19 Kasım 2017 - Pazar / 13:34
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

OLAYLARA İKİ YÜZLÜ DEĞİL, OBJEKTİF BAKABİLMEK !!!

        Son günlerde gündem üzerinden provokasyon, kışkırtma, bir kıvılcımdan yangın çıkarmak isteyenlerin gündemi oldukça dolu. Altını dolduramasalar da geçmişte olduğu gibi halkın bilinçsiz ve kandırılmaya müsait olduğunu düşünerek olayları yansıtmaya ve çarpıtmaya çalışıyorlar.

         15 yıldır bu planın tutmadığını görmelerine rağmen, daha önceki başarısız oldukları denemelerin ısrarla sürdürülmesi, daha bilinçli bir karşıt grubunu yarattığının farkında bile değiller.

         Bunların içinde en yakın ve günceli, il ve ilçe müftülerine nikah kıyma yetkisinin verilmesi. Her olayda laikliğin elden gittiği yaygarasını koparan bu zihniyet, müftü ve nikah kelimesini duyunca ayakları yerden kesildi. Sanırım yerçekimsiz ortamda da, beyne fazla oksijen gitmediğinden içi boş yorumları gözümüze ve beynimize kazımaya çalışıyor. Atatürk’ün meclisi dualarla açması, her Cuma dua okutması ve kendi nikahını bir müftünün kıymasını göz ardı edenler, tüm toplumun müftülerin önünde sıraya girerek, dörder eş alma, çocuk gelinlerle evlenme veya boşanmayı bir söze dökecek bir muvafakatname imzalama yarışına gireceğini sanıyorlar. Burada birde, nikah işlemlerini yapan Belediye, gemi kaptanı, muhtar, diplomatik kurumların İçişleri Bakanlığına ait olduğunu, ama müftülerin Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olması dolayısıyla, devlette hiyerarşinin kaybolacağını söylüyor.

         Sana ne. Ben kime istersem nikah kıydırırım. Demek ki toplumsal bir ihtiyaç var ve hükümette bu boşluğu doldurdu. Gözden kaçan, toplumsal ve dini gerçeğimiz olan resmi nikahtan sonraki imam nikahı için yeniden uğraş vermeden, ikisinin de birbiri ile paralel halledileceği. Ayrıca tüm nikah işlemlerin de, diğer kurumlarda olduğu gibi resmi evrak ve protokolün yerine getirilme şartı olduğunu, bunun sadece kıyan kişinin belediye nikah memuru yerine, il veya ilçe müftüsü olma ayrıntısından öteye geçemeyeceğini göz ardı ediyor veya geriye süpürüyorlar.

         Yıllarca her dizi veya filmde kilise de nikah kıyma görüntüleri ve pazar ayinlerini bize batılılık veya modernlik adına sunanlar, neden bizim müftülerin nikah kıymasına bu kadar gocunuyor anlamıyorum. 40 yıldır tv lerde, bir tane bile Cuma namazı görüntüsü olmaması, namaz kılma görüntüsünü hiçbir zaman tam bile veremeyen, sadece son selamı verip hemen seccadeyi toplayan insan görüntüsünü bize layık görenler, bunu hemen yobazlık, laiklik elden gidiyor diye gammazlayanların, bu konuda hiç seslerini çıkartmaya hakkı yok. Ha bu zihniyet, kertenkele diye bir dizi de sahte imam görüntüleri ile, dinin, caminin ve hocaların aylarca aşağılanmasına göz yumup, zevkle izlemişlerdir sanırım.

         Biz de mekanlar açılırken laiklik elden gidiyor diyenlere, Amasya gibi bir yerde dahi son 15 yılda onlarca içkili mekan, pavyon, gazino açılmasına, din elden gidiyor diye feryat etmemiz lazım. Ama olur mu, biz konuşamayız. Bunlar laik yaşamın parçası, onlar sürecek bu laik yaşamın keyfini. Saat gece 10 dan sonra büfelerden içki satışının yasaklanmasına karşı kıyameti koparanlara karşı biz kimiz ki?

         Bu kafa 10 gün önce de, Merve Kavakçı’nın büyükelçi olmasına takıldı. Öncelikle bu kadının, sosyal demokratlığıyla övünen bir başbakan tarafından meclisten kovulduğunu, erkek vekiller tarafından yaka paça dışarı atıldığını, Türk vatandaşlığından çıkarıldığını, ülke dışında yaşamaya mecbur edildiğini görmeden, bu konuda en ufak bir eleştiri de bulunmadan, hayasızca saldırmaya devam ediyorlar. Ahmet Kaya’ya iade-i itibar yapılırken alkışlayanlar, bu kadıncağıza yapılan iade-i itibarı ise içlerine sindiremiyor. Kızılay’da açlık eylemi yapan, yasadışı örgüt üyeliğinden tutuklanan kadın akademisyen için onurumuz diye feveran edenler, bunun da bir kadın olduğunu, işinden, memleketinden kovulduğunu nedense göremiyor ve geçen yazımdaki gibi iki yüzlü standartlarını devam ettiriyorlar.

