20 Kasım 2017 - Pazartesi / 10:43
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

VATANIMDA TEHDİT EDİLMEK !!!!!

            Öncelikle yazının başlığının sizi rahatsız ettiğinin farkındayım. Ama yazıyı okuduktan sonra sanırım birçoğunuz benimle aynı düşünceyi paylaşacaksınız.

            Önceki gün yapılan operasyonla gözaltına alınan malum partinin eş genel başkanları ve milletvekillerinden bazılarının gözaltına alınması ve ardından tutuklanmasından sonra, gerek yurtiçi ve gerekse yurtdışında kıyametleri koparanlara sesleniyorum.

            Vatanımda artık tehdit edilmek istemiyorum. Benim ödediğim ve milletinin eline bile geçmeden kesilen vergilerle, maaş ve yan ödeneklerle birlikte binlerce lira ücret alan, Devletimin kırmızı plakalı araçları ile ülkeyi ve dünyanın her tarafını bedava uçaklarla dolaşan, kullandığı telefonların parasını bize ödeten, milletimin meclisinde kendisi ve gelen misafirlerine neredeyse bedava sayılacak rakamlarla yemek yediren, bunun gibi sayacağım onlarca imtiyazla dokunulmazlık zırhına bürünüp, bana tepeden bakan ve bir örgütün siyasi sözcülüğüne soyunup, eli kanlı terör örgütü ile arasına mesafe koyamayan parti eş başkanları ve milletvekilleri tarafından tehdit edilmek ve onları mecliste görmek istemiyorum.

            1990 lı yılları belki bir parça anlarım ama son yıllarda bu hareketin Kürt kimliği adı altında ne özgürlüğü ve hakkı istediğini hala anlayabilmiş değilim. Mecliste onlarca milletvekilin olacak, iktidar partisinde milletvekillerin bakanların olacak, hatta bu ülkede başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı gibi makamlarda temsil edilecek, ülkenin her tarafında ve her sokağında dilini özgürce kullanacak, diline ait devletin resmi kurumu tv kanalı kuracak, kurslar, özel okullar açmana izin verilecek, ülkemin insanı onların yaşadığı ilde tedirgin olurken onlar her tür mesleği sorunsuzca ülkemin her tarafında icra edecek, kullandığı elektriğin parasını ödemeyip arsızca bana ödettirecek, neredeyse her iline havaalanı, otobanlar yapılıp rahat ulaşım yapman sağlanacak, belki diğer bölgelerin hakkı yenmesi pahasına üstelik sen orada iş makinelerini yakar, işçileri mühendisleri kaçırıp öldürürken, ülkemin kaynaklarından milyarlarca lira yatırım adı altında yaşadığın topraklara yatırılacak, aklıma gelmeyen her alanda onlarca belki yüzlerce hakka sahipken, özgürlük ve hak istiyorum diye konuşamazsın.

            O zaman Karadeniz’in dağ köylerinde, iç ve orta Anadolu gibi memleketimin bir çok yerinde yaşayan insanların, memleketine, milletine ve toprağına nasıl sahip çıkıp, Allah devletimize milletimize zeval vermesin diyen o koca yüreğinin sesini bağırarak haykırıp, gözü kapalı evlatlarını bu memleket ve millet uğrunda şehitliğe gönderen ve sadece Vatan Sağolsun diye şükür eden insanını ya görmüyorsun, ya da görmemezlik yaparak ne kadar alçak, dış güçlerin taşeronu olduğunu ve gerçekten kendi halkının kimliğini temsil etmediğini gösteriyorsun.

            Bir çağrısıyla halkı sokaklara döküp, 53 canın 2 günde yitip gitmesine neden olan, ilk kızdığında yeni canlar gitmesi için sokak çağrısını aralıksız yapan, her fırsatta hendeklere gömülen alçaklara terörist diyemeyip, arkadaşlarım seçmenlerin, şanlı direnişçiler diye övgüler düzen, bizi her fırsatta faşist devlet diye uşağı olduğu güçlere şikayet eden, önünü arkasını bilmem nerelere dayayan ve bunu söylemekten övünç duyan, terörist cenazesine gitmeyen milletvekiline soruşturma açarım diye tehdit edecek, Kobani’de kendini bile savunmaktan aciz ve milletinin ırzına geçilirken, gelip Türk Devletinden yardım alırken, yüzbinlerce ırkdaşın bizim sınırlarımızda bize misafir olurken ve ekmeğimizi paylaşırken, arsızca susacak ve bizim kucağımıza saklanacak, ama kendine en büyük emperyalist gücü arkasına alınca bize hainlik yapacak eş genel başkanları, arabasıyla örgüte silah ve terörist taşıyan, eli kanlı örgütten bahsederken, sizi tükürüğüyle boğar diye efelenen, terörist cenazelerinden boy gösteren milletvekillerini görmek, onlar tarafından temsil edilmek ve yaşadığım vatanımda tehdit edilmek istemiyorum.

            Sen memleketimin yargısını aşağılayacak, adil değil diye posta koyacaksın, kimse beni ifade vermeye götüremez diye polisini küçük göreceksin, o zaman kusura bakma yaşadıklarına katlanacaksın.

