20 Kasım 2017 - Pazartesi / 10:41
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

BİRİ KILIÇDAROĞLU İLE SELİN SAYEK BÖKE’Yİ DURDURSUN…..

     Ülkemiz tarihinin en zor dönemlerinden birinden geçerken, güney sınırlarımızda 100 yıl sonra sykes-picot benzeri harita yeniden çizilmeye çalışırken, ülkemizin içi ve dışı destekli hain emellerini kanlı eylemlere döken şer odakları, terör örgütleri işbirliği içinde ülkemizin bölünmesi ve iç savaş senaryolarını sahneye koymuşken, en nihayetinde 15 Temmuz da uğradıkları ağır yenilginin bedelini, halkı kaos ve korku iklimi üzerinden sindirmeye çalışan bu maşalara karşı hep birlikte ve tek yürek olduğumuzu göstermemiz gereken günlerde, Atatürk’ün kurduğu partinin ve 6 okla temsil edilen ilkelerinden en önemlisi olan milliyetçilik ilkesini göz ardı ederek, genel başkan Sayın Kılıçdaroğlu ve parti sözcüsü Sayın Selen Sayek Böke’nin ne yapmaya çalıştıklarını ve ne istediklerini anlamak gerçekten güç.

      Sevgili dostlar hemen CHP nin 6 okunda başka ilkelerde var diyecek, ama ben ısrarla milliyetçilik diyorum. Çünkü büyük önder “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” sözüyle adeta bu ilkenin altına imzasını atmıştır.

      Üst üste gelen saldırılarla demoralize edilmeye çalışılan, ama her saldırı da daha çok kenetlenen milletimizin, sadece bu dönemde sağduyulu ve ölümler üzerinden siyasi rant devşirmeye çalışmayacak liderlere ihtiyacı var.

      CHP lideri her terör saldırısının yaşandığı anda, hemen ekranlara çıkarak “Milletimizin başı sağolsun.Hep birlikte teröre karşı el ele vererek, bu günleri aşmak ve teröre karşı hükümete tam destek veriyoruz ve her türlü yasayı çıkartmak ve önlemi almak için yanlarındayız” dedikten sonra, ertesi gün tamamen bambaşka bir kişiliğe bürünüyor ve destek vereceğini söylediği hükümete en ağır söylemlerle saldırmaktan çekinmiyor. Onun hemen önünden ve arkasından ise bir türlü hangi eksene oturduğunu asla (aslında biliyoruz da) anlayamadığımız parti sözcüsü Sayek Böke ekranlarda arzı endam ederek, dilinden içinde ne olduğunu bilemediğimiz öfkenin tohumlarını siyaset adına kusmaya devam ediyor.

      Ülkemizdeki saldırılarda  bir çok insan hayatını kaybederken veya gözünü kırpmadan hayatını verirken, tüm bunlar sanki bir tarafa lanetle kınadığımız Ortaköy saldırısı ise bir başka tarafa oturtuldu.

       Sanki Diyanet İşleri Başkanlığı üstü örtülü olarak Reina’yı hedef gösterip, Cumhurbaşkanı da “evet hadi bu Reina da eğlenen insanların yaşam biçimleri bize uymuyor, buralar Alevi kaynıyor, gidin tarayın” diye hedefi netleştirmiş gibi bir aymazlık, alçaklık ve şerefsizlik kampanyası yürütülüyor.

       Genel başkanlığa geldikten sonra genel, yerel, referandum ve cumhurbaşkanlığı dahil 7 senede 7 seçim kaybeden ve partisinin oyunu neredeyse %1-2 bile artırmayan demokratik !! genel başkan, 14 senede girdiği 16-17 seçimi kazanan bir lideri yenememenin verdiği öfkeyle olsa, ölümler, istikrarsızlık terör saldırıları üzerinden üstelik halkın 16 defa seçtiği bir insana, başkanlık diye adlandırdıkları anayasa değişikliği üzerinden, üstelik bu değişikliğe evet oyu verecek olan milletvekillerini ve halkı vatan haini ilan edecek kadar işi ileri götürmekten de geri kalmıyor.

