24 Eylül 2017 - Pazar / 08:04
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

CERABLUS’A NEDEN GİRDİK!!!!!

EN İYİ SAVUNMA HÜCUMDUR…….

            Ülkemiz, son birkaç yıldır içerde 2012 MİT krizi, ardından Gezi Kalkışması, 17-25 Aralık operasyonu, 24 kaın da Rus savaş uçağının düşürülmesi, ülkemizin çeşitli kentlerinde yüzlerce cana mal olan işbirlikçi taşeron terör örgütlerinin bombalı eylemleri, ülkemizin doğu ve güneydoğu illerinde başlatılan özyönetim saçmalığı altında hendek ve pkk kalkışması ve nihayetinde 15 Temmuz gecesi yaşanan kanlı darbe girişimi nedeni ile yaşanan gelişmelerle kabuğuna çekilmek, gücünü ve enerjisini iç çekişmelerle tüketirken, 100 yıl önce bir İngiliz ve Fransız tarafından masa başında cetvelle çizilen  Sykes-Picot anlaşması ile yeniden çizilirken, masa başında ve sahada söz sahibi olma hakkı elinden alınmak istendi ve bunda da büyük ölçüde başarılı olundu.

            Arka arkaya bitmek bilmeyen iç ve dış işbirlikçilerinin gerçekleştirdiği bu hain saldırılar sonucu, yüzlerce şehir verdik, çok büyük oranda gücümüzü ve enerjimizi bu olaylar esnasında iç sıkıntıların giderilmesi için harcadık ve güney sınırımızda yaşanan olaylara fazla  müdahil olamadık.

            Birkaç yıldır milyonlarca Suriyeli mültecinin savaştan kaçarak akın ettiği ülkemizin sınırları dışında gelişen olaylar müdahil olmasını engellemek için, en son Rus savaş uçağının düşürülmesi ile Türkiye, sahaya yerleşen Rusya ile bir çatışma ortamına sokulmak istendi ve oluşan kriz ile adeta Suriye hava sahası fiili olmasa da oluşacak çatışma riski nedeniyle bize gayri resmi olarak kapatıldı.

            Dünyanın onlarca ülkesinden, binlerce asker bırakın sınırları olmasını, belki hiç hayatlarında yerini bile bilmedikleri bir ülkenin içinde demokrasi getireceğiz diye kanlı bir oyunun parçası olarak, oluşacak yeni harita ile etrafımızı adeta bir ateş çemberi ile çevirerek, daeş ve pkk denilen soysuzların işbirliği ile sınırımızda, önce daeş denilen devşirme örgüte ve onların adrese teslim olarak pkk ya terk ettikleri topraklarla sınırımızda bir devlet oluşturulmaya başlandı.

            Kuzey Iraktaki Kürt bölgesinden sonra, Suriye’nin kuzeyi ve bizim güney sınırımız olan topraklarda kantonlar adı altında Kürt koridoru kurarak, buradan İran ve ülkemizin güneydoğusunu içine alacak 4 ayaklı bir Kürt devleti oluşturulması ve nihayetinde ülkemizin iç savaşa çekilerek, bu planın tamamlayıcısı olacak hain 15 Temmuz darbe girişimi sahneye konuldu.

            Sporda bir felsefe vardır. En iyi savunma hücumdur denir. İşte tamda ona uygun olarak, Cumhurbaşkanının feraseti başta olmak üzere, kahraman milletimizin üstün gayreti, polisimizin kahramanca direnişi ve darbe karşıtı olan askerimizin dirayeti ile bu girişim püskürtüldü ve ülkemizde siyaset, ordu, polis ve millet ile birlikte önce darbecilere, sonrada dış şer odaklarına karşı  saldırı başlatıldı.

            Önce içeride bu kalkışmanın ayakları tespit edilip, derhal yargı kanalı ile operasyonlar sürdürülürken, dünyada hiçbir devletin başaramayacağı şekilde darbe girişiminin yarattığı ağır manevi tahribata rağmen Türk Ordusu, binlerce yıllık geleneğinden aldığı güç ile Suriye topraklarına Cerablus üzerinden girerek, nasıl 40 yıllık devlete sızma girişimi 20 saati bulmadan darmadağın edildiyse,  Suriye operasyonu ile de 100 yıllık planı uygulamaya koyan haçlı ve kürt halkını asla temsil etmeyen pkk-pyd dene aşağılık örgütün planlarını 12 saat içinde alaşağı etti.

            Amerika’nın üç yıldır yapmamızı engellediği operasyon, her şeye rağmen gerçekleştirilerek güney sınırımızın tamamen kapatılarak bir pkk-pyd koridoru kurulması ve İslam dünyası ile bağımızın kopartılması engellendi, aynı zamanda ise orada yeni kazanımlarla oluşturulacak güvenli bölge ile, hem yerli halkın özgürce yaşamasının, hem de üç milyon ülkemizdeki mültecinin barış içinde yaşayacağı bir alan oluşturularak onların sefaletine son verilmesi için çok büyük bir adım atılmış oldu.

