20 Kasım 2017 - Pazartesi / 10:39
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

KİMLER TUTUKLU YARGILANIR, KİMLER YARGILANMAZ?….

     Yazılarım haftada bir olduğu, ülke gündemi de her gün farklı bir yöne savrulduğu için, genelde bazı konular ya erteleniyor, ya da yazarken gündem değişmiş olduğundan pek anlamlı kalmıyor.

     Bazı konular ise, gündem ne kadar değişirse değişsin, gerek olayın içeriği, gerek söyleyenlerin tutarsızlığı yüzünden her zaman geçerli konu olarak yaşamını sürdürüyor.

     Genel gündemi uzun süre meşgul eden konulardan biri ise tutuklu veya tutuksuz yargılanma meselesi. 

     Tutuklanma demişken, öncelikle değinmek istediğim konu ise, geçtiğimiz aylarda sabah saatlerinde toplu taşıma aracında şortlu hemşireye saldıran kişi hakkında 3 yıl 10 ay hapis cezası verilmiş. Eğer son zamanlardaki gibi bir provokasyon değilse, kesinlikle kamu vicdanı açısından doğru bir karar. Hatta daha fazla verip, caydırıcı olması bile sağlanabilir. Bu ahlaksız adam, böyle giyinip tahrik ediyorsun diye hepimizin bir akrabası olabilecek ve böyle giyinecek bir kızımız için bu saldırıyı yapamaz ve herkes için potansiyel bir tehdit olarak algılanabilir bu zihniyettekiler.

     Bu ahlaksız adama şunu demek lazım. Tahrik oluyorsan sokağa çıkma, bakma, kafanı başka tarafa çevir veya geldiğin köyüne, kentine dön. Sonuçta burası İstanbul ve bir dünya kenti. Her türden insan, burada özgürce yaşam alanına sahip. Sen her gördüğünden tahrik olacaksan, olmayacağın yaşam alanları var, oraları tercih et. Sonuçta bu verilen kararla, hem bundan sonra yapılabilecek provokasyonların önüne geçilmiş olur, hem de bir caydırıcılık olarak örnek teşkil eder.

     Fakat burada dünyayı ayağa kaldıran, oluşturdukları kamuoyu baskısı ile kişinin fiziksel hürriyetine saldırı teşkil eden bu karar da cezanın verilmesinde destek olan kadın dernekleri, örgütleri ve federasyonlarının başka bir görevi daha var.

     Aynı cezanın, nasıl başka bir tahrik yaşadığı bilinmeyen, halk minibüsünde herkesin gözü önünde, 16 yaşındaki kızın başörtüsünü parçalarcasına başından çıkardığı, tartakladığı ve ben bunların kaç tanesini böyle terbiye ettim diye övünen, 16 yaşında henüz ergenlikten çıkmamış bir kızın gerek fiziksel gerekse ruhsal yaralanmasına neden olan, ilerici geçinen kadın içinde istemedikleri , bu konuda gerekli tavrı göstermedikleri sürece, nasıl iki yüzlü ve yanlı bir oluşumun içinde oldukları gün gibi ortaya çıkacaktır.

     Ha onlar bunu yapmaz eminim, çünkü yıllar önce Kumkapı da garsonu taciz etti diye öldüren bir kadın için dünyayı ayağa kaldırmış ve sonunda kadını neredeyse her gün ekrana çıkartan ünlü bir yüz haline getirmişlerdi. Ama ölen garsonun karısının, çocuklarına bakabilmek için, olumsuz koşullarda hayat sürdürmesine ve örselenmesine seyirci kalmışlardı.

      Ama kamuoyu öyle bir şey ki, bunların cezasını kendi kesiyor ve bu zihniyeti daima sandıkta cezalandırıyor. Sonra neden toplumun yarısı bize oy vermiyor, yıllardır iktidar olamıyor düşüncemiz diye daha çok ağlaşıp dururlar.

     Gelelim bu çifte standardın siyasi ayağında olanlara. Berberoğlu tutuklandığında, 14 Haziran da, Ana Muhalefet partisinin Genel Başkan Yardımcısı çıkıyor, adliye önünde “gün gelecek bu davalardan Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası mahkemelerde savaş suçlusu olarak yargılanacaktır” demekten çekinmiyor.

     Aynı konuda, Berberoğlu’nun tutuklanma olayının tartışıldığı ve ucunun Kılıçdaroğlu’na ulaşacağı varsayımıyla tutuklanmasının tartışıldığı CNN Türk te 23 Ağustos gecesi yayınlanan bir açık oturumda, Ana Muhalefet Partisinin Profesör ünvanlı bir bayan milletvekili kıyameti kopartıyor ve Kılıçdaroğlu tutuklanamaz, dünyayı ayağa kaldırırız diye feryat figan ederken, aynı programda bir saat sonra “ Bir ülkenin Cumhurbaşkanı, başbakanı veya Parti başkanı, savaş suçu işlediyse, savaş suçlusu olarak yargılanır” demekten imtina etmiyor.

