19 Kasım 2017 - Pazar / 13:37
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

ATATÜRK’ÜN KOLTUĞU…….

     Son bir aydır haberlerde sürekli aynı şeyler muhalefet yada muhalif liderler tarafından ısrarla  seslendirildi.

     Doğudaki vatandaşlarımızın oyunu, yasadışı bölücü örgüte adeta rehin eden partinin sözcüleri, “hepimizi tutuklayacaklar, ağır saldırılar yaşayacağız, partimizi kapatmaya çalışacaklar, ama biz buna sonuna kadar direneceğiz” diyor.

     Çeşitli defalar yaptığı çıkışlarla bir türlü kongreye ulaşamayan meclisteki milliyetçi çizgideki partinin, muhalif olarak adlandırılan ve parti kurma aşamasında olan kadrosu, “ partimiz kurulma aşamasında çeşitli saldırı, yıldırma politikalarına tabi tutulacak, ama biz hiçbir baskı ve saldırı karşısında asla geri adım atmayacağız” diyor.

      Ana muhalefet lideri, genel başkan yardımcıları, parti sözcüleri özellikle adalet yürüyüşü esnasında “ yürüyüş esnasında tahriklere kapılmayalım, çeşitli tacizler, saldırılar, kumpaslar düzenlenebilir, sakın onlara karşılık vermeyin, sadece adalet, adalet diye bağırın” diyor.

         Hepsi elbirliği ile sanki birilerinin üzerine saldırması, toplumun kışkırtılması, zaten var olan ayrışmanın sanki daha da keskin hale gelmesi ve iç karışıklık çıkarmaya hazır bir toplum varmış gibi, hükümetin ve karşı oyların adına ahkâm kesip, bu tip olaylar gerçekleşirse, bakın neler olacak diye eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek misali söylemler de bulundular.

         Halbuki terör suçunu işlemekle suçlananlar dışında hiçbir milletvekiline dokunulmayan HDP, TV de, yazılı basın da, mecliste ve gerekse yaptıkları toplantılarda ağzına geleni devlete ve hükümete saydırmaya devam ettiler ve yaptıkları oturma, açlık grevi vb eylemlerde, kendine saldıracak grup bulmayı bırak, kendi seçmeninden bile destek alamayıp, sadece birkaç milletvekili ve partili ile eylem yaparak hayal kırıklığına uğradılar.

         Kongre çalışmaları sırasında kürsü veya salon gibi yerlerde birkaç kimin yaptığı net anlaşılamayan saldırıya uğrayan  MHP li muhalifler, kendi partilerini kurma yolunda hız kazandıktan sonra, istedikleri gibi TV, basın veya toplantılarını gayet sakin ve istediklerini söyleyebilecek kadar rahatlıkla gerçekleştiriyorlar. Ha sözlü destekleri kadar, aynı oranda eleştirenler de var. Ama siyasete giriyorsanız ve eleştiriyorsanız, aynı şekilde eleştirilmeyi de göze alacaksınız bundan sonra. Bu her parti için de geçerli.

         Bunların içinde her gün bize saldırabilirler diye 25 gün boyunca toplumu geren, hiç bir olayda bu hassasiyeti göstermeyip nasıl bir bardak ve nasıl bir son damlaysa, casusluk suçu işlemekle suçlanıp  tutuklanan milletvekili için harekete geçen, 25 gün boyunca yollarda izdihama yol açan, binlerce insanı trafik eziyetine sokan yürüyüşte, devletin gözü gibi baktığı ve koruduğu ana muhalefet partisi genel başkanı bu saldırı konusunda söylemlerinde haklılık buldu ve en şanslısı sanırım o oldu. Kimin döktüğü belli olmayan bir kamyon gübre ve nereden, kim tarafından uluslararası yola atıldığı veya konulduğu belli olmayan bir mermi çekirdeği ile saldırıya uğradı. Çok büyük geçmiş olsun. Ha bu devlet öyle büyük ki, gerçekten saldırı hazırlığında olan bir kişi, daha gruba bile yaklaşamadan aracı ile birlikte etkisiz hale getirildi. Demek ki, can ve mal güvenliği Alman dergisine şikayet edilebilecek kadar büyük değilmiş, o ve grubundaki saldırıya açık binlerce kişi için en üst düzeyde sağlanabiliyormuş. Ama insan neyi görmek isterse onu söylüyor tabi.