            Bu cesaretli dönüşüm, Sayın Başbakanımızın belirttiği gibi “düşmanlarımızı azaltacağız, dostlarımız artıracağız” felsefesinden hareketle, Rusya, İran, İsrail gibi bölge ülkeleri ile ilişkilerimizin yeniden onarılması, Suriye’de geçici çözüm için belirli bir ışık yakılması, Mısır ile verilen dostluk mesajlarının ardından, Türkiye’nin bölgesel bir güç ve lider ülke olarak sahaya geri dönmesi, hem içeride hem de dışarıda bazılarının huzurunu kaçırdı.

            Gerek ABD gerekse de AB ülkelerinin çıkmayan sesi, son birkaç gün içinde acil ve seri ziyaretlerle adeta feryat halinde çıkarken, benim asıl sözüm içerideki onların işbirlikçisi entel görünümlü felaket tellallarına. Bizim içerideki siyasi sözcüleri olan eşbaşkanı gibi hep bir yerlerini bir yere dayamaya alışmış kalleş pyd nin eş başkanı Salih Müslim ağzıyla, neymiş efendim Türkiye neden Cerablus’a girmiş, Suriye bataklığında boğulacakmışız, kan gölünde kalacakmışız gibi söylemlerle maneviyat cellatlığına başladılar.

            Düne kadar bizi daeş e yardım ve yataklıkla suçlayan bu aşağılıklar, şimdi biz daeş i ininde vurdukça, onlar daha acı içinde bağırmaya başladı.Asker, polis şehit olacakmış da, binlerce insan zarar görecekmiş de bunun önüne geçilmesi lazımmış.

            Sanki ortalık güllük, gülistanlık ta, hiçbir terör olayı olmuyormuş, biz birdenbire çok sakin yaşayan bir ülkenin topraklarını işgal ediyormuşuz pozisyonu oluşturulmaya çalışılıyor.

            Merak etmeyin beyler, bundan 32 yıl önce ilk pkk eylemi gerçekleştiğinde, biz bunların ayakkabı numarasını bile biliyoruz diyen dar görüşlü basiretsiz yöneticiler yüzünden, ülkemiz on yıllardır binlerce şehit verdi ve binlerce vatandaşımızı ise kaybettik.  Sanki bu olaylar yeni oluyormuş, daha önceden böyle şeyler yokmuş gibi gösterenler, şu an sınırımızı kevgire çeviren bu kalleşlerin elindeki, daeşle savaş bahanesi ile verilen ve bizim vatandaşımıza yönelen silahlar bir baksın.

            Hükümet çözüm sürecindeki iyi niyetinin ve hatasının, pkk nın daha güçlü olarak ve kırsaldan şehirlere doğru yerleşmesiyle sonuç verdiğini görerek, artık teröristle değil terörle savaşılacağını, hattı müdafaa olmayıp sathı müdafaa olacağını açıklayarak, bunlara yatağında boğarak bataklığı kurutmak üzere harekete geçti ve bu yoldan dönüş artık yok.

            Merak etmeyin, bizim asker ve polisimizin göreve başladığında ettiği yeminde, gerektiğinde vatanı için canını bile gözünü kırpmadan vereceği yazıyor. Kahramanlarımız ve aileleri de bunu aynen uyguluyor. Halkımızın da yüreğinde böyle bir yemini olduğunu, 15 Temmuz gecesi bütün dünya gördü. Herkes bu yeminine sadıktır emin olun.

            Facebook ta çok hoşuma giden ve bizi yansıtan bir paylaşım  görmüştüm. “ Dünya da savaşa giderken, düğüne gider gibi olan bir millet varsa, onun adı Türk Milletidir” diyordu.

            Canımız yanacak, kan içip kızılcık şerbeti içtik diyeceğiz, belki bir çok ocağa ateş düşecek ama, tek bir gerçek olan vatanımızda bundan sonra bu soysuzlar geleceğimiz olan yavrularımıza bu kadar kolay ilişemeyecek artık.

            Onun için diyorum ki, en büyük savunma hücumdur.NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE.

                        Yeniden buluşabilmek ümidiyle. 05.09.2016

            



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol, Suluova Et Entegre Tesislerinde i..  
  Ahilik Haftası kapsamında İlçe Esnaflarına zi..  
  Maaşları Türkiye Kamu-Sen yükseltti, Memur-Se..  
  Sanayi sitesi esnaflarına Ahilik Haftası ziya..  
  MEB, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya..  
  Yol yapım ve asfaltlama tüm hızıyla sürüyor..  
  Belediye Başkanı Özdemir’e ilköğretim haftası..  
  19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı..  
  Amasya protokolü ve gaziler kahvaltıda bir ar..  
  Gaziler, destansı tarihimizin yaşayan abidele..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.