24 Eylül 2017 - Pazar / 22:34
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

SOL TÜRKİYE’DE NEREYE EVRİLİYOR?

     Solculuk, iyileştirme arayan veya var olan sosyal hiyerarşiyi kaldırmak isteyen ve zenginliğin eşit dağılımını destekleyen politik hareketlere karşılık gelen terimdir.

     Emek-sermaye çelişkisinde emekten taraftır. İnsan merkezlidir, odağına din, ırk, milliyet, cinsiyet vb. kavramlar yerine insanı alır. Burada kastedilen istisnasız tüm insanlardır.

      Dünya literatüründe bu kavramlarla tanımlanan Sol acaba bizde bu tanımlamaların ne kadarı ile örtüşmekte veya son günlerde solun en büyük bir savunucusu olduğunu söyleyen bir parti tarafından nereye evrilmektedir.

      Bizde sol neredeyse zengin lümpenlerin, azınlık olmalarına rağmen çoğunluk üzerindeki tahakkümünü yitirmesi üzerine çıldırmakta, uzun yıllar önce kaybettiği iktidarı yeniden geri alamayacağı endişesi ile, istisnasız tüm insanları hedefine alıp onları savunması gerektiği halde, acımasızca kendisi dışında olan ve diğer tarafa oy veren halk kesimini aşağılamakta hiçbir sakınca görmemektedir.

      Yıllardır yalılarında, boğaz manzaralı köşklerde, apartman dairelerinde viskilerini yudumlayan iş adamları, köşe yazarları, ülke üzerindeki basın ve geçmiş yıllarda darbe şakşakçılığı ile birlikte oldukları ordunun, artık halk gerçeği ile birlikte hareket etmesi ve gerçekten siyasi çekişmelerin içinden sıyrılıp asli görevi olan iç ve dış tehditlere karşı konsantre olması, ellerindeki basının da artık sağ ve muhafazakâr kesimin de basına önem verip, kendi medyasını oluşturması ile düştükleri iktidar boşluğu ve üstünlük psikolojilerini kaybetmeleri ile çırpınmaya başladı.

      Bunun sonucu olarak da, söylem bazında demokrasi ve demokrasinin en önemli öğesi olan oy kavramını öne sürmelerine rağmen, kendilerine oy vermeyenleri demokrat olmamakla, cahil olmakla, kafası çalışmamakla, bir paket makarnaya satıldığını söyleyecek kadar seviyesizce eleştirmekle beraber, daha da ileri giderek bu insanlara bidon kafalı, koyun, satılmış yandaş, biatçi gibi daha ileri derecede hakarete varan ve insanı hiçe sayan söylemlerle saldırmakta hiçbir sakınca görmemektedir.

     Yıllar önce Erdoğan’ın bir çiftçiye söylediği “ananı da al git” lafını diline pelesenk eden solun savunucusu olduğunu haykıran ve bir başkasının kaseti üzerinden bir gün önce aday olmayacağım demesine rağmen ertesi gün genel başkanlığa adaylığını koyup seçilen parti ve lideri, geçtiğimiz yaz ve 1 Kasım seçimlerinde bütçe imkanları ile gerçekleşmeyeceğini bildikleri halde verdiği sözler, iktidar partisi tarafından üç ay içinde yerine getirilince, ananı al git lafının çok ötesinde analara saldırmaya başladı.

     Bir kadın bakan hakkında söylediği altına yattı, önüne yattı gibi söylemleri kullanmaktan çekinmeyen şahıs, işi daha da ileri götürerek onların aldıkları oy ve temsil derecesini önemsemeden, kendi oy oranını görmezden gelerek iktidarın, cumhurbaşkanının meşruiyetini sorgulayıp, ülkenin % 52 ile seçilmiş Cumhurbaşkanına faşist, diktatör gibi benzetmelerle yetinmeyerek, onun gönül bağı olan partisinin milletvekillerine, bizzat Millet Meclisinde kendi partisinin salonunda, pervasızca küfür ettirmekten geri kalmamış, kendisi ettirmedi ise bile edenlere müdahale etmemiş ve büyük bir zevkle seyretmiştir. Daha sonrasında ise yapılan eleştirileri bile duymazdan gelerek tasvip ettiğini de ortaya koymuştur.

     Erdoğan’ı, Ak Parti’yi, milletvekillerini ve ona oy verenleri seversiniz veya sevmezsiniz. Ama sol derki, “Emek-sermaye çelişkisinde emekten taraftır. İnsan merkezlidir, odağına din, ırk, milliyet, cinsiyet vb. kavramlar yerine insanı alır. Burada kastedilen istisnasız tüm insanlardır.”