YAŞ KARARLARI…….

         Bir başka gündem konusu da YAŞ kararları üzerinden oluşturulmaya çalışıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bir Korgeneralin atanması ile TSK ya siyaset sokuluyor, liyakat, teamül ve yapısal işleyiş yok ediliyor diye feryat edenler, kendilerinin göklere çıkardığı ve adeta her sözlerine kanun gibi değer verdikleri Ergenekon, Balyoz mağdurları paşalar, bu atamaya kefil olup, doğru yapılmıştır deyince susmak zorunda kaldılar. Hemen arkasından gelen ikinci atama dalgasında ise, Ana Muhalefet Partisi sözcüsü, CNN Türk de yayınlanan bir açık oturumda; “ 50 general atanması gerekirken, sadece 5 tane atandığını, ama 24 Albayın terfi ettirilmesi gerekirken 36 Albayın Tuğgeneralliğe terfi ettirildiğini, Cumhurbaşkanının kendi ordusunu kurmaya çalıştığı” yolundaki imalarını sürdürünce, yine kumpas davasının sanık ve en büyük mağdurlarından olan ve kendileri dahil her kesimin sözüne itibar ettiği Ahmet Zeki Üçok isimli emekli askeri hakim, dayanamadı ve duruma açıklık getirdi. TSK daki 351generalin 178 tanesinin 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgileri olduğu için ordu ile ilişkilerinin kesildiğini, zaten bunların kumpas davaları ile önünün açıldığını, Balyoz olmasa atanmamasına itiraz ettikleri Donanma Komutanının Oramiral olamayacağını, 2017 YAŞ toplantısının şimdiye kadar yapılan en iyi YAŞ olduğunu ve çok karışık bir grupla, çok güzel atamaların olduğunu söyleyerek, parti sözcüsüne adeta balyoz gibi bir cevap verdi. Sözcünün tek söyleyebildiği, “ inşallah öyledir”. Ne kadar ön yargının dibe vurduğu ve olaylara tek taraflı bakılabildiğinin en güzel örneklerinden biriydi bu açıklama ve cevap.

         ATATÜRK’ÜN KOLTUĞU…..

         Son günlerde atlet üzerinden ortaya bir Atatürk’ün koltuğu tartışması atıldı. Siyaset veya az güvenlik konusunu bilenler, bir parti genel başkanının bulunduğu karavana, bir fotoğrafçının girip, genel başkanın atletle resmini çekip, sonra atletin yarısı ortada gömleğini giyip, daha sonrada ayakkabısını bağlarken resmini çekemeyeceğini, bunun habersiz ve izinsiz asla mümkün olmadığını, çekse bile izin alamadan asla kitabına koyamayacağını bilir. Resmi ve atleti asla eleştirmiyorum. Çünkü hepimiz neredeyse ev halinde böyleyiz ve samimi gelen bir fotoğraf. Bu resmi çektiren çıkıp, evet ben çektirdim, bu bir halkla iletişim çalışmasıdır. Bende halk adamı gözükmek istiyorum deseydi, bu tartışmalar yaşanmayacaktı ve ortaya Atatürk’ün koltuğu da gelmeyecekti. Gerçi bu konuda sanırım en çarpıcı ve güzel yorumu Sayın Bahçeli yaptı ve “siyaset asla iç çamaşır seviyesine düşürülmemeli” dedi. Erdoğan’ın kareli ceketini eleştirenler, atletin eleştirilmesine dayanamadı. Ya bu kadar ucuzlamamalı siyaset. Yarın biride atletten sonra ben halk adamıyım diye ekrana donu ile mi çıkmak zorunda kalacak. Bence mesajları ve danışmanları doğru seçin artık.

