24 Eylül 2017 - Pazar / 22:36
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

BİREYSEL PROVOKASYONLARDAN TOPLUMSAL HUZURSUZLUĞA!!!!!…………

         Ramazan ayı nedeniyle kişi, kurum veya her düşünceye ait insanların barış içinde ve huzurlu yaşamaya hakkı olduğu için, bende bu huzur hakkına saygımdan yazılarıma ara vermiştim. 
Daha sonra bir süre özel işlerimin yoğunluğu ve şehir dışı seyahatlerimin sıklığı, bu arayı daha da uzattı. Önceki gün bir haber kanalında izlediğim 28 Şubat sürecinde başörtüsü konusunda yapılan zulümler, hemen ardından da İstanbul’da Maçka Parkında yaşanan, kıyafetine karışılan bir kızın görüntülerini izledikten sonra, yoğun gündemime rağmen yazmamın ve ulaşabildiğim kişilere bazı şeyleri hasbelkader kendimce hatırlatmamın bir görev olduğu bilinciyle araya nokta koymaya karar verdim.
Öncelikle son dönemlerde artan, kılık kıyafet üzerinden oluşturulmaya çalışılan kamuoyu algısı, kitle endeksli tahriklere hepimizin dikkat etmesi lazım. Bireysel yaşanan bu olayların altındaki sebepler, onları yönlendiren kişi veya düşünceler mutlaka derinlemesine incelenmeli, bunların hazır bekleyen ve büyük olasılıkla bunlar üzerinden daha geniş kitlesel eylemler için fırsat bekleyen karanlık odaklarının açığa çıkarılması lazım.
Bu zamana kadar yaşanmamış veya yaşanmış olsa bile bireysel tepki olarak düşünülüp kamuoyuna yansıtılmayan bu tip fevri hareketlerle, toplumsal ayrışmanın ve çatışma ortamının hazırlanmasının, 17/25 bürokrasi kalkışması, Gezi olayları ve 15 Temmuz hain ve kanlı kalkışmasında hüsrana uğrayanların yeni oyunları olduğunu görmemiz gerekiyor.
        80 milyonluk ülkede yaşanan bu birkaç olay üzerinden, adeta iktidara linç kampanyasının fitili ateşlenmek isteniyor. Yukarıda saydığım kanlı ve kalleş senaryoları uygulayanlar,  ülkenin yumuşak karnından vurmaya devam ediyor.
Biz bu senaryoyu, ne idüğü belirsiz ve birdenbire ortaya çıkan Müslüm Gündüz, Ali Kalkancı ve Fadime Şahin senaryolarının, akabinde ise yollara dökülen ve birdenbire ortadan kaybolan Aczimendilerin görüntülerinin, medya gücü kullanılarak hazırlanan altyapı ile 28 Şubat post modern darbesinin nasıl insanlara zulüm uyguladığını ve insanların özel hayatlarına girilerek, bir neslin adeta katledildiğini bizzat yaşadık. Fişlemenin, yargısız infazların, ikna odalarında bugün laiklik adı altında bol bol konuşan ve milletvekili sıfatı taşıyan koskoca profesörlerin o genç kızlarımıza yaptıkları ve hayatlarını ellerinden aldıkları alçaklıkları ve buna sessiz kalan ve destekleyen demokrat kisvesi takınan iki yüzlü uşakların, şimdi nasıl feveran ettiklerini görünce hepimiz son derece dikkatli ve uyanık olmak zorundayız.
Düşünsenize şu an Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olan, elektronik mühendisliği ve aynı zamanda tıp fakültesi bitiren, iki yabancı dil bilen, bu arada akademik kariyeri ile birlikte evlenip iki çocuk sahibi olan  35 yaşındaki Fatma Betül Sayan Kaya, üç yıl önce doğsa bu alçakların elinde ya atılacaktı, yada bambaşka bir hayat çizgisinin sahibi olacaktı. Ki bunun gibi belki onbinlerce genç kızımız bu acımasız ve iki yüzlü manda meraklısı ve ülkeyi her fırsatta hala Avrupa’ya şikayet etmekten utanmayan düşüncenin zulmünden dolayı,  hayat çizgileri bambaşka bir yol aldı. Bizzat tanığı olduğum, üniversite sınavlarında derece yapan İmam Hatip Lisesi mezunu bir kızımız başörtüsü ve katsayı adaletsizliği yüzünden okuyamadı ve dar gelirli ailesinin çaresizliğinden köyde evlendirilmek zorunda bırakıldı. Bir beynin katledilmesine demokratlık adına şimdi havari kesilenlerin o zaman nasıl alçakça sessiz kaldıklarına hepimiz şahidiz ve bunlar yeniden diriliş ve yaşam alanı bulmak peşindeler.
