24 Eylül 2017 - Pazar / 22:34
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

İKİ ÖNEMLİ DÜZELTME !!!!!

      1.CHP Lİ DOSTLARA…….

      CHP li dostlar diyorum . Çünkü yaşam felsefem ve inancım gereği tüm insanların içindeki mutlaka var olan güzellik ve iyilik damarını ele alarak kurduğum dostlukların içinde, AK Partilisi, MHP lisi, CHP lisi, Saadet Partilisi, BBP lisi, HDP lisi, Vatan Partilisi vs.  tüm siyasi görüş, inanç ve etnik kökende insanlarla kurduğum ve değer verdiğim dostluklarım vardır ve bunlardan asla taviz vermem.

       09.01.2017 Pazartesi tarihinde yazdığım haftalık köşe yazımın başlığında “ Biri Kılıçdaroğlu ve Selin Sayek Böke’yi durdursun” başlığı, CHP içindeki tanıdığım ve sevdiğim dostlarımı rahatsız etti. Bu başlığın altındaki yazının içeriği ile tezat oluşturabileceği, bunun bir terör veya saldırı ile mi durdurulması gerektiği konusunda bazı yanlış düşünceler oluşabileceğini belirttiler.

      Öz olarak haklı olmakla birlikte, yazımın içeriğinde bu durdurmanın, CHP nin kamuoyundaki uzlaşmacı kimliğini yok eden söylemler olduğu, ayrıştırmacı ve kutuplaşmacı zihniyete hizmet ettiği ve iki ismin CHP ile halk arasındaki uçurumu derinleştirdiğini kastettiğimi göreceklerdir. Zaten dostlarda içerikte değil başlıkta sıkıntı olduğunu açıkça belirtmeleri üzerine yine de bu açıklama yapmayı gerekli gördüm dostluk ve anlaşılabilirlik adına.

      Bu köşeyi okuyanlar bilir ki, yazılarımda önyargılı olmadan, eleştirilecek konularda parti ve lider ayırımı yapmadığımı bilirler. Belki bazılarının dozajı hafif, bazılarının ağır olsa da herkes düşüncemden eleştirisini almıştır. Ama aynı zamanda bundan önce bu köşede Sayın Kılıçdaroğlu ile ilgili 15 Temmuz süreci ve PKK saldırısından sonra, bazılarının ağır eleştirisine rağmen övgü ile köşemi ayırdığım gibi, zamanı geldiğinde ise eleştirimi yapmaktan asla kaçınmayacağım.

     Bu bir özür dileme değil, sadece farklı anlam yüklenmesine yol açtığı için durumun tarafımdan net açıklanması olacaktır. Sadece başlığı destekleyen bir örnek vereceğim. Kabinlerde oy pusulasını gösteren vekilleri edepsizlikle suçlayan Sayın Kılıçdaroğlu’nun, ben hayır vereceğim demesi açık oy kapsamına girmiyor mu? Üstelik buna evet diyenler vatan haini diyecek kadar ileri gitmesi hangi demokrasi mantığına hizmet etmektedir. Bu söylemi 7 yılda kasetle oturduğu koltukta 7. Yenilgisini alırken ve muhtemelen 8. Yılda 8. yenilgisi olacak referanduma doğru yol alırken, demokratik olarak oy vermiş hayır kadar evet oyu verebileceklerin olmasını kabullenmesi yerine, onları vatan hainliği ile suçlaması bir acizlik ve çaresizlik örneği olduğu kadar aynı zamanda milli birliğe yönelik bir savrulmadır. Evet diyenlerin kendini savunma reflekslerini harekete geçirecek hoş olmayan olaylara davetiye çıkarmaktadır. Aynı Adana mitinginde tutuklu FETÖ cü gazetecileri alkışlattırmasının, tabanda yarattığı derin rahatsızlığın ardından bunu söylemesi kendi ile çelişkidir. İçerde ve kamuoyu önünde, gerekirse kanla buna engel olacağız derken meclis kulisinde karşıdaki insanlarla kaz yeme muhabbeti yapması, elele oy verme görüntüsüne istemeden de olsa savunma refleksinde bulunması, niyetin hayır olmadığını göstermektedir. El ele gidebilir insan oy vermeye, çünkü orası meclis ve demokrasinin tezahürünün yaşanması gereken yer. Bunda bir ayıp yokki.

