19 Kasım 2017 - Pazar / 13:36
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

ŞEHİDİMİN MAĞDURİYETİNİ GÖRMEZDEN GELEN SÖZDE MAĞDURLAR…..

     Bu yazıyı yazdığım 14.10.2015 Cuma akşamı, iki ayrı kanalda iki tartışma programını ard arda izledim. Bunlardan birisi, 15 Temmuz gecesi yaşanan o hain saldırı sonucu şehit olanların aileleri, diğerinde ise bu darbe gecesinin planlayıcısı ve uygulayıcısı olan kesimin, çeşitli nedenlerle ve isimlerle operasyonlar düzenlediği ve hapse attırdığı, sonra ise sanki kahraman ilan edilen bir eski subay konuşuyor.

     Öncelikle, bu darbe ve hain saldırı gecesi şehit olan tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, gazi kardeşlerimize şifa, dik ve vakur duruşları ile evladını bu vatan uğruna kaybetmenin gururunu yaşayan ailelerine ise sabır diliyorum.

      Şehit anne-baba ve kardeşleri; evlatlarının o gece hiç tereddütsüz, üzerlerinde pijama ve terlik ile sokağa çıkışlarını, çıkmadan önce iki rekat şehadet namazı kılıp, sonra ise hepsinin üzerine basa basa söyledikleri gibi en büyük istekleri olan şehitlik mertebesine nasıl ulaştıklarını anlatırken, insanın gözyaşlarına boğulmaması mümkün olmuyor.

      Bir baba, tek erkek evladının şehit olduğunu, şehidin oğlunun da bu vatana feda olduğunu, kendisinin de feda olacağını; bir şehit annesi evladının en büyük isteğinin şehitlik olduğunu, onun bu makama eriştiği için yüreği acısa da asla üzülmeyeceğini, kendisine bu onuru yaşatan oğlu ile gurur duyduğunu, kendisine de nasip olmasını çok istediğini, bir şehit kardeşi olan bir gazi ise, abisinin şehit olmasını kıskandığını, kendisinin olmadığı için üzüldüğünü, yine bir şehit babası 4 evladı olduğunu, bir tanesinin şehit olduğunu, diğerlerinin ise gözü kapalı ve bin defa daha olsa düşünmeden sokağa çıkıp, şehit olmak için çaba göstereceklerini ve daha nice insanı hıçkırıklara boğan anılarını ve duygularını anlatıyorlar.

     Bu insanlarla gurur duymamak, bu milletin bir ferdi olmanın nasıl yüce ve asil bir duygu olduğunu anlamamak mümkün mü?

     Bu şerefli vatan çocukları ve aileleri, bir ulvi gaye için ölümün nasıl göze alınabileceğinin, elinde bir taş bile olmadan nasıl savaş canavarlarını durdurduğunu ve ülkeyi uçurumun nasıl dibe çıkardıklarının destanını yazdılar adeta.

     Öbür kanalda ise, FETÖ ortaya çıktıktan sonra adeta birer kahramana dönüşen ve Kemalist olma dışında neredeyse bir özellik ortaya koymayan ve her gece ekranlarda yıllarca aşağıladıkları Türk Milletini kaldıkları yerden aşağılamaya devam eden kumpas mağduru! Bir subayı dinliyorum.

     Askeri Liselerin kapatılması üzerinden hükümete saydırmakla yetinmiyor, gazını alamayıp birinin reis demesi üzerinden % 52 oy almış ve milletin oyuyla 14 seçim kazanmış Devlet Başkanını aşağılar biçimde, “benim aklıma reis deyince sadece Temel Reis geliyor “diyerek, sözüm ona ulusalcıların ulusal kahramanı olma yolunda zirve yaptığını düşünüyor.

     Bu insana demezler mi o zaman? Senin o savunduğun askeri liselerin neredeyse tamamına yakını, 30 senedir  FETÖ çetesi tarafından çalınan sorularla o okullara sokulmuş binlerce hak yiyen insanın okuduğu okullar değil mi? Onlara ait olmayan binlerce öğrencinin ise çeşitli nedenlerle okuldan atıldığı veya uzaklaştırıldığı okullar değil mi? Tamam hepsi mutlaka böyle değil ve mükemmel insanlar da yetişti ama o okuldan yetişenler son 50 yıl içinde 4 defa darbe yaparak, halkın isteğini çöpe atanlar değil mi? Açık kaldığı takdirde yeniden başka kanallardan sorular çalınarak yeniden aynı zihniyetin oralara sahip olabilme şansı yüksek değil mi? Ne acele ediyorsun. Biraz bekle şu temizlik yapılsın, ortalık yatışsın belki başka bir formülle tekrar hizmete girebilir ve yine eskisi gibi milletine kurşun sıkan hain değil, ecdadının bayrağını yukarıya taşıyan kahraman subaylar yetiştirmeye devam eder.

     Zaten sen ve senin gibiler değil mi FETÖ nün oraya sızmak isteği ve masum insanların bu sayede kandırılıp, dini duyguları istismar edilerek başka türlü bir canavara dönüştürülme sebebi. Hep millete tepeden bakan ve milletin değerleri  ile alay edilip, bu insanların önünün açılma sebebi.

