20 Kasım 2017 - Pazartesi / 10:42
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

BEŞİKTAŞ VE BEŞİKTAŞ’LI OLMAK AYRICALIK DEĞİL…..

     Öncelikle bugün başlayacak olan rahmet, bereket, mağfiret ve kurtuluş ayı olan Ramazan-ı Şerif ayının tüm insanlar için hayırlı olmasını diliyorum.

     Asında bu ay dolayısıyla yazılarıma ara vermeyi, dolaylıda olsa kimseyi kırmamayı, incitmemeyi diliyordum. Fakat bu hafta içinde ekranlara gelen iki görüntü, bu zamana kadar yaptıklarımın ve yazdıklarımın gerçeği görme ve elimden geldiğince gösterebilme olgusunu daha ağır bastırarak askıya almama neden oldu.

     Önce başlığa geleyim. Neden Beşiktaş ve Beşiktaşlı olmak ayrıcalık değil. Son birkaç yılda stat inşaatı dolayısıyla maçlarını sürekli deplasman da oynaması, diğer büyük kulüplerin sahalarını vermekte isteksiz oluşları, buna rağmen son üç senedir şampiyonluk mücadelesi vererek, haksızlığa uğrayarak puanlarının katledilmesi taraflı tarafsız herkesin gönlünde Beşiktaş’a karşı bir sempati oluşmasına neden oldu.

     Fakat bu o kadar abartıldı ki, özellikle Beşiktaş taraftar grubu Çarşı’nın Gezi olayları içinde aktif yer alması, sanki onları birdenbire özgürlük savaşçıları haline getirdi. Çarşı her şeye karşı sloganı ile sosyal ve toplumsal eylemler düzenleyen bu grup, belirli bir kesimin sanki sözcüsü imiş gibi bir kesim medya tarafından ön plana çıkartıldı.

     Hâlbuki bu taraftar grubu yakın tarihte gazete arşivleri tarandığında, bizzat Beşiktaş başkanı tarafından “ Çarşı çok fazla kale alınmış” gibi haberlerle, bu grup ile arasının soğuk olduğu ortaya çıkacaktır. Çok değil 5-6 yıl öncesine kadar tribünlerin en olaylı grubu olarak nitelendirilen ve tribünlerden temizlenmeye çalışılan bu grup, özellikle sol tandanslı medya tarafından bu günkü konumuna getirildi.

     Ben bunları yazarken diğer takım taraftarları masum demiyorum. Galatasaray taraftarlarının öldürdüğü İngiliz ve Fenerbahçeli taraftarlar, Fenerbahçeli taraftarlarının yaktığı polis arabaları henüz yakın zamanda gündemimizde yer alan olaylar. Keza Beşiktaş tribününde öldürülen taraftarda halen hafızamızda yerini almakta. Bunları normal görmemekle beraber, dünyanın her yerinde olan olaylar olduğu ve grup psikolojisi ile yapılan olaylar olduğu için o farklı bir değerlendirme konusu ve bu tür olayları lanetliyorum.

     Benim asıl girmek istediğim konu ise, son şampiyonlukla Beşiktaş adeta sütten çıkmış ak kaşık gibi tepeye çıkarılmakta, diğer kulüpler özellikle Fenerbahçe ise yerin dibine sokulmaya çalışılmaktadır. 2011 yılında kimse unutmamalı ki, Aziz Yıldırım ile birlikte, Beşiktaş Kulübü Asbaşkanı, Teknik Direktörü ve Türkiye Kupasını kazanırken karşılaştıkları rakiplerinin futbolcuları tutuklandı. Fenerbahçe şike ile ilgili en büyük suçlu gösterilirken, teknik direktörü ve bir futbolcusu dahi tutuklanmazken, Beşiktaş teknik direktörünün tutuklanması balık hafızalarca unutuldu. Üstelik Beşiktaş belki bazıları jest sayabilir ama kazandığı kupayı götürüp şike nedeniyle federasyona geri verdi. Galatasaray’ın önceki yıllardaki olaylarını saymıyorum ama bir türlü kaydı bulunamayan milyonları, Trabzonspor hakkındaki iddialar bir anda yok sayıldı ve tüm iddialar temizlendi ve tüm ihale Fenerbahçe’ye kaldı. Üstelik Trabzon ve Galatasaray Yönetimleri bugün Alman Parlamentosunda Ermeni tasarısına kabul oyu veren Türk Milletvekilleri gibi Fenerbahçe’yi UEFA’ya ve tüm dünyaya şikayet etmeye ve Türk futbolunu karalamaya devam ettiler. Trabzon hızını alamadı ve beş senedir hala şikayetlerini sürdürüyor.

     Balyoz, Ergenekon gibi davalarda tüm basın birleşerek savcılarının kaçmasından sonra içerde bulunanların tahliye edilmesiyle kumpas kabul edildi, hepsi suçsuz ilan edildi. Fakat  ne hikmetse Fenerbahçe hakkında iddia düzenleyen savcıların kaçmasına ve Aziz Yıldırım’da tahliye edilmesine rağmen bu at gözlüklü, özürlü beyinler bunun Fenerbahçe’ye bir kumpas olabileceğini kabullenemedi. Üstelik Fenerbahçe o günden sonra şampiyon olup, ilk ikiden düşmezken Trabzonspor’un ise hali ortada.

     Bu olaylar esnasında, Fenerbahçe taraftarı gerekirse kurşunlayın talimatı verilmesine rağmen yürümesine ve davasını savunmasına rağmen, Beşiktaş taraftarı ortalıkta gözükmedi. Ama ne oldu, gezi ile birlikte Türkiye’nin yükselen yıldızı oluverdiler.

