24 Eylül 2017 - Pazar / 22:36
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

ISKALAMADAN, SADECE BİRLİK ZAMANI……

TBB, SAYIN FEYZİOĞLU VE DERİNDERE….

            15 Temmuz gecesi bu ülke bir uçurumun eşiğinden dönmedi. TBB Başkanı Sayın Feyzioğlu’nun da söylediği gibi, uçurumun dibine indi çıktı.

            Aslında bu yazıyı yazmamın sebebi de o gece katıldığı bir özel kanaldaki söyleşideki sözleri ile, o söyleşinin gündüz vakti TBB İl Başkan ve üyelerinin tam kadro katılımı ile yaptıkları, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Sayın Cumhurbaşkanına geçmiş olsun ziyaretindeki söylediği sözlerin aynı netlik ve yüksek perdede söylenmesi;  hala bu durumu idrak edememiş ve söylemlerini, dün bugün kavgası üzerine kuran ve bu ortamdan nemalanmak, prim yapmak ve ekranlarda olabilmek ve en iyisi benim diye diğerlerinin üzerinden ekran yıldızı olmaya kalkışanlara verdiği cevaplarla bir uzlaşma kültürünü ekranlara yansıtması, birlik beraberlik ruhu için verilebilecek en üst perdeden bir umut ışığı idi.

            Geçmişi aristokrat bir aileden gelmesine, gerek fiziki gerekse sözlerindeki seçicilik, aldığı eğitim ve bu eğitimini istese dünyanın her yerinde sergileyebilecek bir birikime sahip olmasına, sadece iki yıl önce ekranlarda yaşadığı karşılıklı tatsız olayın görüntüleri hafızamızda mevcut iken, gördüğü ve çoğunun yorumlayamadığı ve hala siyasi olarak temsil ettiği siyasi kanadın bir kesiminin bu olayı gerçek olarak algılamaktan yoksun olup, dincilerin bir kesimi diğer dinci kesime saldırıyor, yesinler birbirini sığlığını taşımalarına rağmen, geçmişi, yaşadığı ve yaşattığı tatsızlığı ve ülke, millet menfaatlerinin her şeyin üzerinde olduğunu, mantık ve tecrübe süzgecinden geçirdiği görüşlerini, halk ile cesurca paylaştığı için kendisine teşekkür ediyorum.

            Darbe gecesi daha olayların sıcaklığı ile ekranlardan halka çağrı yapan Cumhurbaşkanı, Başbakan, CHP ve MHP Genel Başkanları,  Gazi Meclis de bombalar altında temsil ettikleri halkın ve kurumun ruhunu yansıtan milletvekilleri, yayınını aralıksız sürdürerek halkın haber alma hakkı ile savunma refleksini sonuna kadar destekleyen medya mensupları ile birlikte Türk halkının kahramanca direnişi ile önlenen darbe girişimi veya ülkeyi işgal projeksiyonunun kırılmasında rol oynayan herkese sonsuz teşekkürler boynumuzun borcu.

            Bunlar tabiî ki yadsınamaz en önemli darbesavar girişimler ve çabalar. Ama önemli olan onu kalıcı hale getirmek ve sürdürülebilir uzlaşı ortamında ülkeyi en kısa zamanda kaos ortamından çıkararak, yeniden inşa edilen demokrasi sınavında geçmişe takılmadan geleceğe yönelen çabalara daha çok ihtiyacımız var.

            Bu konuda atılan ve belki de en önemli adım, muhalefet liderlerinin asla çıkmayız dedikleri Külliye’ye çıkmaları ve geçmişi silen tüm görüntülerle uzlaşma mesajlarını tüm halkımıza ve sonrasında Yenikapı Demokrasi ve Şehitler Mitingi ile taçlandırarak tüm dünyaya vermeleri idi. Bu ruha sahip çıkan Cumhurbaşkanı, Başbakan, Hükümet ve Muhalefet Liderleri ile milletvekillerinin, bu seviyeyi ve uzlaşıyı bozmak istemediklerini örnekleri ile görüyoruz.

            Örneğin 22 Ağustos Pazartesi günü yayınlanacak bu yazıyı yazdığım 19 Ağustos Cuma günü, Mecliste kabul edilen torba yasa teklifinde, muhalefetin temsil ettiği siyasi görüş ve seçmen görüşleri doğrultusunda itiraz ettikleri Belediyelere kayyum atanması, Hakkari ve Şırnak’ın il olmaktan çıkarılması ve rektörlük seçimleri gibi üç önemli konu bir anda yasa teklifinden çıkarıldı. Hükümet bu konudaki uzlaşı niyetindeki samimiyetini tam anlamıyla gösterdi.

Hatalar olabilir ve olacaktır da. Önemli olan toplumsal uzlaşının en acil ihtiyaç olduğu bu günlerde, halkın her şeyden çok ihtiyacı olan yönetenlerin ve temsil edenlerin birlik ve beraberliği. Bunun da geleceğimiz için ne kadar önemli bir ışık ve yönetsel yatırım olduğu ortaya çıkmaktadır.

Konumdan uzaklaşmadan, bu uzlaşının tabana yayılmasında tüm STK, İş dünyası, akademisyen ve diğer tüm oyuncuların bu tavrı benimsemesi, sahiplenmesi ve savunması, geleceğin güven ve liyakat eksenli inşasında itici güç ve desteksel öneme haizdir. Temel oturmadan, taban inşa edilmeden üzerine çıktığınız katların hiçbir önemi olmayacak çünkü.  

