24 Eylül 2017 - Pazar / 22:33
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

SİYASETTE İKİ YÜZLÜLÜK……

            Siyasette dün dündür, bu gün bugündür, anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz diyenleri, onlarca yıl başımız da ülkeyi yönetmesi için irademizi teslim ettik ve baş tacı ettik. Ama artık bugün globalleşen, küresel bir köy haline gelen dünyamızda ve onun modern ve güçlü bir üyesi olan ülkemizde, bu tür siyasetçilerin yaşam şansı ve siyasi alan bulması insanı siyasetten soğutuyor ve siyaseti bir yalan söyleme sanatı haline dönüştürenler, gerçek hizmet amaçlı insanların sahneye çıkmasını engelliyor.

            Referandumun meşruiyetini tartışılır hale getirmek ve % 51,4 insanın meşru oyuna çeşitli çirkefliklerle tecavüz etmeye çalışanların hezeyanlarını gördükçe, siyasette neden yol alınamadığını ve 40 yılı aşkın iktidar olunamadığının cevabını bulmak aslında çok basit.

            Sayın CHP lideri, öncelikle şunu kabul etmeli. Bu ülkede mühürsüz oy pusulası dahi olsa, memleketin % 51,4 ü, bu referanduma evet demiş. Çünkü bizzat partisinin genel sekreteri, henüz oy pusulaları sayılmadan ve oy verme işlemi bitmeden nasıl tespit etti bilemiyorum!! ama bir buçuk milyon oy pusulasının sonradan mühürlendiğini, bunun 300.000 tanesinin hayır, 1.200.000 tanesinin ise evet olduğunu söylüyor. Yani ağzıyla gerçek rakamın, YSK ve İl seçim Kurulu mührü olan ama sandık başkanı mührü olmayan, 1.200.000 evet olduğunu, ama nasıl bir demokrasi anlayışı ise bunların kişisel hatalar veya kasıt unsuru yüzünden yok sayılmasını ve millet iradesinin çöpe atılarak, kalan rakamlar üzerinden millet iradesinin değiştirilerek hayır oranının yükseltilmesini talep ediyor.

            Mesleğim gereği yıllarca hukuku savundum ve hukuka uygun işlem tesis ettim. Tamam kanun mühürsüz oy pusulaları geçersiz diyor, fakat benim suçum olmayan bir olayda verdiğim oyun çöpe atılması benim irademe tecavüz değil mi? Beni hangi kanun koruyacak. Çok net bildiğim CHP tandanslı sandık başkanı vardı. Belki onun sandığında mühürsüz oy pusulası yoktu ama başka bir sandıkta yine CHP veya FETÖ tandanslı sandık başkanı ve üyesi olmadığını, onların bu kasıt unsurunu yapmadığını nereden bileceğim? Bu insanlar sandık başkanı olmak için eğitimli olanlardan seçiliyor, yanına CHP dahil olmak üzere her partiden üye veriliyor, ayrıca önceden oy verme işlemi ile ilgili eğitim verilmesine rağmen, bu insanların acelesi neydi, akıl tutulması mı yaşadılar da, biraz erken gelip veya oy verenlerden rica edip, sabah çay muhabbet faslı yerine 10 dakika zamanlarını alacak bu mühürleme işlemini yapmadılar? Bunu yapmayıp, yasal olarak suç işleyen bu başkan, üye ve duruma zamanında müdahil olmayarak uyarmayan parti temsilcileri, neden sonradan hatalarının birdenbire farkına varıp, yasal suçtan kurtulmak için hemen alelacele bu zarfları mühürlediler? Benim CHP ve YSK ya önerim, eğer tamamı tespit edildiyse, bu sandık başkanı, üyesi ve gerekirse parti temsilcilerini tespit edip, haklarında yasal işlem ve araştırma yapılarak, hangi görüşe veya sosyal medya hesaplarının incelenerek evet veya hayır yanlısı oldukları tespit edilsin ve gerçek ancak öyle ortaya çıkar. Onların hatasının bedelini millete de ödetmeye kalkmazlar.

            İşte tam da bu noktada YSK devreye girerek, belki hukuksuz gözükebilir ancak bireysel olarak sandık başkanları tarafından yapılan başka bir hukuksuz işlemin, üstelik dışarıdan getirilmeyen, üzerindeki üç mühürden ikisi tam olan ve sayısı verilenle net olarak tutan oy pusulalarını işleme sokarak, millet iradesini çöpe atmaya yönelik bu eylemin önüne geçerek, bir başka yasal hukuki görevi olan irademin sandığa yansımasını sağladı. Kişi hatasını ve hukuksuzluğunu önleyen, risk alarak millet iradesinin sandığa net olarak yansımasını sağlayan kuruma teşekkür etmek gerek.