     Gelelim şampiyonluk maceralarına. Ben bir Fenerbahçe taraftarı olarak bu sene oynadıkları futbolla şampiyonluğu hak ettiklerini açıkça söylüyor ve tebrik ediyorum. Ama bu saygı duyduğumuz Büyük kaptanları Şeref ve Hakkı teması ile yürüttükleri, Şerefiyle, Hakkıyla temalı kampanyalarının çok da içinin doldurulmadığını söyleyebilirim. Bir çok maçta, ofsayt, faul, haksız penaltı ile kazandıkları maçlar bunun böyle olmadığını söylüyor. Ha Fenerbahçe’nin elle attığı golle aldığı şampiyonluğu, Galatasaray’ın en aciz durumdayken son 10 haftada geçen seneki müthiş!!! galibiyet serisi ile nasıl şampiyon olduğunu da unutmuş değiliz. Buda belki durumu nötrleyebilir. Ama futbolla ilgilenen herkes Fenerbahçe, Galatasaray’dan sonra bu sene eski Beşiktaş Kulübü ve şimdiki Federasyon Başkanı ile sıranın Beşiktaş’ta olduğunu size rahatça söylerdi.

     Bunları ben karnımdan atmıyorum. Geçmişte lisanslı futbolcu olarak oynamış, daha sonra futbol gözlemciliği yapmış, gözlemciliği sırasında yetişmesine katkıda bulunduğu isimler süper ligde en üst düzey düdük çalmış, abileri milli hakem olup en üst düzey liglerde maç yönetmiş, futboldan anlayan birisi olarak söylüyorum. Onun için kimse bana futbol dersi vermeye kalkmasın.

     Gelelim en başta yazdığım ve bu yazıyı yazmama neden olan televizyon görüntülerine. Pazartesi gecesi bir dizi de, karısını aldatan, karısı kendini aldatıp düşmanından çocuk sahibi olmuş, iş adamı kisvesiyle dizide oynayan birisi üstelik hala evliyken Beşiktaş stadının çimlerine yatıp, sevgilisine “Beşiktaş’ın şampiyonluğu adına beni affet Ayşe” diye bağırıyor ve oda ne hikmetse affediyor.

     Çarşamba gecesi bir başka dizi de ise, nedense gece seçilmiş bilmem ama, gece yarısı mezarlık ziyareti yapan bir mafya grubunun elemanları,  savcının, polisin mafyayla iç içe geçmiş görüntüsünün verildiği rezil bir dizide, kafasına sıkıp onlarca kişiyi öldüren ve adalete asla hesap vermeyen ve bunu normal bir olay gibi gösteren ölmüş bir mafya tetikçisinin mezarını ziyaret ediyorlar. Fakat o da ne, birdenbire koskoca Beşiktaş Kulübü Başkanı gece yarısı mezarlıkta bitiveriyor ve “ Sefer iyi bir çocuktu, iyi bir Beşiktaşlı idi” diyor. Sanki dizide olsa öldürdüğü onlarca adam bilmem ne çocuğu idi.

     Ya bu ne saçmalık, Beşiktaş Kulübü veya Başkanı reklam yapacak, sosyal olaylarda gözükecek diye, evli bir adamın sevgilisi ile gayrı meşru bir ilişkide stadını kullandıracak, hiçbir işi yokmuş gibi gece yarısı koskoca başkan mezarlıkta, onlarca kişiyi öldüren mafya üyesinin mezarını ziyaret edecek ve ona övgüler yağdıracak salya sümük ağlayacaklar.

     Gerçi o başkan, 20 yıllık eşinden boşandıktan sonra eski arkadaşının karısı,  bir futbolcunun eski eşi, eski bir oyuncunun sevgilisi ile magazin basınında boy boy görüntü veriyor(ben basının yalancısıyım) ama Beşiktaş’ın şanlı tarihi ile böyle bir reklama ihtiyacı yok, üstelik bu zor şartlarda şampiyonluğu ile herkesin gönlünde taht kurmuşken. Diğer kulüplerin olduğu gibi Beşiktaş ve Beşiktaşlı olmak bir ayrıcalık asla değil. Ha tabi Fenerbahçe ve Galatasaray gibi diğer kulüp başkanlarının eşlerinden boşanıp, kızlarından küçük kadınlarla evlendikleri ve göründükleri sahneler de hoş değil.

     Neyse bende Ramazan’ın ilk gününde böyle hoş olmayan konuyu daha fazla uzatmayım. Tekrar Ramazan dolayısıyla bu sıcak günlerde tüm oruç tutan kardeşlerimize sabır diliyorum

     Yeniden buluşabilmek ümidiyle. 06.06.2016



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Muhasebecilere e- uygulamalar ile ilgili semi..  
  Funda Varol öğrencilerle sinema etkinliğinde ..  
  Törenle büyükbaş hayvan dağıtım yapıldı..  
  Kuzubaşlı, Macit Zeren Fen Lisesi´nin, Türkiy..  
  Merzifon Yardımeli Derneğinden ziyaret..  
  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “34 Yaşında”..  
  İl Özel İdaresi Şanlı Türk Bayrağımızın bakım..  
  Vali Varol ve eşi koruma altındaki çocuklarla..  
  Hatuniye Mahallesi için seferber olundu..  
  Kaymakam köy muhtarları toplantısı yaptı..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.