    Yapılan tüm araştırmalar göstermektedir ki, Ak Parti’ye oy veren seçmen kitlesi daha çok kentlerin varoş kısımları, köy, kasaba ve ilçelerde yaşayan, orta ve alt gelir ve eğitim grubunda olan insanlardır. Yani tam da solun tarif ettiği gibi emek kesiminde bulunan insanlardır.

    İşte tam da bu nedenledir ki, solu temsil ettiğini söyleyen parti ve onun lideri, bu seçimlerde Ak Parti’ye oy vermiş % 49.5 ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy vermiş % 52 lik kesime saygı göstermek zorundadır.

      Zira bu insanlar gerek tek parti döneminde, gerekse daha sonra iktidarlara gelen ve benim de oy verdiğim sağ, muhafazakar ve milliyetçi partiler döneminde, boğaz kıyılarından aşağılayarak baktıkları ve yok saydıkları halkın kendini ifade ve temsil biçimi olarak gördükleri Ak Parti ve onun 14 yıllık liderine bağlılığını anlamaları ve kazanmaları mümkün değildir. Söylediklerinin tam tersine onları makarnacı, koyun, çoban gibi nitelemelerle daha da keskinleştirmekte ve kenetleştirmekte, saflarını daha da sıklaştırmalarına yol açmaktadırlar.

     Son Meclis grubunda yaptıkları toplu halde yaptıkları küfür korosu ise bu ayrımı adeta bir daha birleşmesine imkan vermeyecek derecede kesinleştiren bir hattın öte tarafında bırakmaktadır. Düşünsenize 14 senede defalarca seçim kaybediyorsunuz, aldığınız oy gerektiğinde sağdan ve muhafazakâr kesimden yaptığınız göstermelik devşirmelerle dahi asla % 25 in üzerine çıkmamakta, ona rağmen siz % 50 nin üzerinde oy almış bir lidere ve onun aynı orana yakın oy alan partisine ve milletvekiline ve destekçisi halka küfür etme cesaretini veya haklılığını buluyorsunuz.

     O zaman nerede sizin insana ve onun en kutsal hakkı olan verdiği oya yani demokrasiye, insan hakkına saygınız. Solun en kutsal değeri olan insana saygı ve sevginiz. Ha yani diyorsunuz ki biz size alenen Mecliste küfür ediyoruz, sizin de bize her platformda küfür etme hakkınız var.

     Asıl garipsediğim ve ayıpladığım görüntü ise, toplum olarak erkeklerin küfür etmesine alışığız da, tek sermayeleri sanırım boyalı sarı saçları olan o kadınların, adeta zevkten kendilerinden geçmişçesine, gülerek ve ellerini havaya kaldırarak o küfürlere eşlik etmeleri ve diğerlerinin anasının da bir kadın olduğunu unutup bu sefiller korsuna iştirak etmeleri. Sanırım onlar topluma,”bakın biz eşitiz, biz erkeklere küfrediyoruz, sizde gördüğünüz yerde bize küfretmenize izin veriyoruz” mu demek istediler acaba.

     Tabiî ki bunların hiç biri değil ama, geçmişi ihtilallerle ve kan dökmekle yakından tanışık bir partinin ve liderinin, kan dökmeden sistem değiştirmezsiniz demesi kadar garip bir durum. Sahi kimin kanını dökeceksiniz ve kim sizin kanınızı dökecek. Bu açıkça iç savaş ve başkaldırı çağrısı değil mi? Oysaki demokraside ve solda en kutsal kavram, insan ve onun verdiği oy. Ama siz bunu görmediğinize ve solu Türkiye’de burjuvaziye ve sermayeye evirdiğinize göre, desteği de hendek kazan arkadaşlarınızdan alırsınız. Gerçi o arkadaşlarınızın durumu da son operasyonlarla pek iç açıcı değil ama neyse kolay gelsin size. Sanırım son dersinizi biraz farklı veya acı vermek veya almak istiyorsunuz.

     Mevla’m görelim neyler, neylerse güzel eyler.

     Yeniden buluşabilmek ümidiyle.30.05.2016



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol, Suluova Et Entegre Tesislerinde i..  
  Ahilik Haftası kapsamında İlçe Esnaflarına zi..  
  Maaşları Türkiye Kamu-Sen yükseltti, Memur-Se..  
  Sanayi sitesi esnaflarına Ahilik Haftası ziya..  
  MEB, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya..  
  Yol yapım ve asfaltlama tüm hızıyla sürüyor..  
  Belediye Başkanı Özdemir’e ilköğretim haftası..  
  19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı..  
  Amasya protokolü ve gaziler kahvaltıda bir ar..  
  Gaziler, destansı tarihimizin yaşayan abidele..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.