       Üstelik onlarca CHP li dost bu söylem ve eylemlerden rahatsız olduğu için, takip ettiğim sosyal medya platformlarında genel başkanın bu söylem ve eylemlerini, diğer partilere örnek olabilecek şekilde açıkça eleştirebilmekte ve genel başkan değişikliğinin partiye getireceği yeni ivme demokratik olgunlukla tartışılabilmektedir. Benimde tam olarak anlatmak istediğim, kaset falan gibi tuzaklar oluşturulmadan tam olarak CHP ye söylemini eyleme dökecek şekilde, genel başkanın ayrıştırmacı ve kutuplaştırmacı söylemini engellemesidir. Genel başkan tartışmaları beni ilgilendirmiyor ama CHP iç kontrol ile bu rahatsız söylemleri engelleyebilecek olgunluktadır.

       Selin Sayek Böke’ de neredeyse HDP nin çizgisini yansıtan konuşmaları, CHP nin Anadolu insanı olduğunu unutturan ve halkı tepeden gören söylemlerine bir çeki düzen vermeli veya uyarılmalıdır. Beşiktaş’ta 45 polisin şehit olduğu saldırıda, Kayseri’de 15 askerimizin havaya uçtuğu ve parçalandığı kalleş pusuda sesi çıkmayan veya kuru bir taziye ile geçiştiren Selin Sayek, şerefsiz ve alçak Ortaköy saldırısının üzerinden daha üç saat geçmeden kahveleri dolaşıp, insanları direnişe çağıran, hükümeti ve cumhurbaşkanını katil ve diktatör söylemleri ile tehdit edip, hesap soracağını söyleyen insanlara sahip çıkıp, bunlar masum gençler deyip, olayı sanki Reina’da sadece Alevilere veya o inanca saldırılmış şeklinde provakatize etmesi, siz sayın CHP li dostları hiç rahatsız etmedi mi ? Onun masum genci Elif Sultan Kalsen’in, birkaç ay geçmeden polise intihar saldırısı yaparken öldürüldüğünü unutmadık henüz?

       Onun için CHP 100 yıla yaklaşan tecrübesi ile kim olursa olsun, konuşan temsilcisinin halkı kin, nefret ve ayrıştırmaya yol açabilecek söylemlerini, kendi içinde entegre edecek ve halkı kucaklaştırıcı söylemleri tercih edebilecek olgunluk ve değere sahiptir.

       Umarım anlaşılabildim dostlar.

       2.KAHRAMAN PİLOTLARA…….

        Bu düzeltmemi ise, yine 14.11.2016 tarihli köşe yazımda yaptığım bir yorum üzerine getirmek istiyorum. Öncelikle o yazımın son paragraftaki ilgili bölümünü, aynen bu günkü köşeme alıyorum.

       “Merak ettiğim bir başka konu ise, 2008 ile 2014 yılları arasında, ulusalcı, Kemalist vb. nedenlerden dolayı FETÖ tarafından tasfiye  edildiği söylenen 500 pilotun, bu kritik virajda üstelik yeniden dönmek için davet aldıkları halde, kaç tanesinin geri dönmek için başvuru yaptığı. 6 Eylül de yapılan ilk başvuruya sadece 6 tanesinin icabet edip, dilekçe verdiğini öğrenmiştik. Daha sonra ise bu konuda başka bir aydınlatmaya rastlayamadım. Ulusalcılık ve vatan sevgisi ile özel havayollarının dolgun ücretleri arasındaki tercih nasıl olacak merak ediyorum doğrusu. İnşallah vatan kazanır.”

        Evet tırnak içindeki bölüm o günkü yazımda aynen böyle idi. Çünkü o tarihe kadar yapmış olduğum tüm araştırmalarda, bu sayının dışında net bir açıklama yoktu.

       Fakat geçen hafta, yani Ocak 2017 içerisinde görmüş olduğum bir haber, bu düzeltmeyi yapmamı ve bunu da açıklamayı bana vicdan borcu olarak yükledi.

       Hava Kuvvetlerinden yapılan bir açıklama da, FETÖ kumpasları ile görevden uzaklaştırılan 1040 eski pilotun göreve çağrıldığını, 976 pilotun bu çağrıya uyduğunu ve 931 kişinin ise uçuşa yeterlilik ve kuvvet testlerini geçtiğini belirtmiş.

        Bundan sonrası nasıl bir yol izlenir bilemem ama şu ana kadar yaşanılanlar üzerine, benim yazdığım ulusalcılık ve vatan sevgisi ile özel havayollarının dolgun ücretleri arasındaki tercihini, vatan sevgisi üzerine kullanan tüm kahraman pilotlarımızdan özür diliyorum.

