13 Kasım 2018 - Salı / 00:59
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

YENİ BİR EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKEN!!!!!

         18 Eylül Pazartesi günü başlayacak olan 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılının, öncelikle çocuklarımız olmak üzere, ailelerine, öğretmenlerimize, eğitimin her basamağındaki tüm eğitim neferlerine, milletimize, ülkemize hayırlı olmasını dilerken, bu süreçten çıkan tüm sonuçların, bileşenleriyle birlikte, millet ve memleketimiz için hayırlı ve geleceğe kapı açan net sonuçlar getirmesini ümit ediyorum.

         Şunu net olarak bilmemiz lazım ki, eğitimin her bileşeni ile önemli olduğunu, birbirini tamamlayan zincir ve dişli halkaları olduğu için, hepsinin kendi üzerine düşen sorumluluğu, çalışma azmi ve birlikte paylaşabilme ve iş yapabilme becerisini gerçekleştirmek gerekir.

         Birinin daha fazla veya eksik olması, kalması bu birlikteliğin amaç ve araç uygunluğu ve yolunda derin ve onarılamaz kayıplara yol açacaktır.

         En alttan başlarsak, bu sürecin en önemli ögesi olan öğrenci, öğretmen, veli, yardımcı hizmetler personeli, okul idaresi, okul-aile birlikleri, ilçe ve il yöneticileri, bakanlık yetkilileri, bakan, hükümet başkanı ve cumhurbaşkanı, koordineli, bileşenlerin hepsinin ortak payda olduğunu unutmadan, bir olmazsa tüm olmayacağının bilincini ayırt etmeden, öneri, uğraş ve çağrılara el ve kulak vermeden, ülkemizin geleceğinin oluşturulamayacağı açıktır.

         Doğumumdan itibaren benim 54 yıl, sizlerin de ömrünüzün tamamında yer aldığınız eğitim- öğretim sürecinde, öncelikle mutlaka istikrar sağlanmalı, öğretimin ana esası kadar belki daha fazlasına sahip olan eğitime verilmesi gereken değer, çaba, yol bulma çalışmaları mutlaka iyisi ve kötüsüyle, kolektif bir paylaşımın eseri olmuştur.

          0-6 yaş arasında ailemizden aldığımız ve karakter ile kişiliğimizin neredeyse % 70 ini oluşturan eğitim aşamasını geçtikten sonra, kalan eğitim ve öğretim kısmı için okullarla tanışıyoruz.

          Yıllardır öğrenci, öğretmen, idareci ve denetimci olarak yer almaktan büyük gurur ve onur duyduğum eğitim camiasında yaşanılanlar, öğrenilenler, öğretilenler, ürün-sonuç ilişkileri, kendimizle birlikte toplumun da temel kilometre taşlarını döşeyen unsurlardır.

         Zaman zaman hükümet politikaları, kentsel-kırsal ortamlar, bileşenlerin bu camiaya verdikleri eksi-artı katma değerler, 90 yılı aşkın bir sürecin bugün geldiğimiz noktanın aynasıdır.

         Her hükümet döneminde şehirlerimizin sürekli kaldırım taşı değiştirmelerinin hizmet göstergesi olarak sayıldığı ortamlarda, her hükümetin hatta aynı hükümetlerin farklı bakan ve bürokratlarının uyguladığı eğitim politikaları, yaşanan kırılmaları bir istikrar oluşturmamızın önüne geçmiş durumda.

        Oysa eğitimde ileri olması ile örnek aldığımız, 21. Yüzyıl bilim çağını yakalamış ülkelerin eğitim politikaları, belirli ve uzun yaş dilimleri ile programlanmakta, kim bu politikalar hakkında söz sahibi olursa olsun, istikrar, kalıcılık ve yaptırıcılık çizgisi asla bozulmamaktadır.

       Onlarca yıldır ülkemizi yöneten siyasi şahsiyetlerin, 100 gün, 3 ay, bir yıl, 4 yıllık gibi periyotlarla sıkıştırmaya çalıştıkları gelecek hedeflerimiz, ilk defa toplumsal geleceğimiz için gösterilen ve tarihimizde ilk olan 2023, 2053, 2071 gibi uzun vadeli hedef ve stratejilerle belki de kabuğunu kıracak, bu kalkınma hedeflerine ulaşacak en önemli unsur olan insan eğitiminin de bu hedeflerle örtüştürülerek, aynı kulvarda geliştirilmesinin ve yapılabilirlik seviyesinin yakalanması sağlanmalıdır.

      Bundan sonraki süreçte iktidar gücünün kimin elinde olduğu değil, tarihimize yeni bir Ergenekon dan çıkış yaratacak bu hedeflerin sahiplenilmesi ve amaç birliği için ter akıtılması gerekmektedir.

       Siyasi, ideolojik, mezhepsel, dini, kişisel kaygı ve hesapların bir kenara bırakılarak, gerçekten bir Milli Eğitim Politikamızın oluşturulması, yürütülmesi, yaşatılması ve hedef yolculuğu, ülkenin kırılma noktasını sağlayacak şekilde hırsların ve egoların önünde yer almalıdır.