15 Temmuz kanlı darbesi başarısız olunca bu alçaklar başka ve hassas noktalardan girmeye başladı. Önce sabah saatlerinde bir minibüste bir hemşire saldırıya uğradı, daha sonra bir başka kızımıza otobüste tokat atıldı. En sonda Maçka Parkında kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan bir güvenlik görevlisi, göğüs dekoltesi olan bir kızımıza, “ senin burada kamuya açık alanda, bu şekilde dolaşmana izin veremem” diyerek çıkarmaya çalışmış.
Öncelikle tüm bu yapılan saldırı, sözlü ve fiziksel tacizlerin hepsini kınadığımı, asla tasvip etmeyeceğimi ve yapanlarında en ağır şekilde cezasını almasını istediğimi belirteyim de,  iki yüzlü demokrat ve laik kisvesi takınanların ağzını kapatmış olayım. Ki güvenlik güçleri ve yargı da zaten bu konuda gereğini yapıyor.
Ama benim ve aklı olanın cevaplaması gereken birkaç soru var.
        1-Minibüste hemşire kızımıza yapılan tacizin ardından dünyayı ayağa kaldıran sivil toplum kuruluşları ve kadın dernekleri, onunla eş zamanda yine İstanbul’da minibüste İmam Hatip Lisesinde okuyan 16 yaşındaki bir kızımızın başörtüsünü zorla başından çıkaran, hakaret edip ben bunlar gibi onlarcasını terbiye ettim ve dövdüm diyen kadına neden ses çıkarmayıp, derin bir sessizliğe gömüldüler?
       2- Bir kadın cinayetinde hemen toplanıp dünyayı ayağa kaldıran kadın derneklerinin( şiddetle kınıyor ve lanet ediyorum bu cinayeti işleyenleri), kendi 53 yaşındaki hemcinslerinin 26 yaşındaki sevgilisi ile birlikte kocasını parçalara ayırıp, bavullarla farklı yerlere gömmesine, onlarca erkeğin, kadınlar tarafından sevgilisi ile birlikte öldürülüp gömülmesine, neden kadınların da cinayet işleyebileceği ve insan olarak bu psikolojiye sahip olabilecekleri konusunda eylemi yok? Erkeklerde mi kadınların erkek cinayetlerine son diye dernek kurup, eylem yapması lazım?
       3-Kadın cinayetlerini durduracağız diye ortalığa saçılan ve neredeyse aynı tipler olan kadın dernek ve aktivistleri, her gün tv ekranlarında ve gazete köşelerinde onlarcasını görmeye alıştığımız ve artık neredeyse sıradanlaşan, bebeklerini cami avlularına, tuvalet köşelerine bırakan, boğup tuvalet deliklerine, havalandırma boşluklarına, bataklıklara ve benzeri yerlere atan kadınlar hakkında en küçük bir eylem yapmaz ve bebek cinayetlerine son diye bir kampanya yürütmez?