        Eliniz ve gözünüz, yüreğiniz ile birlikte, bizi çelik kanatlarınızın altında huzur ve güven içinde yaşatacaktır. Yaşayın ve var olun.

        KİME NE, KİME ZARARI VAR

        Sayın Yıldırım, ilerideki dönemlerde kabinede MHP li bakanlar olabilir demiş. Doğru olabilir ve olması lazım. Hatta mümkünse CHP li bakanlarda olsun. Bu toplumsal kucaklaşmayı getirir sadece. Ama CHP nin  bunu siyasi rüşvet diyerek siyasi ranta çevirmek için hemen atağa geçmesi, toplumun değil siyasi söylemlerinin balık hafızalı olduğunu gösteriyor sadece. Çünkü 7 Haziran da, CHP-HDP blokuna Başbakanlık önermişlerdi de Sayın Bahçeli’ye. Eğer ileriki yıllarda, kabinede birkaç MHP li olabilir denmesi siyasi rüşvetse, hemen gel başbakan ol diyen CHP ve genel başkanının teklifinin ne olacağını burada yazamıyacağım kusura bakmayın. Üstelik Sayın Bahçeli, 1999 seçimlerinden sonra RP-DYP blokunun bu teklifini, 7 Haziranda ise daha dirayetli bir duruşla AK Parti ile koalisyona da kapıyı kapatmıştı. Bu saatten sonra ileriki yıllarda birkaç bakanlığa tenezzül edip pazarlık yapabileceğini, asla düşünmüyorum. Ama dedim ya, keşke olsa. RP-DYP ittifakına başbakanlığı reddedip, sol ile hükümet kurduğundan dolayı demokrat olmakla övdükleri Sayın Bahçeli, Ak Parti ile böyle bir ittifaka girse, kime ne, kime zararı var.

         BÖYLE TEMSİL YAKIŞMIYOR  2 !!!! MECLİSTEKİ ANALAR, “ANA”YASA YAPARKEN……

         Geçen haftaki yazımda, erkek milletvekillerinin, mecliste yol açtığı olaylara değinmiş ve böyle temsil bize yakışmıyor demiştim. Ama Meclisteki kadın vekiller, bizim erkeklerden ne eksiğimiz var diyerek, siyasi kadraja giriverdiler. Kürsüye kendini kelepçeleyen kadın vekil ve çevresinde yaşanan olaylar, erkekleri aratmadığı gibi beni haklı çıkartarak yazımın doğruluğunu bana ıspat ettikleri için utanıyorum. Gerçekten böyle temsili bu halk hak etmiyor. Kelepçeli vekil de, eyleminin amacının MHP li vekillere hayır demelerini sağlamak için olduğunu söylemiş. Bundan sana ne, senin kadar beyinleri ve fikirleri yok mu onların? Keşke ondan önce, bu kelepçeli kadın vekil, ilk olarak CHP de iken, odasındaki Atatürk resmini indirdi deyip, sonra görmedim diyerek erkek vekile döndüğü ve Atatürk resmini indirmekle suçladığı vekiller yüzünden Atatürk’ün partisinden neden kovulduğunu anlatsaydı, daha inandırıcı olurdu. Bülent Arınç, kadın bir sus dediği için kıyameti koparıp, hep birlikte adama saldıran kadın vekillerimiz, kopan saçlar, yerlere düşmeler, göğse atılan tekmeler, sarılı kollar ve keskin çığlıklar ile Bülent Arınç’ın kulaklarını çınlatmıştır. Kendini kelepçeleyen, ona müdahale edip saldıran veya tartaklanma olaylarını yaratanları istisnasız ayıplıyorum.

          Yeniden buluşabilmek ümidiyle…23.01.2016



Bu yazı 8 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol, Suluova Et Entegre Tesislerinde i..  
  Ahilik Haftası kapsamında İlçe Esnaflarına zi..  
  Maaşları Türkiye Kamu-Sen yükseltti, Memur-Se..  
  Sanayi sitesi esnaflarına Ahilik Haftası ziya..  
  MEB, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya..  
  Yol yapım ve asfaltlama tüm hızıyla sürüyor..  
  Belediye Başkanı Özdemir’e ilköğretim haftası..  
  19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı..  
  Amasya protokolü ve gaziler kahvaltıda bir ar..  
  Gaziler, destansı tarihimizin yaşayan abidele..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.