18 Temmuz 2018 - Çarçamba / 11:17
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

SAFLIK MI, GAF MI? SAF SANMAK MI, BEYİNSİZ YERİNE KOYMAK MI?

     23.11.2017 tarihinde CNN Türk Tv kanalında,  saat 18.00 haberlerinde Antalya Finike’de MHP den istifa eden 60 kişinin açıklaması veriliyor.

     Açıklamayı yapan kişi ağlayarak artık bu partide ülkücülük yapılamayacağını, bu partinin başka bir partinin kapıkulu haline geldiğini söyleyerek, o nedenle yeni partide siyasete devam edeceğini söylüyor alkışlar eşliğinde.

     Sanırsınız ki 60 kişi değil, partinin tüm üyeleri istifa ediyor gibi abartılarak verilen haberde, gittikleri parti sanki yeni ülkücü parti. Bilmiyorlar mı acaba, ya da algı yaratarak gittikleri bu parti, ülkücülük üzerine değil merkeze oynayarak ve herkese kucak açarak siyaset yapıyor.

     Üstelik başka bir partinin kapıkulu diye suçladığı MHP nin devlet ve beka adına dik duruşunu görmüyor da, yeni gittiği partinin genel başkanının, 16 nisan referandumunun sabahı, hayır bloğu oyları olan % 49 u korumalıyız demecini görmüyor?

     Yine aynı genel başkanın, kendilerine en yakın gazeteye 23 Kasım da verdiği röportajda, “Erdoğan ile ittifakı asla düşünmem. Her parti adayını çıkartacak, eğer yeterli sayıyı bulamazsak, hayır bloğunun adayını sonuna kadar destekleriz” diyor. Ayrıca kendisi kalamazsa kesinlikle ikinci turda, şart koymadan CHP adayını destekleyeceğini söylüyor.

     Neden mahkum acaba? Sadece Erdoğan olmasında kim olursa olsun diyecek kadar ülke geri planda mı?

     Demek ki ülkücülük için kavga edecek bir kişi için ana muhalefet lideri, Erdoğan’dan daha tercih edilir bir aday. Ne oldu şimdi, hani iktidara geliyordu? Hadi gelemedin, baştan neden yenilgiyi kabul edip, şimdiden CHP adayını destekleyeceğini ilan edip, sana umut bağlamış insanları, Erdoğan yüzünden MHP den kaçtıklarını ilan edenleri ana muhalefet liderine mahkûm ediyorsun? Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.

     Hani bu yeni partinin genel başkanına göre, MHP Ak Partinin kapıkulu ya. Ben onlara kapıkulu olmayacakları ve şimdiden daha iki sene önce ittifaka gireceklerini ilan ettiği % 49 luk blokta olanları hatırlatayım. CHP; HDP; Vatan partisi( eski adıyla en çok savaştıkları İşçi Parti), 10 un üzerinde sol parti ve PKK dahil yasadışı örgüt bileşeni. Benim anlamadığım bir MHP li veya kapıkulu olmakla suçladıkları Ak Parti, yukarıda saydığım % 49 luk bileşenden daha mı kötü? Bu % 49 luk blok daha mı ülkücü acaba, gittikleri halde ülkücülüğü kimseye bırakmayanların gözünde? Varsın cevabını kendileri bulsunlar. Ya da artık biraz sussunlar ülkücülük davası üzerinden saldırmaya.

     Nedense; neredeyse iki yıla yaklaşan bir ayrılma süreci yaşanırken istifa etmeyen kişiler, ne olduysa her gün parça parça aynı gerekçeyle istifa ediyor? Yukarıda bahsettiğim Finike’de istifa edenlerin haberini CNN Türk veriyor. İstifa açıklamasını grup adına yapan kişinin elinde ise yanılmıyorsam ve yanlış görmediysem, katlamasına rağmen görünen sözcü gazetesi. Bu iki bileşenle istifa show yapılıyorsa, biraz düşünmek lazım değil mi?

     Sahi MHP bir açıklama yapmalı. Kaç üyesi var ve bugüne kadar istifa eden üye sayısı kaç. Sanırsınız ki, her gün ki bu ayrılma haberleri ile MHP, soba üstündeki buz gibi eriyor. Bu abartılı gösterilere ve oluşacak algıya karşı MHP gerçek rakamları vererek, kamuoyunu aydınlatıp bu show a son vermeli ve taraftarlarının yüreğine su serpmeli.

     Bir de istifa ederken duygu sömürüsü yapıp, 30- 40 yıllarını verdikleri ülkücü davaya, içleri kan ağlayarak veda ettiklerini söylemezler mi.

     Eğer gerçekten MHP de o kadar hizmetleri varsa, şöyle küçük bir hatırlatma ile hafızalarını tazelemekte fayda var. Ocaktan yani çekirdekten yetişme olmakla övünen genel başkanın, 1990 lı yılların başında DYP den siyasete girdiği ( Bu tarihte üstelik te başında Merhum Türkeş’in başında olduğu parti vardı), oradan DYP nin siyasi yok oluşunun başlamasıyla birlikte, Ak Partinin kurucuları arasında yerini alıp, birkaç ay Erdoğan, Arınç, Abdullah Gül ile birlikte çalıştığını ve ne üzerinde anlaşamadılarsa ayrılıp oradan üçüncü parti olarak MHP ye geçtiğini, 2015 Kasım’a kadar hiçbir itiraz yapmadan, aday gösterilmediği ilk seçimde genel başkanlığa oynayıp, olmayınca iktidara geleceğim diyerek 4. Partisi olan yeni partisini kurduğu, eğer olur da iktidar olamaz ve ikinci tura kalamazsa, beşinci partinin ve meşhur % 49 luk bloğun adayını destekleyeceğini şimdiden iki sene önce ilan ettiğini unutmazsanız, siyasi geleceğinizle ilgili yönünüz de netleşir.

