uydurmakta ve aynı sertlikte karşılık vermekte sakınca görmediler.

           Bahtsız bedevi, kutup ayısı, şerefsiz,alçak, çukur, hırsız, müfteri gibi nezaket dışı söylemler artık iyice kanıksanmaya başladı.

           Bu kaybetmeye alışmış, karşıdakini diktatörlükle suçlarken koltuğuna yapışmış lider, son günlerde seviyeyi iyice yerlerde süründürmeye başladı.

         Bir bayan bakan hakkında, önüne yatmak gibi bir terimi, Türk Dil Kurumunda 17 farklı anlamı var diyerek savunup, bunu engellemek anlamında kullandığını söylese de, diğer anlamlardan birini içeren içeriği çağrıştırması nedeniyle özür dilemekten kaçındı. Buna bir kadına sus dedi diye ortalığı ayağa kaldıran partisinin bayan milletvekillerinden, tık bile çıkmadı.

         Bu sayın lider, bunun gazı ile seviyeyi biraz daha düşürerek partisinin grup toplantısında sokak kavgasında bile ağza alınmayacak şekilde, bu sefer “ evet bunlar altına yatmışlardır” deyiverdi.

          Bu söze tepki vermesi, utanıp yüzünü gizlemesi gereken partisinin bayan milletvekillerinin ayağa kalkarak liderlerini bir alkışlayışları vardı ki, evlere şenlik.

         Ha bu neyi gösteriyor? Demek ki siz bu nedenle kaybediyorsunuz ve kaybetmeye mahkûmsunuz. Bu ülkede sol tandanslı olunca, muhafazakâr kadına her şey yasak, ona her şey söylenebilir, hatta ona sövülebilir. Onun tek görevi, çocuk doğurmak, evinde oturup, ev işi yapmak, örgü yapmak, ne işi var mecliste diyorsunuz. Ama farkında değilsiniz ki, bu söylemler, küfürler yarın size de geri dönebilir, buna davetiye çıkarıyorsunuz. Yarın size söylendiğinde söz söylemeye hakkınız kalmamış olabilir.

         İşte millet bu sizin aşağılamalarınız yüzünden, yeni kurulan ve geçmişinden güç aldığı tabanı yüzde 18-20 leri aşmayan parti, 11 seçim üst üste % 50 ler civarında oy alarak sizi kaybetmeye mahkum kılıyor. İnsanların değerlerine saygı göstermeyi ve % 5 lik burjuvazinin yönettiği ülke olmadığını anlamadığınız sürece de bu böyle olacak.

        Bunlar yetmiyor gibi, sol tandanslı bir gazetenin bayan köşe yazarı, önüne yatmak terimini öyle bir savunuyor ki, gelin yazdığına bir bakın.

“Türkçe’yi doğru kullandığını düşünen her insan gibi “önüne yatmak” ve kahrolası seksist “altına yatmak” deyimlerini birbirinden ayırabiliyorum Allah’a şükür.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da bunu ayırt edebilen bir insan olarak bir bakana, hem de bir kadın bakana cinsellik üzerine kurulu olan altına yatmak değil, yukarıda örneklerini verdiğim tarzda bir gönderme yaptı.

         Ama tabii en çok da Reza Zarrab’ın önüne yatan bakana gönderme yapmak istemişti.”
          Bu sayın gazeteci bayan 8 Nisandaki yazısında, önüne yatmanın altına yatmak gibi seks ve cinsellik içeren bir kavram olmadığını ve bir kadın bakana bunu söylemesini, liderinin bunu ayırabildiğini Allah’a şükrederek yazıyor ve açıklayarak savunuyor birde.

         Altına yatmayı seks ve cinsellik olarak niteleyen bu kadın yazardan bu güne kadar bir kelime bile çıkmadı o yazısından sonra ve adeta görmemezlikten gelmeye devam ediyor. İnsan kendi yazdığı ile bu kadar çelişecek kadar kamuoyu önünde alçalabilir mi Allah aşkına.

         Nitekim o cenahta, 7 hazirandan sonra blok söylemleri ve iyi salladık kutlamaları yaparken, birdenbire dokunulmazlıkların kalkması konusundaki fikir ayrılıklarından sonra birbirlerine nasıl salladıklarını, nasıl ikircikli ve samimiyetsiz olduklarını rahatlıkla izleyebilirsiniz.

         Millet sizden artık bu seviyesiz söylem ve muhalefetinize bir son vermenizi bekliyor. Kaybetmeyi kabullenmek ve kazananı tebrik etmek bu kadar zor olmamalı.           Eğer kendinize çok güveniyorsanız, eskiden sine-i millet diye bir tabir vardı. Bir miktar milletvekilini istifa ettirin, erken seçim, ara seçim gibi alternatifleriniz var. Birkaç ay maaş almayıverin, yeniden sandığı koyun, herkes boyunun ölçüsünü alsın. Bu kadar basitleşmeye gerek yok.

          Yeniden buluşabilmek dileğiyle..18.04.2016



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol, Suluova Et Entegre Tesislerinde i..  
  Ahilik Haftası kapsamında İlçe Esnaflarına zi..  
  Maaşları Türkiye Kamu-Sen yükseltti, Memur-Se..  
  Sanayi sitesi esnaflarına Ahilik Haftası ziya..  
  MEB, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya..  
  Yol yapım ve asfaltlama tüm hızıyla sürüyor..  
  Belediye Başkanı Özdemir’e ilköğretim haftası..  
  19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı..  
  Amasya protokolü ve gaziler kahvaltıda bir ar..  
  Gaziler, destansı tarihimizin yaşayan abidele..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.