            Tekrar Sayın Prof. Feyzioğlu’nun bu doğrultudaki çabasının toplumdaki iki karşılığını incelemekte fayda var. Ekranda ısrarlı sorular, provakatif söylemler ve geçmişle hesap çağrılarına rağmen, nezaketini, üslubunu bozmadan gerekirse sesini yükseltmekten özenle kaçınması ve bilgi birikiminin buna yeterli olmasına rağmen, 15 Temmuzu yaşatacak seviye çizgisini korumaya karar vermesi, o tarz etken ve doğal lider konumundaki kişilerin bu çizgiye adapte olup sürdürmeleri açısından çok önemli bir ders verdi.

            Bu fevkalade örnek kadar, Sayın Feyzioğlu’nun şu sözleri de can alıcı nitelikteydi. Kendisinin gerek ziyaret, gerekse de ziyaret esnasında söylediği sözlerle ilgili aldığı eleştiriler, hakaretler ve tehditler olduğunu söylemesi canımızı bir o kadar yaktı. Zaten o ziyareti düzenlemek için 81 ilde karşılaştığı mukavemeti az çok tahmin edebiliyoruz, ama bunun orada söylediği gibi sıkıntıları toparlayarak geldik itirafı, gerek milliyetçi muhafazakar, gerek benim diyen bir demokrattan daha fazla olduğuna inandığım insanı sevgi ve adalete dayanan demokratlık anlayışına sahip olmam hasebiyle derinden üzdü ve yüzündeki acı ve sıkıntıya ortak olmak ve bunu yansıtmak amacıyla paylaşmak ve paylaştırmak yerelde olsa bu köşemde bir görevdi benim için.

          Günlerdir hiçbir kanalda, hiçbir konuşmacıyı kaçırmadan ve hiçbir ayırım gözetmeden onlarca programdaki yüzlerce konuşmacının dışında farklı bir tavırdı bu. Aynı şeyleri söylüyormuş gözükseler de, “ben önceden söyledim, uyardım, haklıydım, aldanmadım kibri”, geçmişteki suçlarını düşünmeden örtbas tavrı içinde olan itirafçılar, tam ve tek anlamıyla olmasa da Balyoz, Ergenekon gibi kumpaslara yol açan ve zemin hazırlayan ve bunların gizli gündemi ile desteklenmesini sağlayan bazı eski askerlerin, demokrasiyi ve laikliği önceki dönemlerde sadece türbana bağlayan tutumları dışında bir örnek tavırdı bu.

        Sayın Feyzioğlu’nu yandaş diye eleştirmek, hakaret ve tehdit etmek kime ne kazandıracak. Sayın Cumhurbaşkanı’nın açıkça ifade ettiği bir gerçek olan, o gece meydanlarda tanklara, darbeye karşı duranlar orta halli halk çocuklarıydı. Aydınlar sahada yoktu. Sahaya televizyon ekranlarından inen aydınların yapacağı ise tek şey, Sayın Feyzioğlu’nun gururlu, onurlu, milletin bekasını kendi karizmasının önünde tutan söylem ve eylemlerine destek vermek. PKK ya destek bildirisini kandırıldık, okumadan imzaladık diyen akademisyenlerin, halkın tarihe not ve örnek düşecek direnişinde de yanlarında olmayı bilmek. İşte o zaman gerçekten seviye ve uzlaşı kültürünü asla kaybetmeden devam ettirebiliriz. Bir süre sonra kaybolmayacak, ebedi birbirimize ihtiyacımız var.

         Bu  arada Sayın Feyzioğlu’nun çizgisini İlimiz de aynı başarı çizgisiyle devam ettiren, Amasya Baro Başkanımızın Facebook’taki Cumhurbaşkanı ile ziyaret esnasındaki ve Demokrasi Mitingindeki fotoğraflarını cesurca paylaşımındaki, tatil fotoğrafının bile altındaki yüzlerce beğeniyi esirgeyen, korkan veya entelliğini kaybetmek sanan, dinci dinciyi kırsın tavrından kurtulması gereken ilimiz aydınlarına da eleştirim.

         Halbuki Sayın Baro Başkanı Derindere, 40 yıldır tanıdığım sokağımızın çocuğuydu ve öyle de kaldı. Geçmişte Chp İl Başkanlığı yapmasına rağmen, halen yürüttüğü Baro Başkanlığının sadece elit bir zümrenin temsilcisi olmadığını kanıtlarcasına, gerektiğinde en ağır eleştirileri çekinmeden yapabilirken, memlekete yönelik tüm hain saldırılarda belki bende dahil milliyetçi muhafazakar geçinen bir çok insan fal, çiçek, böcek paylaşırken, lanetleyerek şehitlere rahmet mesajlarıyla anında tepkisini ortaya koyan bir cesur yürek olduğunu her zaman ortaya koydu. Kendisini yürekten kutluyorum.

          Vatan sadece biz milliyetçilere ve muhafazakarlara emanet değil. Emaneti üzerine alan bu iki demokrat yüreklere de ne kadar ihtiyacımız olduğu ortada. Dilerim ebedi barış ve kardeşlik içinde yaşayacağımız nice günlere kavuşabilmek ve yeniden görüşebilmek dileğiyle…22.08.2016

 



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol, Suluova Et Entegre Tesislerinde i..  
  Ahilik Haftası kapsamında İlçe Esnaflarına zi..  
  Maaşları Türkiye Kamu-Sen yükseltti, Memur-Se..  
  Sanayi sitesi esnaflarına Ahilik Haftası ziya..  
  MEB, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya..  
  Yol yapım ve asfaltlama tüm hızıyla sürüyor..  
  Belediye Başkanı Özdemir’e ilköğretim haftası..  
  19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı..  
  Amasya protokolü ve gaziler kahvaltıda bir ar..  
  Gaziler, destansı tarihimizin yaşayan abidele..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.