23 Kasım 2017 - Perşembe / 21:40
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

REFERANDUM İNCİLERİ……

            Yaklaşık 10 gündür hem bilgisayar, hemde modemin arızalanması nedeni ile geçen haftaki yazımı yazamadım. Bu arada gündem hızla akıp geçti ve birçok konu sıcaklığını yitirdi. Ama gerek haftada bir köşede yazmam, gerekse geçen haftanın en önemli gündem konusu olması dolayısıyla Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarınI, dolayısıyla anayasa değişikliği konusunu ele alacağım.

            Öncelikle Sayın Kılıçdaroğlu’nun, Ak Parti’de 120-180 arasında bylock kullanan milletvekili var ve Adil Öksüz’ün istihbarat elemanı olduğunu düşündürecek açıklamalarını masaya yatıralım. Bununla ilgili elinde dosya olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, bir kanalda kendisi ile yapılan röportajda, daha da gaza gelerek hatta 120-180 den çok daha fazla bylokçu vekil var ve hükümet bunları açıklasın diyor.

            Önce daha fazlasını bırakıp, matematik kurallarını alt üst eden yaklaşık 120-180 sayısına baktığımızda bunun ne kadar saçma ve havada kaldığı anlaşılacaktır. Bir tahmin 120 üzerinden yapılıyorsa, bunun yaklaşığı 115 veya üstü 125 civarı, 180 üzerinden yapılırsa ise yaklaşığı 175-185 rakamları olur. Hiçbir matematik ölçeğinde yaklaşık 120-180 diye bir rakam kullanılmaz.

            Bu şuna benzer. Bu kişinin yaşı 20-80 arası demek gibi bir saçmalık içerir. Hadi bir hükümet yetkilisi çıksa da, işte bu sene yatırımlara göre 120 ile 180 arası istihdam yaratacağız veya 120 ile 180 milyon dolar arası ihracat veya ithalat yapacağız dese, mantıklı bir izahı olur. Çünkü değişen yatırım şartları veya koşullar bu rakamı tolore edebilir. Ama elinde olduğunu söylediği dosyadaki, gördüğünü varsayıyoruz yaklaşık 120-180 yani 60 kişilik saçma bir fark neyle izah edilebilir inanın anlayabilmiş değilim. Hatta  gaza gelip daha da fazlası olabilir demesi ise yalanın ve iftiranın taçlandırılması olur ancak. Buda elinde böyle bir dosya veya liste olmadığını, görmediğini sadece kulağına üflenen bir rakamı veya çamur at izi kalsın mantığıyla adice yapılmış bir manipülasyonu anlatır mantıklı beyinlere.

            Zaten önce savunmasını yapan Engin Altay açıklaması ile bunun ne kadar boş olduğunu ıspatladı adeta ecel terleri dökerek. Tahmin ediyoruzdan öte geçemeyen açıklamaları kimseyi tatmin etmeyince, bunun üzerine Kılıçdaroğlu, bizzat kendi açıklamak zorunda kaldı. Ama tek söyleyebildiği; “efendim bu liste bize de verilsin veya kamuoyuna açıklansın” saçmalığı oldu. Madem sende varsa bu listeyi neden istiyorsun, hadi siyasetçi olarak kendine istedin, yargı salakmı ki, böyle bir listeyi kamuoyuna açıklasın. Daha henüz tahkikatı tamamlanmamış olan isimler deşifre olsunda, sizin hain kahramanınınız  Can Dündar denen şeref!! Timsali gibi kaçıp Almanya’nın kucağına otursun.

            Zaten adım gibi eminimki, elinizde böyle bir liste olsa, hepsini değil en azından iki-üç tane isim, MİT tırları belgesini sızdıran milletvekiliniz gibi şahsiyetler tarafından bir şekilde sızdırılır, sizin kanallarınızda veya Aydınlık, Sözcü, Cumhuriyet gibi yayın organlarınızda çarşaf çarşaf yayınlanırdı.

            Üstelik bu iftirayı atıyor, karşı cephede en üst kesimde karşılığını buluyor, bizzat Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan, Adalet Bakanı kamuoyu önünde, en net şekilde” hadi bu isimleri yargıya, basına açıkla, bize ve yargıya yardımcı ol” diyor. Bundan büyük meydan okuma olur mu? Ama yemiyor, yok siz açıklayın ben bunu darbe komisyonuna verecem diyor. Bunu söyleyip, böyle bir şeyi açıklamamanın kanunlar karşılığında suç olduğunu birisi kendisine söylemiyor mu acaba? En azından 80 bin avukatı tek çanakta eritmiş gibi, onlar adına hayır kampanyası yürüten Barolar Birliği Başkanı kendisini uyarmalı. Artık hayırı savunan tüm kanallardaki yorumcular bile dayanamadı ve bunu açıklamalı diye feryat ederken, o muzip ve oyuncak bulmuş çocuk gülümsemesi ile tavrından vazgeçmiyor. 17-25 Aralık kumpas tapelerini kongrelerinde, mitinglerinde saatlerce okuyan ve dinleten Kılıçdaroğlu, bunu açıklayamıyorsa, inandırıcılığı size kalmış.

            Adil Öksüz MİT ajanı iması ise, sanırım MİT’in verdiği cevaptan sonra kendisini tatmin etmiştir. Ama sanmıyorum, 15 Temmuzdan beri sürekli ısıtıp ısıtıp gündeme getirdiği bylokçu vekil gibi boş safsata olduğunu kendiside biliyor. 16 Nisana kadar sıcak tutacaktır elindeki meşhur gizemli dosyayı veya kulağına söylenen sufleleri.

