24 Eylül 2017 - Pazar / 22:35
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

DARBE GİRİŞİMİ VE EĞİTİMCİ

     Son günlerde Sayın Kılıçdaroğlu, sık sık verdiği demeçlerle neredeyse darbeye katılan veya bir şekilde katkıda bulunan tüm insanları, mağdur olarak ilan etmeye ve salıverilmelerini istemeye başladı.

      Bir gazetenin manşetinde, FETÖ cü darbe girişiminin belki de en önemli yasal dayanağını oluşturacak bylock isimli iletişim ağını, delil olarak kullanılmayacak şekilde sulandırma çalışmalarını ibretle izliyoruz. Neymiş efendim, bu tek başına bir delil olamazmış da, bu 16 Ocak tarihinden itibaren kullanılmıyormuş da, bunu üreten kişi böyle bir amaç için üretmemiş de diyerek işi cıvıtmaya başladılar.

      Bir kere bu bylock isimli iletişim programı, isteyen herkes tarafından indirilemiyor. Yüklemek için birkaç kişinin kefil olması gerekiyormuş. Ayrıca buraya üç aşamalı şifreli olarak girilmesi gerekiyor ve nedense sadece bu oluşum içinde olanların kullandığı bir iletişim ağı.

      Siz böyle bir iletişim ağını neden kullanmak istersiniz, neden gizli tutar ve herkese açık olmaz, neden yükleyebilmek için mutlaka birkaç kişinin size kefil olması gerekir. Madem ticari amaçla üretilmiş, neden hiç reklamı bir yerde yapılmaz. Ki darbe girişimi gecesi, neredeyse tüm iletişim bu ağ ve devamı ağ üzerinden yapılmışken, neden böyle bir çarpıtma yapılır anlamak güç olmasa gerekir. Üstelik bu sistemin sahibi Türk ismini değiştirerek Amerikan vatandaşı olmuş ve Amerikan ismi almış, neden acaba?

      Bu açıklama üzerinden, gelelim yeniden Sayın Kılıçdaroğlu’nun son zamanlarda her yerde yüksek sesle dillendirdiği mağdurlara.

     Sayın Kılıçdaroğlu, gariban öğretmenleri, öğrencileri, memurları vs, sayarak bunları bırakın diyor. Darbeyi asıl yapanlarla uğraşın diyor. Sormak lazım o zaman kendisine, sadece eline silah alıp, o gece sokağa çıkan veya sokağa çıkma emrini veren askeri kanat mı suçlu? Bu aşamaya gelene kadar, orduyu kumpasla yıpratan ve bu örgütün TSK ya yerleşmesini sağlayan yargı ayağının, yargıya sahte delil ve dinlemelerle hizmet eden polis ayağının, illerde bu yapının yerleşmesine yardım eden mülki amirler, bürokratlar, sağlık elemanlarının hiç mi kusuru veya katkısı yok. Mutlaka var ve bunlar yargı önünde mutlaka ortaya çıkarılacak ve gerçek mağdurların veya suçluların o zaman ortaya çıkacağını hep birlikte göreceğiz.

      Benim yazımın başlığında olduğu gibi, bir eğitimci olarak işin eğitimci ayağına bakmak istiyorum. Kılıçdaroğlu’nun eğitimcileri ve öğretmenleri bırakın söylemleri üzerinden yürümek istiyorum.

     Yıllardır, neredeyse vermiş olduğum tüm seminerler de, eğitimcilerle yaptığım ve yönettiğim toplantılarda, patenti tamamen bana ait olan şu sözleri sürekli söyledim ve burada da yazmaktan asla geri adım atmayacağım.

      “ İlkokulda kucak kucağa oturan çocuklar, ortaokul da yan yana, lise de sırt sırta, üniversitede nasıl bıçak bıçağa geliyorlar. Birbirlerine acımasızca nasıl saldırıp öldürebiliyorlar. Neden bu ülkede yolsuzluk yapan, ülkenin kaynaklarını hortumlayan, ülkenin vergi kaynaklarını kaçırmakla övünen insanları yüksek tahsilli. Bunların hepsi bu tahsil hayatı boyunca eğitim sisteminden ve eğitimcilerin elinden geçmiş. O zaman ya sistemde, yada sistemin ana yöneticileri olan biz eğitimcilerde bir sorun var.”

