24 Eylül 2017 - Pazar / 22:35
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

GERÇEKTEN KARDEŞMİYİZ ?

Bu topraklarda bin yılı aşkın bir süredir beraber yaşamış ve bunun sonucunda kız alıp vermiş, ortak iş kurmuş, karşılıklı olarak otellerinde yatmış, caddelerinde yürümüş, okullarında okumuş, kahvelerinde oyun oynamış ve daha nicesini sayacağımız ve birbirine o kadar kaynamış iki halkın, yani Türk-Kürt kardeşliği zedelendi mi, yoksa son terör operasyonlarından sonra farklı ve daha kuvvetli bir şekilde yeniden ivme kazanır mı?

Öncelikle şunu belirtmek lazım. Bu ülke 1071 yılından itibaren bir Türk yurdu ve tarihteki 1000 sene boyunca çeşitli adlar adı altında 20 ye yakın Türk Devleti ve Beyliği kurulmuş, bu toprakların sahibi olduğunu iddia etmelerine rağmen kurulmuş bir Kürt Devleti yoktur.

Sadece 951 ile 1174 yılları arasında Şeddadiler denilen ve Ermenistan ile Arran arasında ki bölgede hüküm sürmüş bir Kürt Hanedanı kayıtlarda gözükmektedir. Ayrıca 1847 ile 1867 yılları arasında II. Mahmut Döneminde bir Bölgeye Kürdistan Eyaleti ismi verildiği, bunun da tarihçilere göre sadece coğrafi bir isimlendirme olduğu rivayet edilmektedir.

Bu konu benim yorumlayacağım veya netleştireceğim bir konu değil. Tarihçilere bırakmak, onların arasındaki ihtilafları çözecek oluşumları takip etmek lazım. Ama net olan şudur. Bu topraklar 1000 yıldır Türk toprağıdır ve Türk Devletleri tarafından yönetilmektedir ve öylede yönetilmeye devam edecektir. Ama bunun yanında diğer etnik ırklar gibi Kürtlerinde yaşadığı bir topraktır ve onlar öyle kabul ettiği sürece de kardeşliğimiz devam edecektir.

Eğer biz burada yaşıyorduk, sizden önce burada vardık diye orada Devlet kurma hakkı istenirse, o zaman diğer etnik gruplarda bu hakkı istemeye başlar ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve hükümetleri buna asla izin vermeyecektir. O zaman İstanbul’da 1453 e kadar Hıristiyan yönetimindeydi. Hala İstanbul’da binlerce Hıristiyan var, onlar isteyince onlara da mı bu devlet hakkını vermemiz gerekecek.

Ülkemizde en büyük mezhep olan Alevi kardeşlerimiz, hiçbir zaman böyle bir ayrışmanın ve kardeşliği bozmanın peşinde olmadılar. 1960 lar da Alevi kökenli siyasetçilerin kurduğu ve o kesime hitap etmeye çalışan TBP bazı illerde başarılı olsa da ancak 10 yıl kadar ömrü oldu ve siyaset sahnesinden çekildi. 1996 ile 1999 yılları arasında Barış Partisi adıyla kurulan ve yine Alevi kesime hitap etmeye çalışan bir parti ise girdiği seçimde milyonlarca Alevi kardeşimize rağmen sadece 80 bine yakın ve % 0.25 oy alarak siyaset sahnesinden çekildi. Çünkü Alevi kardeşlerimiz diğer siyasi partiler için de yer alıp, kamuda çeşitli görevlerde bulundukları, toplumun her kesimi ile iyi ilişkileri, kaynaşmış yapıları ve inanç-felsefe bağlamında insan ve hümanizm ekseninde yaşadıkları için, Türkiye Cumhuriyeti, Türk vatandaşları için her zaman bir güvence oldular. Üstelik 1970 ler de üzerlerine oynanan oyunlar, Maraş, Çorum, Sivas hatta Amasya gibi illerde düzenlenen provokasyonlara rağmen asla devlete ve millete küsmediler ve gerçek bir kardeşçe yaşamanın gereğini her zaman yerine getirdiler.