     1984 yılında 20 ay er olarak askerlik yapmıştım. İnanın komutan görecek ve kızacak diye, sabah namazının abdesti ile yatsı namazını kılmak zorunda kaldığımız günleri hatırlamak içimi acıtıyor. Kamusal alan maskesi altında insanların kıyafetleri ve değerleri aşağılanıp, alaşağı edilmedi mi? Şehit anasının kameralar karşısında elini öpüp, sonra başörtülü diye oğlunun bile düğününe alınmadığı orduevleri günleri hatıralarımız da hala yaşıyor. Size yaranmak için, askeri personelin bir kısmı eşinin başını açmadı mı görev yapabilme uğruna. Tabii ki hepsi öyle değil, ama bu tip uygulamalar insanların canının yanmasına ve yüreğinin kanamasına çok neden oldu.

     Ülkesi için bir saniye düşünmeden canın veren, paletlerin altında ezilmeyi göze alanların olduğu bu ülkede, içinizden bir tanesi vatanı için şehit düşen subay kardeşinin cenazesinde kim için ölüyor bunlar diye tabutları dövmedi ve kameralar önünde omzundaki yıldızları neredeyse yok saymadı mı?

     Lütfen herkes haddini bilip, o şehitlerimizin aziz hatırası uğruna kahramanlığını ve fikirlerini başkalarını incitme üzerinden sergilemeye kalkmasın. Bu ülke milletindir sizi değil.

     AKADEMİSYENLERİN İHANET TUZAĞI……

     Yine bir başka haber üzerinde çok durulması gereken bir konuyu gözler önüne serdi. Her meslek gurubu, kendisinin en önemlisi olduğunu zanneder ve bazıları ise toplumda bu bağlamda yer edinmiştir.

     Bir bankanın usulsüz olarak açılan hesaplarla denetimden nasıl kaçırıldığı ve ne yazık ki bunu da saygın akademisyenler eliyle yapması, insanı dehşete düşürüyor. Malum bankaya iki gecede beş bin akademisyen üzerinden beş milyar TL, yani devletin bile ha deyince bulamayacağı( 1.5 milyar dolar) bir rakam yatırılıyor. 4 bin TL maaş alan bir araştırma görevlisi 42.5 milyon lirayı nereden buluyor da bankaya yatırıyor. Hadi bu para himmet veya benzeri adla bulunmuş olsun bu oyuna alet olmak onurunu hiç mi incitmiyor? İnsanlar salak mı sanılıyor veya hiç ortaya çıkmayacağı mı düşünülüyor acaba. Unutulmamalı ki, gerçeklerin mutlaka bir gün ortaya çıkma gibi bir huyu vardır.

      Düşünsenize iki gecede 197 bin hesap açılıyor ve bankaya 18 milyarlı bir kaynak aktarılıyor. Sonrada malum parti, bu kadar insanı nasıl tespit ettiniz, bir gecede bir milyon mağdur yarattınız diye feryat ediyor. Demek ki mağdur olan bu 18 milyarı devlete giden, kapatılan 100 bin hesabın yerine 197 bin hesap açan kişiler ve aileleri. Üstelik bunların beş bin tanesi de en önemli ordu olan eğitim ordusu neferleri. Demek ki, pkk adına bildiri imzalayan 1100 akademisyende boşuna değilmiş. Birbirlerini teselli ederler artık.

      Gariban simitçi hayatını kaybetmek için bir saniye bile düşünmezken, bunların yaptığı bu ayak oyunları hiçbir şey ile açıklanamaz. Binlerce Devletinin yanında, eğitimin ve milletin emrindeki eğitimcilerin önünde saygıyla eğilirken, aşağılık yüzlerini bir maske ile kapatıp akademisyen veya başka bir meslek kılığındaki dolaşan insana da en ağır ifadelerle eleştirmek hakkı bu milletindir sanırım.

      Dilerim bu operasyonlar esnasında eğer varsa gerçekten mağdur olanların bir an önce hak ve hukukuna kavuşmasını dilerken, diğer yanda mağdur edebiyatı ile gerçek suçlarını örtmeye kalkan, bu yapının mağdur ettiği  milyonlarca insan dururken, bu mağduriyeti yaşatanların hukuk içinde sorgulaması yapılırken, mağdur edebiyatı ile o şehit ve gazi aileleri ile 80 milyonluk Türk halkının mağduriyetini görmezden gelip borazanlık yapanlarında aklını başına alması dileğiyle…..

      Yeniden görüşebilmek ümidiyle….17.10.2016



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Merzifon Yardımeli Derneğinden ziyaret..  
  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “34 Yaşında”..  
  İl Özel İdaresi Şanlı Türk Bayrağımızın bakım..  
  Vali Varol ve eşi koruma altındaki çocuklarla..  
  Hatuniye Mahallesi için seferber olundu..  
  Kaymakam köy muhtarları toplantısı yaptı..  
  Vali Varol, Kozlu Gıda’yı ziyaret etti..  
  Varol’dan, maden ocaklarına ziyaret..  
  Başkan Özdemir’in okul ziyaretleri devam ediy..  
  Funda Varol’dan Kültür Evine ziyaret..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.