     Neymiş Erdoğan’ın savaş suçu, MİT tırları ile Türkmenlere ilaç adı altında gönderildiği iddia edilen iki tır silah. 1500 Tır silahın ABD eliyle, topraklarımızda ve Suriye’de binlerce kişinin ölümüne sebep olan PYD/PKK ya verilmesine ses çıkarmayan bu zihniyet, DAEŞ’e gönderiliyor diye sanki kendi elleriyle doldurmuşlar diye yaygara yapıp, nereye gittiklerini bile bilmedikleri ama FETÖ nün bu operasyonuna sarılıp, Erdoğan’ı dünyaya savaş suçlusu olarak yargılatıyorlar. Ama savaş suçu ile neredeyse aynı olan ve vatan hainliği ile eşdeğer sayılan casusluk suçlamasını kendi milletvekillerine veya genel başkanlarına yakıştıramıyor ve dünyayı ayağa kaldırmakla tehdit ediyorlar. Ki ülkeler konjonktür gereği bu tür oluşumlar içinde de olabilir, eğer bu çok ağır bir olaysa, ülkesinin bu durumunu yayın yoluyla ortaya çıkarmak ve dünyaya deşifre etmek ise ondan daha ağır bir suç değil midir?

     Gene bu siyasi oluşumun Genel Başkan Yardımcısı, daha birkaç gün önce “PKK lı teröristlerin öldürülmesine dayanamayıp, ağlamaklı bir ses tonuyla “Silahlı insansız hava araçları(SİHA) sivil vatandaşları öldürüyor” diye ülke ve dünya kamuoyuna şikayet etmekten kaçınmadı.  

    Bir başka Profesör ünvanlı milletvekili de geçen ay, darbe kontrollü, 250 kişinin katili devlet dememiş miydi? Sonra da Cumhurbaşkanı dillerini eleştirince kıyameti kopartıyorlar.

    Ana Muhalefet Partisinin neredeyse tepeden tırnağa tüm yöneticileri, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının damadı tahliye olduğunda, yargı yandaş taraf tutuyor diye feryat ederken, kısa süre sonra tekrar tutuklanınca bu sefer genel başkanları, meşhur adalet yürüyüşü esnasında “Kavurmacı'nın tekrar tutuklanması kararını doğru bulmuyorum. Yargıda çifte standart olmamalı. Aslolan tutuksuz yargılamadır” diye demeç vermekten kaçınmıyor.

    Yine aynı genel başkan, referandumdan önce, AK Parti de 150 den fazla milletvekili ve bakanda bylock var diyor. Gerek o gün, gerekse bugüne kadar, tüm iktidar mensupları gel bu listeyi açıkla demelerine rağmen, en ufak bir isim veya açıklama yok. Bu yalancılıkmıdır? Provokasyonmudur? Hükümete yaranmak için saklamayacağına göre, suç unsurunun saklanması dolayısıyla suç işlenmesi anlamına gelmiyor mu? Yorum sizin.

     Parti Sözcüsü çıkıyor, Ulusal Güvenlik Başkanlığı diye, sormadan onaylatmadan Erdoğan’ın kendine ait bir istihbarat sistemi kurduğunu tv lerde açıklıyor. Belgeler gösteriyor. Üzerinden bir saat geçmeden, Emniyetten açıklama geliyor, bu bir yıldan fazla bir zaman önce kurulmuş ve Kaçakçılık Daire Başkanlığına ait bir alt birimin kısaltılmış adıdır diye, koskoca sözcüyü yalanlıyor ve açıkta bırakıyor. Sonuç, sözcüden kem küm.

     Aynı Sözcü, hızını alamıyor, bu sefer elinde biletlerle, Adil Öksüz meydan meydan geziyor, hükümet buna göz yumuyor diye yine tv ekranlarında feryadı figan açıklama yapıyor. Birkaç saat sonra yine yargıdan, Adil Öksüz denen kişinin Bingöllü, Manisa’da esnaflık yapan bir şahıs olduğu, dayısının cenazesi için Elazığ’a gittiği, yanında ismi verilen bayanın ise kız kardeşi olduğunu açıklıyor. Ama sözcüde alışılagelmiş ifade. Kem küm.

     Gerçi biz bu iki yüzlü ve hep keseri kendine yontan zihniyete artık o kadar alıştı ki, sadece insanda yine mi böyle? dedirten bir tebessüm oluşturuyor.

     Gerçekten artık bu ikircikli ve samimiyetsiz konuşmaların artık sempati ile değil farklı karşılandığını ve karşı taraf dedikleri kesimin daha çok kenetlendiğinin farkına varmak zorundalar.

     Başlığa gelince, bunların gözünde milletvekili, asker, akademisyen, gazeteci, iş adamı tutuklu yargılanmaz demeye getiriyorlar. Ne yani, suç sadece gariban vatandaş ta olunca mı bunlar tutuklu yargılanacak? Bunlar neden tutuklu yargılanmıyor? Özellikleri ne?

     Aslında bu söylemleri ile, iktidara gelirlerse, kimleri kayıracaklarının, kimlerin üzerine gideceklerinin mesajını net veriyorlar. Yandı gariban vatandaş desene.

     Yeniden görüşebilmek ümidiyle.11.09.2017



Bu yazı 2 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Muhasebecilere e- uygulamalar ile ilgili semi..  
  Funda Varol öğrencilerle sinema etkinliğinde ..  
  Törenle büyükbaş hayvan dağıtım yapıldı..  
  Kuzubaşlı, Macit Zeren Fen Lisesi´nin, Türkiy..  
  Merzifon Yardımeli Derneğinden ziyaret..  
  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “34 Yaşında”..  
  İl Özel İdaresi Şanlı Türk Bayrağımızın bakım..  
  Vali Varol ve eşi koruma altındaki çocuklarla..  
  Hatuniye Mahallesi için seferber olundu..  
  Kaymakam köy muhtarları toplantısı yaptı..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.