      Be güzel kardeşim, neden her türlü şeyi Erdoğan karşıtlığı üzerinden değerlendiriyorsunuz. Başkanlık sistemi şu an benim konum değil. Çünkü bu konuda herkes gibi bir bilgi sahibi değilim, meclisten geçer ve halkın önüne gelirse, anlatırlar ve bizde dinler ona göre kararımızı veririz. Ama siz neden korkuyorsunuz. Madem bu tasarıya oy verenleri hain olarak görecek ve seslendirecek kadar sakıncalı bir olaysa, çıkın önce mecliste 330 u engelleyin, eğer oradan geçer ve halkın önüne gelirse, bu hainliğin!! nedenini anlatır, milleti ikna etmeye çalışırsınız.  Sizin % 25 oyunuz yok mu? Üzerine birlikte salladığınız ve ittifakla blok olduğunuz iddia ettiğiniz HDP nin % 10 oyunu daha ekleyin, oldu size % 35. MHP nin de kamuoyundan yaptıkları paylaşımlar ile yarısının da bu işe gönülsüz olduğunu hesaba katarsak, alın size % 41-42 oldunuz hayır verecek. Emin olun bu evet diyenlere hain diyecek kadar tasarıyı AK Parti seçmenine iyi anlatırsanız eksiğinizi tamamlayacak kadar bir seçmende oradan bulabilirsiniz. Neden millete baştan hain diyecek kadar kendinizden geçiyor ve saldırıyorsunuz. Bakın işte engellediniz. Oda olmadı, siz Erdoğan’ın kesin kazanacağını düşünüyor ve ona göre saldırıyorsanız, o zaman bu memlekette bir başka adam çıkaramıyor musunuz karşısına?. Buyurun yüklenin onu seçtirin ve yine engelleyin.

      Neyse asıl konumuza dönersek, öncelikle Ortaköy saldırısını yapan alçak ve şerefsizdir. Bu saldırı, 3. Cins bir adamın dediği gibi sahibi ve çalışanları Alevi diye yapıldıysa, Alevilere saldıran alçak ve şerefsizdir. Eğer bu saldırıya yaşam biçimi diye yönlendiren varsa oda alçak ve şerefsizdir. Bu saldırıya oh olsun diyen varsa, bir insanın ölümünün bütün insanlığın ölümü olduğunu bilmeyen müslümanım diye geçinen varsa oda alçak ve şerefsizdir. Eğer bunlar yok ve kamuoyu manipüle edilmek amacıyla bunlar söyleniyorsa, onu söyleyen, savunan bu memlekete girdi, b.k içinde boğul diyen 3. Cins de dahil ve onu ifade ve fikir özgürlüğü diye bize savunanlarda alçak ve şerefsizdir. Öyle olmadığını bu alçaklar da en az bizim kadar bilmektedir. Çünkü Fransa’da, Amerika da, Almanya da ve Belçika da DEAŞ denilen bu alçakların yaptığı ve onlarca insanlara katledenlerin gözünde hepimiz kafiriz. O ülkelerde de gece kulüplerine saldırdıklarında, oradakilerde alevimiydi?

      Bu saldırının üzerinden daha saatler geçmeden halkevleri üyesi bir grup, kahvehaneleri dolaşarak; “bağnazlara sokaklarımızda yaşam şansı ve geçit yok, bu saldırıların sorumlusu ve katili hükümettir, hep birlikte direnişe geçelim” diye provakasyona girişiyor. Ulan bağnaz ve katil kim, batsın sizin laikliğiniz. Halkı sokakta insan avına çağıran bu gençler, ölümleri de hükümetin üzerine yıkmaktan hızını alamıyor.