            Sen veya siz kimsiniz be, bizden ne farkınız var. Bu memlekette sadece siz yaşamıyorsunuz. Siz gibi Osmanlıdan miras 70 millet var. Sende onlar gibi bu memlekette yaşıyorsan, onlar gibi onurlu olacak ve masum halkını da taramayacak veya devletin karşısına dikerek ateşe atmayacaksın. Nitekim son dönemlerde, şerefsizlere hendek açan, para aktan belediye başkanlarına haddini bildirirken arkanızda kimseden destek göremediniz. O zamanda onları bombalarla, mermilerle terbiye etmeye ve tahakküm kurmaya çalışıyorsunuz. Nerede sizin insanlığınız, demokratlığınız.

            Türk vatanında herkes haddini bilecek, bilmeyende bildirildiği zaman sesini çıkarmayacak. Siz Cumhurbaşkanına diktatör diye saldırıp, ülkeyi karıştırma uğruna halkı sokaklara çağırınca, sana haddini bildirenlere tepki göstereceksin. Üstelik bunu yaparken sen demokrat olacaksın ve sana da bu ülkenin ana muhalefet partisi, seçimle gelen seçimle gider diyerek destek verecek.

            Peki o zaman siz yüzlerce masum insanı katletmek için sokaklara çağırıp,eline silah verip kardeşi kardeşe kırdırırken, üstelik buna dolaylı demokratlık kisvesi altında destek veren diğer partiye soruyorum.

            Sayın Cumhurbaşkanı kendisi ve milleti için ölüme gideceğini ispatlamış milyonları bir anda sokağa çağırıp veya Sayın Bahçeli bir sözüyle, bu ülkenin güvenlik güçlerinden sonra en büyük dinamik  gücü olan ülkücüleri sokağa çıkarıp, üzerinize kabus gibi çökseler ne diyeceksiniz. Ne demeye hakkınız kalır.

            Ama onlar sizin gibi kukla değil ve milleti sizin gibi tek taraftan görmüyor. Onlar memleketini ve milletini seviyor da, sizin gibi çakallara söz hakkı veriyor. Ama ne dediğini bileceksin artık. Kimse devletten ve milletten büyük değil. Yargıdan üstün değil. Yoksa böyle haddini bildirirler insana. Ağlamak yok.

            Birde HDP ye yönelik operasyona destek için meydanlara inen DİSK ve KESK e seslenmek istiyorum. Sahi siz işçi örgütü müsünüz yoksa bir siyasi partinin arka bahçesi mi? O zaman Memursen ve Eğitim Bir Sen’ i yıllarca neden acımasızca eleştirip, saldırıyorsunuz. Siyaset ve bir siyasi partiyle aynı çizgiyi savunmak onların hakkı değil mi? Sadece sözüm ona demokrat geçinen ve sadece kendine demokrat olmayacaksın ya da susacaksın.

            DARBE GİRİŞİMİ VE EĞİTİMCİ 2

            Sayın Kılıçdaroğlu’nun eğitimcileri, iş adamlarını, memurları serbest bırakın. Bu garibanlarla uğraşmayın, akademisyenleri bırakın gerçek darbecileri yakalayın sözünden sonra, bu başlık altında geçen hafta bir yazı yazmıştım. Bir çok eğitimci arkadaşım alınmış. Bir eğitimci olarak, onlara kısa bir cevap vereyim. Darbe girişiminde bulunan kişileri, dershanelerde eğitip yönlendiren, zeki ve başarılı ama gariban çocukları onların dershanelerine yönlendiren, eğitimleri bittikten sonra bile abla ve abi diye onlar üzerindeki eğitimini ve yöneticiliğini sürdürenler kim.

            O zaman size üç gariban örnek vereyim Sayın Kılıçdaroğlu’nun tabiriyle.

            Darbe girişiminin bir numarası olarak planlayan ve aranan, yüzlerce şehit ve binlerce gazi ile milyonların kalbine acı düşüren Adil Öksüz bir eğitimci değil mi? Üstelik çok hassas bir kurum olan İlahiyat Fakültesin de akademisyen. O kişi darbe girişiminden bir hafta önce tutuklansa bu olayı planlayıp, uygulamaya sokabilirmiydi? Haklısınız o gariban bir eğitimci!!

            O kanlı gecede Akıncılar hava üssünde, koca yıldızlı generallerin karşısında neredeyse esas duruşta bulunduğu Kemal Batmaz diye bir isim çıktı ortaya son günlerde. O kişi bir holdingin yıllarca üst düzey yöneticiliğini yapmış tek adam olarak. Önceden oda tutuklansa, bu girişimin önüne geçilemez miydi? Olmaz oda garip bir iş adamı.

            Yine o kanlı gecede organizasyonun üçüncü yöneticisi gibi gözüken Harun Biniş çıktı. Yıllarca TİB diye bir devlet kurumunda çalışan bir bilişimci. Oda önceden engellense bu kadar kan dökülür müydü? Olmaz o da gariban bir memurdu. Sizin mantığınız ve bakışınız bu kadar işte.

            Neyse kalın sağlıcakla, aklınızla alay etmeyenlerle. Yeniden buluşabilmek ümidiyle. 07.11.2016

           

 



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Muhasebecilere e- uygulamalar ile ilgili semi..  
  Funda Varol öğrencilerle sinema etkinliğinde ..  
  Törenle büyükbaş hayvan dağıtım yapıldı..  
  Kuzubaşlı, Macit Zeren Fen Lisesi´nin, Türkiy..  
  Merzifon Yardımeli Derneğinden ziyaret..  
  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “34 Yaşında”..  
  İl Özel İdaresi Şanlı Türk Bayrağımızın bakım..  
  Vali Varol ve eşi koruma altındaki çocuklarla..  
  Hatuniye Mahallesi için seferber olundu..  
  Kaymakam köy muhtarları toplantısı yaptı..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.