         Öncelikle şunu herkes bilmeli. Atatürk kimsenin tapulu malı ve üzerinden siyaset yürüteceği bir kişi değil. Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük bir siyasi ve askeri lider ve hepimizin minnet duyduğu Cumhuriyetin kurucusu. Kısacası hepimize ait. Kimse üzerinden prim yapmaya kalkmasın. Çünkü Atatürk’ün koltuğu asla bu kadar ucuz ve siyasi malzeme yapılmamalı.

         Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı ve bir partiye ait olmamalı diye feryat edenler, dönüp dolaşıp Atatürk’ü CHP ye bağlamaya çalışıyorlar. Tamam Atatürk CHP yi kurdu ama onun en büyük mirası Cumhuriyettir ve hepimiz ona sahip çıkıyoruz ve çıkmak zorundayız. Atatürk’ün koltuğu CHP genel başkanlığı diye diretirseniz kendinizle çelişirsiniz. Ne yani şimdi CHP % 25 oy alıyor, halkın % 75 i CHP ye oy vermiyor diye Atatürk’ü sevmiyor mu ? Bu halka sorulsa eminim Atatürk’ü bu ülkenin aşırı radikal kesimleri dışında % 95 i, seviyor ve sahip çıkıyor. Neden onu bu koltuğa mahkûm etmeye çalışıyorsunuz. Ki partisi olarak onu ikinci adamının ne kadar yalnızlaştırdığını ve çeşitli yollara başvurduğunu tarihi merak edenler çok iyi bilir.

     Ayrıca daha yakın tarihte Demirel, Özal,Ecevit benzeri siyasetçilerin kurdukları partileri nasıl yok sayıp, partilerine neler yaptıklarını çok iyi hatırlarız. Yani koltukları onların kalmadı. Atatürk yaşasaydı bakalım,  bağımsızlık benim karakterim diyen büyük lider, bugün koltuğunda oturduğunu iddia edenlerin, sürekli dış ülkelere kurduğu Cumhuriyeti şikayet edenlere nasıl davranır ve o koltukta oturur mu veya oturanlara tahammül eder miydi? Onun için Atatürk’ü tek partiye ve ona gönül verenlere mal edemezsiniz. Atatürk’ün bence tek koltuğu Cumhurbaşkanlığı koltuğu olmalı ve  herkes o koltuğa ve oturana sahip çıkmalı. O koltuğa oturan herkeste, bugün bile geçerli olan onun ilkeleri ve söylemlerini kendisine rehber edinmeli.

     Adalet yürüyüşü, atlet muhabbeti derken rol çalma adına 26 Ağustos’ta adalet kurultayı yapmak isteyenlerin aksine, bu güzel tarihi günün hakkını verme adına,26 Ağustos 1071 de,  40 bin kişi ile 200 bin kişilik haçlı ordusunu perişan eden ve Anadolu’nun kapısını Türklere açan Alparslan ile 26 Ağustos 1922 de başlattığı büyük taarruz ile bizzat ordusunun başında Anadolu’nun kapılarını yeniden Türklere açan Başkomutan ve akabinde son Türk Devleti’ni bize emanet eden Cumhurbaşkanı Atatürk’ün ve bu vatan için toprağa düşmüş tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun. Gazileri çok yaşasın.

      Bu hafta kavuşacağımız Kurban Bayramının herkese kutlu olması ve sağlık, huzur, mutluluk içinde geçmesini diliyorum.

      Yeniden görüşebilmek ümidiyle.28.08.2017



Bu yazı 2 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Merzifon Yardımeli Derneğinden ziyaret..  
  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “34 Yaşında”..  
  İl Özel İdaresi Şanlı Türk Bayrağımızın bakım..  
  Vali Varol ve eşi koruma altındaki çocuklarla..  
  Hatuniye Mahallesi için seferber olundu..  
  Kaymakam köy muhtarları toplantısı yaptı..  
  Vali Varol, Kozlu Gıda’yı ziyaret etti..  
  Varol’dan, maden ocaklarına ziyaret..  
  Başkan Özdemir’in okul ziyaretleri devam ediy..  
  Funda Varol’dan Kültür Evine ziyaret..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.