       Ama onlar ne ki, bir de baktık, onlar tutuklanınca Kılıçdaroğlu, “laikliği anlatan!! Gençlere saldırmak edepsizlik ve ahlaksızlıktır”, Sözcüsü Sayek Böke ise “Bu saldırı da laik yaşam biçimi hedef alınmıştır,  laikliği anlatan bu gençleri tutuklamak suçtur. Bu bildiriye sahip çıkıyoruz” diyerek, bu ayrışmacı kafaları desteklemekten bir an bile imtina etmemişlerdir. Ya siz istihbarat örgütü müsünüz? Ya da bu adamın kafasının içini mi biliyorsunuz? Eğer gerçekten yaşam biçiminiz bu kadar baskı altındaysa, sadece Amasya özelinde son 14 yılda açılan içkili mekan, birahane tarzı yerlerin sayısının nereden nereye geldiğini görsünler. Laikliğin kalesi denilen Tunceli de daha yakın zamanda, birahane ve içkili mekanlarda çalıştırılan kadınların şehir dışına çıkarılması için  saldırılırken, 14 yıl önce ilimizde bir tane bile olmayan bu kader kurbanı kadınların sayısının ne kadar arttığını bir incelesinler. Liselerde kılık kıyafet serbestliği ile gelen uygulama ile öğrencilerin etek boylarının aşağımı indiği yoksa yukarımı çıktığını gözlesinler. Sokakta 14 sene önce bir yada iki mini etekli varken, şimdi yüzlercesinin rahatça şort ve mini etek ile dolaştığını çok rahat göreceklerdir ve ülkenin büyük bir bölümü de böyle. Ama hakkını yemeyelim, başörtülü ve türbanlı sayısı da arttıya, kamusal alan diye yırtınan bu sözde laikçileri rahatsız eden ve çıldırtan bu.

       Gerçekten artık laiklik diye bu kışkırtıcı provokasyonu masum gösteren ve sahip çıkanların, ya FETÖ veya terör örgütlerine kuyruklarını kaptırdıklarını, ya akıl tutulması yaşadıklarını, ya halkı hala aptal sanan bir gaflet veya ihanet içinde olduklarını, ya da en önemlisi ölümler üzerinden 40 yıldır gelemedikleri, halkın vermediği iktidarı devşirmeye çalıştıklarını düşünmeye başladım. İnşallah yanılıyorumdur. Çünkü Beşiktaş’ta polise, Kayseri’ de askere yapılan saldırılar bile bu zatların ağzında bu kadar yer etmedi.

       Sanki Erdoğan istifa etse, ertesi gün ülke laiklik cennetine dönecek, Suriye ve Irak’ta savaş duracak, milyonlarca mülteci evine dönecek, etrafımızdaki terör koridoru kaldırılacak, terör örgütleri bu laiklik sevdalılarının hakkını yemeyelim en iyi yaptığı gibi, her saldırı yerine bıraktıkları karanfillerden bunlara verip, buyurun siz dünya barışını sağlayın. Ortadoğu ve batının istilacı, enerjiye dayalı işgallerini siz kırmızı karanfil ve beyaz barış güvercinleri ve Livaneli şarkıları ile önleyin diyecekler. 600 bin kişinin katili Esed’in ayağına koşup, seni seviyor destekliyoruz diyen ne kadar şeref yoksunu varsa, bunların hiçbir söylemini kabul etmiyorum. Dün Suriye’de niye yoksunuz deyip, bugün sahada bu örgütün belini kıran tek güç olan TSK ve hükümete ne işiniz var orada, aman daha ileri gitmeyin diyen gaflet ve delalet içinde olanları Allah’a havale ediyorum.

       Ne şanslıyız ki, 1071 den beri bize bu toprakları vatan yapan atalarımızın, vücudunu bu topraklara ve milletine adamış torunları Ömer Halisdemir, Fethi Sekin ve daha binlercesini gördükçe, o hesapların asla gerçekleştirilemeyeceğini görüyorum. Çünkü onların önderi Atatürk ben milliyetçiyim demiş, yetmemiş;

       NE MUTLU TÜRKÜM DİYE bunu tescillemiş. Şimdi torunlarında bayrak, asla merak etmeyin. Bu millete nefretini kusan hain şerefsizden daha fazlası, gözünü kırpmadan vatanına ve milletine bedenini severek verecek var.

       Yeniden görüşebilmek ümidiyle. 09.01.2017

 



Bu yazı 10 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Muhasebecilere e- uygulamalar ile ilgili semi..  
  Funda Varol öğrencilerle sinema etkinliğinde ..  
  Törenle büyükbaş hayvan dağıtım yapıldı..  
  Kuzubaşlı, Macit Zeren Fen Lisesi´nin, Türkiy..  
  Merzifon Yardımeli Derneğinden ziyaret..  
  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “34 Yaşında”..  
  İl Özel İdaresi Şanlı Türk Bayrağımızın bakım..  
  Vali Varol ve eşi koruma altındaki çocuklarla..  
  Hatuniye Mahallesi için seferber olundu..  
  Kaymakam köy muhtarları toplantısı yaptı..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.