      Bir kusur varsa, temel eğitimin verildiği aile ile birlikte, eğitim sisteminde ve biz eğitimcilerde bir kusur payı da vardır mutlaka.

     Tabii ki bir eğitimci olarak tüm eğitimcileri ve eğitim sistemini itham etmiyorum. Bu ülkenin geçmişinde olduğu gibi geleceğini hazırlayan, ülkenin kaynaklarını insanımızın mutluluğu ve refahı için geliştiren, ülkemizi dünyanın sayılı ülkeleri arasına taşıyan insanlar da bu eğitim sisteminden ve eğitimcilerin elinden geçiyor.

     Bununla birlikte sayıları azda olsa bu insanları yetiştiren sistemin ve eğitimcilerin kusuru olduğunu da asla göz ardı edemeyiz. Yoksa yukarı da saydığım gibi üniversitelerimiz de birbirini öldürmek için saldırmaktan kaçınmayan, ülkemin kaynaklarını ve geleceğini çalmaktan, hortumlamaktan çekinmeyen yüksek tahsilli olmasıyla övünen insanları yönetim sistemine ve iş dünyasında görmezdik.

    Genel pencereden baktığımız zaman, bu darbe teşebbüsüne katılan veya dolaylı bu ortamın oluşmasında katkıda bulunan asker, polis, hakim, savcı, vali, kaymakam, dışişleri personeli, iş adamı, öğrencisi vs. tüm unsurları bir eğitimcinin elinden geçmekte, hatta bu kişilerin büyük bir çoğunluğu sistem hiyerarşisinde abi, abla, bölge imamı, kurum imamı, il imamı, eyalet imamı vs, isimlerle adlandırılan eğitimcilere bağlı bulunmaktadır.

     Bir milyona yakın öğretmenin görev yaptığı ülkemizde, her kurumda veya meslekte olduğu gibi kusurlu veya sistemin amacına uygun hizmet etmeyen veya yetersiz olan kişiler olacaktır. Bu sadece okul bitirmekle yeterli olunduğu anlamına gelmiyor. Yoksa her meslekte her gün gazete manşetlerinde hatalarından dolayı ön plana çıkan meslek mensupları görmezdik.

     Darbe girişimine hizmet eden kişilerde, bu meslekten olan kişilerle bir eğitim sürecinde birlikte olmuş, mezuniyetlerinden sonra bile kapalı bir devre içinde bu kişilerin idareciliğinde bu örgüte hizmet etmeyi sürdürmüşlerdir. Eğer sayın Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi onu bunu bırakırsak, yarın elimizde bu teşebbüse kalkışan ve onları bu göreve hazırlayanların hiçbiri elimizde kalmayabilir.

     O zaman bekleyeceğiz ve göreceğiz. Mutlaka adalet sistemi içinde gerçek suçlu ve mağdur ayırt edilecektir. 1980 darbesinden sonra yıllarca cezaevinde kalanlar bile gecikmiş olsa bile sonunda özgürlüklerine, itibarlarına ve yüklü miktarlarda tazminatlara kavuşarak, adalet yerini bulmuştur.

     Dileğimiz bu sürecin uzamadan, gerçekten var ise mağdur olanların bir an önce gerçek suçludan ayırt edilmesidir. Ama siyasi bir partinin temsilcisinin, özellikle doğudaki bir grup yasadışı bir örgütü desteklemek iddiasıyla açığa alınan öğretmenlerden sonra başlattığı bu mücadeleyi sulandırmaya ve hedef saptırmaya hakkı yoktur.

     Yeniden buluşabilmek ümidiyle.31.10.2016



Bu yazı 10 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol, Suluova Et Entegre Tesislerinde i..  
  Ahilik Haftası kapsamında İlçe Esnaflarına zi..  
  Maaşları Türkiye Kamu-Sen yükseltti, Memur-Se..  
  Sanayi sitesi esnaflarına Ahilik Haftası ziya..  
  MEB, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya..  
  Yol yapım ve asfaltlama tüm hızıyla sürüyor..  
  Belediye Başkanı Özdemir’e ilköğretim haftası..  
  19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı..  
  Amasya protokolü ve gaziler kahvaltıda bir ar..  
  Gaziler, destansı tarihimizin yaşayan abidele..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.