            Kılıçdaroğlu’nun meşhur söylemlerinden birisi de, evet çıkarsa bir sabah kalkıp Başkan yani söyleyemese de Sayın Erdoğan  muhtarlıkları, lokantaları kapatabilirmiş. Ya bir Başkan, mal olması lazım ki, sabah kalkıp binlerce lokantayı kapatıp, oradaki yüzbinlerce çalışanı, belki yan sektörleriyle birlikte milyonlarca insanı işsizliğe veya sefalete mahkum etsin. Bir başkan malmı ki, belki Cumhuriyet tarihinde sayısı 10 u geçmemiş Cumhurbaşkanı huzuruna çıkabilen, ama seçildiği günden beri iki buçuk yıl içinde Türkiye’deki 55 bin muhtarın 16 binini her hafta hemde yemekli bir şekilde halka açtığı makamında ağırlarken, bir sabah kalkıp hemde Anayasa ile koruma altına alınmış ve hakkında KHK bile çıkartamayacağı muhtarlıkları kapatsın. Bir daha seçime girmeyecek mi bu adam. Onların yüzüne nasıl bakacak? Madem kapatacak neden 16 bin kişiyi, geçmişte sadece elitlerin çıkabildiği makamında ağırlasın. Niye bu kadar zaman ayırıp, uğraşa girsin.

            Gerçekten bizi bu kadar mal falanmı sanıyor halkı, yoksa kendisine bu akılları verende mi bir sorun var? Cevabını içinizden verin.

            Yine bir diğer efsanesi, Başkan yani diyemese bile Sayın Erdoğan, canı istediği zaman meclisi feshedebilirmiş. Buna en güzel cevabı ve açıklamayı, Anayasa dahisi hemşehrimiz, Sayın Ahmet İyimaya; “Fesih, bir öznenin kendisini muhafaza ederken, karşıdaki özneyi de yok etmesidir. Ama burada iki öznede kendisi yok olacağı için ya uzlaşacaklar, ya da karşılıklı olarak yenilenme olacak, yani bunun adı fesih değil, karşılıklı yenilenmedir” diyerek açıkladı.

            Bundan güzel açıklama olabilirmi? Yani bir insanın ancak aptal olması lazım durup dururken, karşıyı yok edeceğim derken, kendisini de yok etmesi. Yeniden seçileceğinin garantisi var mı zaten. Ayrıca olabilir. Belki başkan seçilir, meclis karşı çoğunluğa sahip olur, meclis başkanı seçime zorlar, hadi diyelim  başkan yine seçildi, meclis tekrar seçim kararı alır, başkanın 10 yıl olan görev süresini altı ay içinde bitirebilir. İki dönemden fazla seçilemeyeceği için süresi dolmasa bile yeniden aday olamıyor ve neredeyse başkanlık yapamadan süresi bitiyor.

            Bir diğer bizi salak yerine koyma safsatası, seçilme yaşının 18 e inmesi. Neymiş elitler 18 yaşındaki çocukları milletvekili seçtirecekmiş, iki yılda emekli olacaklarmış, askerlikten yırtacaklarmış. Ya böyle saçma ve dayanaksız bir iddia olabilir mi? Mecliste 18 yaş oranı kadar 8 milyona yakın milletvekilimi var. Bütün gençler meclise mi girecek? Bunların yarısı kız, onlarda mı askerlikten yırtacak?  Hem nerde Türkiye’de 18 yaşındaki çocuğunu ha deyince meclise sokacak adam. O çocukların babaları bile 550 milletvekilinin arasına girebilmek için buradan yazamayacağım, her türlü zorlu süreçten geçemiyor da, ha deyince oğlunu kızını seçtirsin. Buna ancak aptallar inanır ve kargalar güler.

            Bu konuya bu hafta içinde devam edeceğim. Son sözlerim, daha geçen hafta Musul’da uçaklarla 200 masum insanı öldüren, 400 kişiyi yaralayan Amerika’nın, soysuz bir pişkinlikle kimyasal gaz kullandı ve 70 kişi ölüp 400 kişi yaralandı diye birden insanlığını hatırlayıp, kendi rezilliğini unuttururcasına Suriye’yi bombalamasına şahit olduk. Yani kimyasal gazla öldürülmeyince, normal bombanın öldürdükleri insandan sayılmıyor mu? Yazıklar olsun bu vahşeti insanlığa yaşatan Suriye, Amerika, Rusya, İran ve Türkiye’den başka sesini yükseltemeyen Müslümanım diye geçinen liderlere.

            Tarihe not düşsün diye referandum tahminimi yazacağım. Birçok seçimde yaptığım isabetli tahminler sonucu, şu ana kadar kimsenin telaffuz etmediği % 57 Evet çıkacak diyorum. Bakalım göreceğiz. Sonucu ülkenin faydasına olması dileğiyle.

            Yeniden görüşebilmek dileğiyle…10.04.2017



Bu yazı 7 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol’dan asırlık çınar öğretmene anlaml..  
  Hayatcan Derneğinden hayırlı olsun ziyareti..  
  Emniyetten trafik eğitim faaliyetleri..  
  Funda Varol şehit ailelerini ziyaret etti..  
  Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’dan ziyare..  
  Elektrik hattı yer altına alınıyor..  
  Funda Varol çocuklarla birlikte fidan dikti..  
  Varol’dan Hamamözü Belediye Başkanlığına ziya..  
  Vali Varol’dan Karayolları 72. Şube Şefliğine..  
  KİK'te 20 sorunun çözümünde mutabakata vardık..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.