       Bu ulvi amaç ve ülkü birliği ise sadece hükümet politikaları ve mekanlarla gerçekleştirilmesi mümkün olmayan bir olgudur. Bu hedef ve politikaların, hükümet, bakanlık, il,ilçe, okul idarecileri yanında, en önemli uygulayıcıları olan öğrenci-öğretmen ve aile işbirliği ve eğitilmesinden geçmektedir.

       Eğitim yönetimi ve denetimi için tekrar 30 undan sonra üniversite sıralarını arşınladığımız günlerde, bir hocamız “öğretmenlerin statü kaybının nedeni, bilgi kaynağı olmaktan çıkmalarıdır” demişti. Buna örnek olarak da yaklaşık 25 yıl önce gelişen teknoloji, bilgiye erişebilir kaynakların çoğalması, iletişim ve mesaj kanallarının çoğalmasını örnek göstermişti.

       25 yıl sonra ise geldiğimiz noktada teknoloji ve ulaşılabilirlik sınırları, neredeyse baş döndürücü,akıl almaz ve hayal bile edilemez bir seviyeye geldi. Bir tane bile bilgisayarın olmadığı okullardan, tablet ders kitaplarına geçiş yaptık.

      Öğretmenlerimiz eskiden yerleşik olarak yaşadıkları köyler, kasabalarda bilge kişiler statüsünde olup, her çocuğun adeta anne babası iken, gelişen ulaşım sayesinde, neredeyse günlük 100 km mesafelere bile gidiş-geliş yaparak, öğrenci ve veli ile iletişim neredeyse yok olacak seviyeye geldi. Her öğretmenin elinden gelen çabayı gösterdiğini ve vicdan mesleğini saygı duyulacak bir çaba ile yaptığına eminim. Fakat ben duygusu üzerinden kişilikler, alınan eğitimler ve yaşamlar, öğrenci-öğretmen makasını da git gide açmaktadır.

       32 yıllık meslek yaşamımda örneğini gözlemlediğim, öğrenci ve veli profilleri de, bu makasın açılmasının diğer ayağıdır. Kendi olamadıklarını, ulaşamadıklarını, çocukları üzerinden konumlandırmaya çalışan, onların zekası, okuduğu okul, kazandığı başarılar ve meslekleri üzerinden, zeka ve statü yarışına giren veliler, öğretmenin gerçek eğitim görevini yapmasına engel olmaktadır.

       Her gün okula giderken, çocuğunu kahvaltı bile yaptırmadan aç götürdüğünü bildiğim, çekiştire çekiştire geç bıraktığı çocuğunu okula yetiştirmeye çalışan, hatta giderken yolda vurmaktan bile çekinmediğini bildiğim anne ve baba, okulda çocuğunun en ufak bir olayında, adalet timsali kesilmekte, çocuğunu dokunulmazlık zırhına bürümekte, öğretmen-idare şikayeti ile çocuğunun da aynı psikoloji ile ben dokunulmazım, ben her şeyi hak ediyorum, beni mecbur geçirecekler zihniyeti içinde, arkadaş ve öğretmenlerine karşı saygısızlık ve ilgisizliğinin zirvesine çıkmasına yol açmaktadır.

       Özel okullara, kaldırılmadan önce dershanelere, özel derslere dünyanın parasını vermekten çekinmeyen veli, yaşaması ve hizmet etmesi için mutlak ihtiyaç duyduğu veli katkısı için, okul idareleri bir istekte bulunduğunda eğitim parasız olmalı cellatlarına dönüşmektedir.

        Dünyanın parasal olarak en az katkı sağlanan üniversite sistemine sahip ülkelerden biri olmamıza rağmen, koşa koşa yurtdışındaki üniversitelere binlerce dolar ödeyecek insanlar, harçlar kaldırılsın diye meydanlara çıkmaktan ve provokasyon dan asla çekinmemişlerdir.

        Bu konularda onlarca örnek sıralanabilir. Başta da belirttiğimiz gibi, uzun vadeli, bilim yüzyılını pas geçmeden yakalayacak, marka ve katma değerli ürünlerle, teknoloji ve refah ülkesi olmamızın yolunu açmak üzere bu yolda bulunan başta öğrenciler- öğretmenler olmak üzere, tepeden tırnağa alın teri akıtan tüm eğitim emekçilerinin yeni eğitim-öğretim yılını kutlarım.

       Yeniden buluşabilmek ümidiyle.18.09.2017



Bu yazı 1 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
Atilla KIRBAŞ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Büyük Önder Atatürk’ü törenle andık..  
  10 Kasım dolayısıyla çelenk töreni yapıldı..  
  “Amasya Şehitler Albümü” verildi..  
  Vali Dr. Varol MİSLAB’da incelemelerde bulund..  
  Tarihi ve Stratejik açıdan Amasya sempozyumu ..  
  Vali Varol’dan organ bağışı..  
  Amasya Ticaret ve Sanayi Odası’ndan Özdemir’e..  
  Amasya Barosu 10 Kasım basın açıklaması..  
  2019 yılı bütçe görüşmesi..  
  Uyuşturucu ile mücadele toplantısı yapıldı..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.