            Bu olay açığa çıktıktan itibaren sandık başkanı, üyesi ve kendi dahil olmak üzere hukuksuz işlem tesis eden parti temsilcisine ses çıkarmayan CHP ve onun lideri, adeta çıldırmışçasına kuruma ve seçim sonuçlarına yüklenmeye başladı. Yüksek yargıçların, çeteciliğinden, yandaşlığından, yalakalığından, acizliğinden, adam olmadığından vs. ne kadar aşağılayıcı ve itibarsızlaştırıcı unvan varsa onlarla saldırdılar.

            Oysa aynı CHP ve HDP, 7 Haziran seçimlerinde, terör olayları nedeniyle güvenliği sağlamak ve serbest oy kullanılması için, sandıkların birleştirilmesini isteyen hükümete ret cevabı veren YSK ya ve o zamanki ve şimdide başkanı olan şahsa hiç ses çıkarmamış, PKK silahları gölgesinde sandığa gidilen Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde, binlerce sandıkta full ve geçersizi olmayan binlerce belki de yüzbinlerce HDP oylarına yasallık kazandırmış, üstelik buda yetmemiş gibi birde “hükümeti nasıl salladık” diye HDP ile birbirlerini tebrik yarışına girmişlerdi. İşte size siyasi iki yüzlülük. Tepe tepe kullanın.

            Yine sayın CHP lideri, Danıştay, AYM ve AİHM nin referandum sonuçlarını inceleme ve karar verme yetkisi yoktur diyen Adalet Bakanını, yargıyı tehdit ediyor diye yaftalarken, kendisi Vali, Kaymakam ve bu kararı veren YSK ve diğer kurumları iktidara geldiğimizde, bunların sizden hesabını soracağız diye tehdit etmekten kendini alıkoyamıyor. Sanırım buda siyasi tek yüzlülük olmasa gerek.

            Her partide değişim isteyen, özellikle MHP nin muhaliflerinde yaşam umudu bulan, HDP, PKK, FETÖ, ÖDP, İşçi Partisi, Saadet Partisi, ANAP, DP ve tüm sol ağırlıklı bileşenlerden hayır cephesine sahip çıkan, 15 yılda 16 seçim kazanan birine diktatör deyip, ona oy verenleri bizim hayır cephesi eğitimli diye aşağılayan sayın CHP lideri, nasıl geldiğini söylemeyeceğim bile ama 8 senede 8 seçim kaybettikten sonra, artık ya aday ol, ya çekil diye meydana davet eden, asıl tek adamlık CHP de diyen, olağan değil olağanüstü kurultay ve değişim şart diyen üç CHP milletvekilini, partide kavga çıkaran, mücadele edeni kapının önüne koyarım diye tehdit ederek, gerçek bir demokrat!!! olduğunu bir anda ortaya seriyor.        İşte size sanırım siyasi yüz çeşidinin nasıl olduğunu gösteren yeni bir durum daha.

         Allah’tan, siyasi geçmişleri ve söylemleri ile gerek kendi tabanında, gerekse sağ tabanda bile karşılığı olan Baykal; “sopa sallayarak parti yönetme devri bitmiştir”, Sayın Fikri Sağlar “ beni ihraç edebilirler, ama ben doğru bildiğimi söyleyeceğim”, Sayın Muharrem İnce’de “gün partinin önüne koyma günü değil, her seçimden sonra partinin önünü bayram yerine çevirmek ve partinin önündekileri içeri almak günüdür” diyerek kendisine gerekli cevabı, siyaset ve millet adına en net şekilde verdiler. Bu cesaret ve dik duruşları eminim seçmenlerine ve CHP nin geleneksel demokratik yapısına sağ seçmen dahil inananları mutlu etmiştir.

         Yeniden buluşabilmek ümidiyle…08.05.2017



Bu yazı 4 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol, Suluova Et Entegre Tesislerinde i..  
  Ahilik Haftası kapsamında İlçe Esnaflarına zi..  
  Maaşları Türkiye Kamu-Sen yükseltti, Memur-Se..  
  Sanayi sitesi esnaflarına Ahilik Haftası ziya..  
  MEB, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya..  
  Yol yapım ve asfaltlama tüm hızıyla sürüyor..  
  Belediye Başkanı Özdemir’e ilköğretim haftası..  
  19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı..  
  Amasya protokolü ve gaziler kahvaltıda bir ar..  
  Gaziler, destansı tarihimizin yaşayan abidele..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.