Burada aklıma takılan ve gelecekte olması muhtemel olaylar açısından ise kafamı kurcalayan olaylar var. Tamam; yıllarca Doğu ve Güneydoğu da yanlış siyasi uygulamalar, farklı hükümet politikaları yapılmış olabilir. Ben yıllarca Tunceli, Erzurum, Kars, Van gibi illerde yaşamış ve bu bölgenin birçoğunu gezmiş bir insan olarak, 1990 lı yılların sonuna kadar bu bölgede rahatça gezdim, askerlik ve öğretmenlik görevi yaptım. Öğrenci olarak okudum. Her köşesini rahatça gezdiğim, okuduğum, görev yaptığım ve gerçekten çok iyi niyetli, dindar ve misafirperver olan Kürk kardeşlerimiz, bizim bu kardeşlik söylemlerimize rağmen bu bölgede özerklik, öz yönetim veya federasyon adı altında Kürt- Türk ayrımı yapan bir partiye bir anda yöneldi ve 7 Haziran seçimlerinde altı milyon, 1 Kasım seçimlerinde ise beş milyon oy verdiler. Bizim onları gördüğümüz gibi onlar bizi kardeş görmüyorlar mı acaba? Ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı bile CHP ve MHP için Sivas’ın ötesine geçsinler de görelim derken, bir gerçeği de dile getiriyorlar. Çünkü iki parti de uzun süredir oralarda bulunan oy potansiyellerini kaybetmekte, siyasi çalışmalar yapmakta zorlanmakta. Ak Parti dışında neredeyse sıfır temsilcilik veriyorlar Türk kökenli partilere. Onların milletvekili, belediye başkanlığı gibi makamlara gelebilmesi neredeyse imkansız hale geldi.

Destek ve oy verdikleri partinin gerçek yüzünün Kürt halkının refahı olmadığı, o bölgenin parçalanması olduğu, silahlı terör örgütünün sözcüsü gibi davranmasına rağmen hala milyonlarca oy vermeye devam edecekler mi? Onlara oy vermenin, şehirlerini başlarına yıkan terör örgütüne dolaylı da olsa bir destek olduğunu ayırt edecekler mi? 1990 ların sonuna kadar olduğu gibi, biz onların batıda rahatça olduğu gibi okullarında okuyup, sokaklarında gezip, görev yapabilecek miyiz? Üstelik son 10 yıl da kendilerine verilen olağanüstü imtiyazlara rağmen, HDP nin Türk insanına karşı hazımsızlığına ortak olacaklar mı? Evlerini terör örgütünün elinden kurtarmaya çalışan ve bu uğurda gözünü kırpmadan canını veren kahraman güvenlik güçlerimize saygı duyacaklar mı? Çünkü o evlerin altında uzanan kilometrelerce tünellerden, oraya yığılan binlerce silahtan, binlerce ton patlayıcılardan haberdar olmamaları mümkün değil. Onları asla suçlayamam, çünkü tehdit altında bir şey yapma şansları yoktu, ama onlar için mücadeleyi yapan Devlete, Hükümete, güvenlik güçlerine saygı yerine HDP ye destek verirlerse, o zaman gerçekten kardeş olduğumuza inanmam zorlaşacak.

Onlar bir milletvekilinin söylediği, “Bingöl’ün dağları yerine tabiî ki Antalya sahilinde yaşamak istiyoruz” söylemine uygun olarak rahatça yaşarken, Bingöl’ün dağına gelen bir Türk kardeşinin rahatça görev yapması, o bölgede iş kurmasına yardımcı olacak mı? Onların orada çalışan birisine nasıl evlerini ve kucaklarını açtığını bilen birisi olarak bu kardeşlik sınavını geçmek nasip olur inşallah. Çünkü kaygım her şeyin güllük gülistanlık olduğu çözüm sürecin de dahi, o bölgeden gelen insanların, çalışanların, emniyet güçlerinin sıkıntılı bir dönem geçirdiği söyleniyor.

Yıllarca o bölgenin ödemediği elektrik parası bizden tahsil ediliyor. Onlardan alınmak istenince, tesislere saldırmalarını ekranlardan izliyoruz. Elektrik bizim topraklarımızdan üretiliyor, bizim hakkımız vermeyiz diyen siyasetçileri var. O zaman batılı siyasetçilerde, orada yetişmeyen ürünlerin parasını vermeyip, halkımız ayrım yapsın demeleri mi lazım bu mantığa göre.

Mecliste Kürtçe slogan atıp, Meclisi terörize eden ve kardeşi kardeşe kırdırmak adına silahlı terör örgütünün sözcülüğünü yapan HDP onların bir daha ki seçimde en büyük sınavları olacak.

Ben tekrar yaşadığım o Türk- Kürt kardeşliği sürecine, yaşanan tüm zorluklara rağmen geri dönüleceğini, yaşadıkları tüm sıkıntılara rağmen ülkesine, devletine, cumhuriyetine, vatanına ve Türk kimliğine sahip çıkan Alevi kardeşlerimiz gibi sağlam temellere oturacağına inanıyorum.

Yeniden buluşabilmek ümidiyle. 09.05.2016



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol, Suluova Et Entegre Tesislerinde i..  
  Ahilik Haftası kapsamında İlçe Esnaflarına zi..  
  Maaşları Türkiye Kamu-Sen yükseltti, Memur-Se..  
  Sanayi sitesi esnaflarına Ahilik Haftası ziya..  
  MEB, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya..  
  Yol yapım ve asfaltlama tüm hızıyla sürüyor..  
  Belediye Başkanı Özdemir’e ilköğretim haftası..  
  19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı..  
  Amasya protokolü ve gaziler kahvaltıda bir ar..  
  Gaziler, destansı tarihimizin yaşayan abidele..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.