         4- Maçka Parkında yaşanan çirkin olayı irdelersek, bu kıza bu hareketi yapan güvenlik görevlisi acaba  göreve o gün mü başladı? O parkta ilk defamı göğüs dekolteli kız gördü? Binlerce kişinin içinde sadece göğüs dekolteli veya açık giyimli kız o muydu? (Öyle olduğunu hiç sanmıyorum o parkı çok iyi bilirim, koşanlar veya yürüyenler, oraya gelenlerin içinde yüzlercesi o göğüs dekoltesinden daha fazlası ile birlikte rahatça yaşam alanı bulabiliyor ve hiçbir şekilde rahatsız edilmiyorlar.) O güvenlik görevlisi yolda gelirken, otobüste, metroda, vapurda ondan kat be kat dekolteli olana tahammül ederken, binlerce insanın içinde o kızı nasıl buldu? O kızı buldu, hemen nasıl kameralar ve tv ler oraya akın etti? Hemen kadın dernekleri kıyafetime karışma yazan onlarca hazır pankart ve afişle nasıl bir araya gelip eylem yapabildi? Onları görüntüleyen basın mensupları aynı anda organize oldu ve kızımız ile her kanalda röportajlar yapıldı?
       5- Hemen aynı gün sınırda yakalanan Suriye uyruklu kaçaklar yakalanıp, sınır karakoluna götürülüp, orada dayak atılıp, Türk askeri Suriyelilere insanlık dışı muamele ediyor izlenimi oluşturan görüntüleri, neden yurt dışına gönderip, oradan tüm dünyaya servis edilmesini sağlayan ve o askerleri kullanan akıl kim? (TSK eylemi yapanları tutuklayarak gereğini yaptı)
6- Yine paralel olarak son dönemlerde, Cumhuriyetimizin kurucusu ve sürekli liderimiz Atatürk’ün düşünce, poster, resim, tablo ve heykelleri üzerinden yol alan ve aynı odaklara hizmet eden işbirlikçi provokatörler, son olarak Şanlıurfa’da Atatürk heykeline saldırı ile sahne aldı. Zeka yoksunu ajan kılıklı, Atatürk’ün heykeline elindeki orak benzeri bir cisimle, sallana sallana kameralara poz vererek gidiyor, ayağına bir kere vuruyor, sonra da geri dönüp zafer kazanmış kumandan edasıyla nedense orada biliyormuş gibi hazır duran kameralara poz veriyor. Bu salağa sormazlar mı. Dün mü doğdun? İlk defamı Atatürk’le ilgili bir şey okudun?  İlk defa mı Atatürk heykeli gördün? Şapşal, bu zamana kadar gösteremediğin tepkiyi, eylem yapacak cesareti nerden buldun, sana kim verdi? 
     Bu soruların tek bir cevabı var. 60 darbesi, 71 darbesi, 80 darbesi, 28 Şubat sürecini yürüten, 27 Nisan e muhtırasında Cumhuriyet mitingleri adı altında ordu göreve diye bağıran, Ak Partiye kapatma davası açılırken yargıya karışmayın deyip, şimdi yargıyı tehdit eden, 28 Şubatta kızların başörtüsü başında parçalanırken laik olup, şimdi göğüs dekoltesine karışıldı diye provokasyon üreten, ikisi de aynı odaktan yönetilen, nedense her olayda hemen tepki ve eylemde bulunan, iki yüzlü demokrat ve kendine laik zihniyeti biz çok iyi tanıyoruz.
       Türk halkı olarak, keseri hep kendine yontan ve teselli ile ikbal umutlarını batının kucağında arayan, bireysel provokasyonlardan gezi benzeri kalkışmalara yol açacak ve tamamen iktidarı ve millet gücünü hedef alan bu zihniyete fırsat ve onları konuşturacak eylemlere meydan vermemeliyiz.
      Yüzlercesi sayılabilecek bu örnek ve eylemlere gelecek yazılarda devam etmek ve yeniden görüşebilmek ümidiyle…01.08.2017



Bu yazı 1 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol, Suluova Et Entegre Tesislerinde i..  
  Ahilik Haftası kapsamında İlçe Esnaflarına zi..  
  Maaşları Türkiye Kamu-Sen yükseltti, Memur-Se..  
  Sanayi sitesi esnaflarına Ahilik Haftası ziya..  
  MEB, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya..  
  Yol yapım ve asfaltlama tüm hızıyla sürüyor..  
  Belediye Başkanı Özdemir’e ilköğretim haftası..  
  19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı..  
  Amasya protokolü ve gaziler kahvaltıda bir ar..  
  Gaziler, destansı tarihimizin yaşayan abidele..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.