         Sanırsınız ki, Merve Kavakçı ilkokulu dahi bitirmemiş, sadece hatır için oraya getirilmiş. Biraz merak etseler, kadının Amerika’da bilgisayar eğitimi aldığını, üstüne dünyanın en prestijli üniversitelerinden Harvard’da uluslararası ilişkiler üzerine doktora yaptığını, halen Amerika’nın en etkin üniversitelerinden birinde, uluslararası ilişkiler ve siyaset üzerine öğretim görevlisi olarak ders verdiğini görecekler. Yani bu görev için neredeyse tam biçilmiş kaftan. Ama onların umurunda mı? Başı kapalıysa, linç edilmek için yeter de artar bile. İşte size yine ikiyüzlü ve kendine demokrat zihniyet.

         YAŞ ta yapılan atamalar da, bu kafanın hedefinde. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Korgeneralin atanması, hiyerarşi maskesi altında eleştiriliyor. 1960 darbesi ve daha sonraki bir çok askeri vesayetin ve bürokrasi oligarkının egemen olduğu dönemlerde bu tip atamaların yapıldığını pas geçmeye devam ediyorlar. Aslında asker kökenli, bir çok kumpas mağduru ve tvlerde program yapanların, bu atamalar ve kişiler hakkında olumlu referanslar vermesi ve hak ettiklerini söylemesi bile onları kesmiyor. Net eleştiremeseler de, koskoca ana muhalefet partisinin sözcüsü, “ eğer gerçekten liyakatla yapıldı ise hayırlı olsun” diyerek bunun tersi olduğunu ima ediyor, aklınca kafa karıştırıyor. Sanki hükümet, evin önündeki bakkal tanıdığının yeğenini bu makama atamış.

         Bu zihniyet, 15 Temmuz darbesini pas geçip, 20 Temmuz darbesi ve kontrollü darbe ile zihin bulandıranlar, birilerine ilham vermişler ki, 2 HDP milletvekilinin, meclis tarafından vekilliklerinin düşürülmesine bile, HDP sözcüsünü darbe dedirtecekler kadar etkilemişler. Bu alçakların canlı bomba cenazesine katıldığını, arabasıyla örgüte silah taşıdığını, bunlar ortaya çıkınca bir haftaya döneceğiz deyip yurt dışına kaçtıklarını ve orada tüm PKK eylemlerinde bayrak ve posterlerle en önde yürüdüğünü kamuoyu bilmeyecek kadar aptal zannediyor ve pas geçiyorlar. Nedense koskoca mecliste de buna darbe diyen sözcüye karşı tık çıkmıyor. Hükümet ve MHP kanadı zaten bunları meclis dışına atarak görevini yaptı da, benim tık demeyenin kim olduğunu anlatmama gerek yok sanırım.

         Bu iki yüzlü tavır o kadar içselleşmiş ki, 1999 da Sezer’i Cumhurbaşkanı seçtiren Bahçeli’yi, Gül’ün Cumhurbaşkanı seçildiğinde sadece meclise giren ve şimdi de ülke için devletinin yanında yer alan Bahçeli’ye söylemedik söz bırakmıyorlar, partisinin parçalanmasına ise içten içe gülüyorlar. Ama merak etmeyin oradan da size ekmek çıkmayacak.

         Başörtüsü yüzünden bir nesli, özellikle binlerce genç kızımızı sistemin dışına atanlar, eminim şimdi gittikleri kurumlarda onları gördükçe, içlerinde ateşler yanıyor ve 1000 yıl sürecek dedikleri devranın sonunun sadece birkaç yılda gelmesine lanet ediyorlardır sanırım. Çünkü öylesine bir baskı rejimi kurmuşlardı ki, dağ başında bir başörtülü öğretmene tutanak tutmadım diye, daha şehire inmeden, beni valiye ispiyonlayacak kadar eşi ve kızı başörtülü beyinleri esir almışlardı. Şimdi ne kaybetti devlet, herkes işinin başında, mesleğinde. Hem onlar sayesinde belki de kot pantolonlu ve top sakal dahil, Cumhuriyet tarihinin en rahat kılık kıyafetiyle mesaisini yapan bir toplum olduk.

         Konular çok ve uzun, köşem ise kısa. Bu kadar yeter şimdilik. Yeniden görüşebilmek ümidiyle. 07.08.2017



Bu yazı 3 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Merzifon Yardımeli Derneğinden ziyaret..  
  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “34 Yaşında”..  
  İl Özel İdaresi Şanlı Türk Bayrağımızın bakım..  
  Vali Varol ve eşi koruma altındaki çocuklarla..  
  Hatuniye Mahallesi için seferber olundu..  
  Kaymakam köy muhtarları toplantısı yaptı..  
  Vali Varol, Kozlu Gıda’yı ziyaret etti..  
  Varol’dan, maden ocaklarına ziyaret..  
  Başkan Özdemir’in okul ziyaretleri devam ediy..  
  Funda Varol’dan Kültür Evine ziyaret..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.