     Ayrıca Ak Partinin kapıkulu olmakla suçladıkları MHP den gözü yaşlı!! ayrılan, ülkücü davanın neferleri de, neden 1999 da Devlet Bahçeli’nin Erbakan ve Çiller dinlensin diyerek DSP ile iktidar ortağı olduğun da, yetmedi sol tandanslı Necdet SEZER’i kendi adayını göstermeyerek cumhurbaşkanı seçtiğinde, yine yetmedi CHP ile ortak aday çıkarıp 2014 de Cumhurbaşkanlığı seçimin de ittifak yaptıkların da seslerini çıkarmayıp, neden kalleş FETÖ terör örgütü ülkeye kastettiğinde Ak Parti ile bir ittifak bile yapmadan devletin yanında durmasına tahammül edemediler ve en ağır suçlamalara başladılar.

     Yoksa MHP ve Bahçeli, onlar için sadece CHP ve sol ile ittifak yaptığında iyi, ama yeni bir çizgiye gelen Ak Parti ile ittifak yaptığında ve devletin yanında durduğunda bu kadar kötü? Bu gözü yaşlı, içi kan ağlıyan ülkücü kardeşlerimiz; ama Erdoğan bize kötü sözler söyledi diye sakın mazeret üretmesinler. Sayın Bahçeli’nin, Sayın Cumhurbaşkanı hakkında yıllarca söyledikleri de, yenilir yutulur şeyler değildi. Ama bu iki lider, ülke üzerine oynanan oyunu görüp, her şeyi ülke, millet ve devlet adına ötelemekle ve geride bırakmakla, emin olun Türkiye, Türk tarihi ve millet adına adları tarihe altın harflerle yazılacak. 23 senede 4. Partisin de siyaset yapıp,  iki sene önceden beşinci partiye selam çakan liderlerini değil. O bir yere ya da evine gider de, siz nereye dönmeyi düşünüyorsunuz?

       SAFMIYIZ? YOKSA YUKARIDAN BEYİNSİZ Mİ GÖRÜNÜYORUZ?

      23.11.2017 Günü, Star Tv 19.00 Haberlerinde izlediğim ve diğerlerinde de verilmiş olan, Başbakan  Binali Yıldırım’ın, Sarraf davası ile ilgili söylediği; “montaj görüntüleri delil değil, bu ülkemize karşı yapılan açık bir siyasi, ekonomik operasyondur” sözleri üzerine,

     Ana Muhalefet Partisi Lideri, daha yemeden içmeden “Amerika’daki Sarraf’ın yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet davasının, Başbakan Yıldırım tarafından milli mesele yapılması doğru değil, durun bakalım dava daha bitmedi erken konuşmayın” diyor.

    Ya gerçekten onun tarafından bakılınca bu kadar salak veya saf mı gözüküyoruz?  Dava bitmedi erken konuşmayın diyen ana muhalefet lideri, daha davanın iddianamesini bile bilmeden, başbakana dur derken, kendin nasıl bunun yolsuzluk, rüşvet hırsızlık davası olduğunu söylüyorsun. Sen yargıç mısın? Hakim misin? Avukat mısın?

     Yüzlerce kilometre yürüdüğün ve olmadığını iddia ettiğin adalet adına, neden bu ülkenin liderlerini, bakanlarını, siyasilerini ve bürokratlarını suçluyorsun? Sarraf’ın Allah cezasını versin, layığını bulsun, ama Amerika’nın keyfi ve uluslararası ambargosu karşısında ülke menfaatleri adına yapılan işlemleri bir kalemde silip, herkesin kumpas ve Türkiye’ye karşı denilen operasyonuna hırsızlık davası adını takıp, milli mesele olmaktan çıkarıyorsun?

    Fetö’nün balyoz, Ergenekon davalarından, belki içlerinden büyük çoğunluğu masumdu bilemeyiz ama kumpas adı altında, her gün ekranlara taşıdığınız onlarca kahraman çıkartırken, neden aynı Fetö’nün Sayın Erdoğan’a karşı yaptığı kumpasları, veya kumpas olma ihtimalini hiç sayıyorsun? Üstelik birde bunları kendini mahkeme yerine koyup, mecliste millete de izlettirmiştin, Şimdi de, milli bir davada, bir kişinin üzerinden herkesi hırsızlık, yolsuzlukla yaftalıyorsun?

    Gerçekten günlerce ekranda, “Erdoğan göreceksiniz yurt dışına kaçacak diye Fetö cülerin iddiasını açıkça dile getiren, ama kaçmadığı gibi halkın oylarıyla cumhurbaşkanı olduğunda, iftirasından yüzü bile kızarmayan bu kişiye, birileri kuşlarla haber mi uçuruyor?

    Valla ben, bizi yukarıdan gördüğü kadar saf veya salak değilim. Kimse de değil.

     Yeniden görüşebilmek ümidiyle….26.11.2017



Bu yazı 7 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
Atilla KIRBAŞ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Kılıçarslan İlkokulu Kent Müzesi olacak..  
  250 şehit adına Önce Vatan Tepesi’ne sedir fi..  
  15 Temmuz’da şehit düşen Ahmet Özsoy’un ailes..  
  Sulama kanalına düşen küçük çocuk boğularak c..  
  Dini algı probleminin toplumsal yansıması 15 ..  
  Türk Ocakları Amasya Şubesinden ziyaret..  
  Büyüklerimiz tarafından Suluova Şehitliği ziy..  
  15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Zaferi..  
  Şehitlik ziyaret edilerek Kur’an ve dualar ok..  
  Milli Birlik ve Demokrasi Yürüyüşüne 10 bin k..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.