13 Kasım 2018 - Salı / 01:00
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

ATATÜRK’Ü % 25 E SIKIŞTIRMAYA ÇALIŞMAYIN ARTIK…….

     Bu konuyu daha önceki yazılarımda da defalarca ele aldım. Ama bir grup Atatürk’ü % 25 e sıkıştırmaya ve onun üzerinden nemalanmaya çalıştığı sürece de yazmaya ve her yerde söylemeye devam edeceğim.

     Düne kadar Erdoğan’ı niye Gazi Mustafa Kemal diyor da Atatürk diyemiyor diye eleştiren bu ayrıcalıklı olduğunu zanneden grup, şimdi de neden Atatürk diyor, kafasında ne var, samimi değil diye sorguluyor.

     Size ne, ne söyleyeceğine siz mi karar vereceksiniz? Siz niyet okuyucu musunuz? Belki öyle belki böyle ama bir Cumhurbaşkanının Atatürk söylemini kullanması, ismini ağzına alması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor?

     Defalarca yazdım. Bu ülkenin % 80 belki de 90 lık kısmı Atatürk’ü Cumhuriyetin kurucusu, bir harp dehası, büyük bir asker ve siyasetçi olarak kabul ediyor ve seviyor. Kim gelirse de gelsin sevmeye ve izinden yürümeye devam edecektir. Bu konuda kimse kimseyi sorgulayamaz ve haddine de değil.

     Ancak benim asıl samimi bulmadığım ve geleceğiyle beraber bizimde beynimizi buraya endekslemeye çalışan ana muhalefet partisinin söylemi. Her ağzını açıp, bu parti adına konuşan “bu partinin genel başkanı Atatürk’ün koltuğunda oturuyor” diye başlayan ve Atatürk üzerinden devam eden sözleri ile sanki tek yaşam ve anılma yeri bu parti imiş gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor.

    Ben de diyorum ki, diyeceğim ki Atatürk’ü neden % 25 e sıkıştırmaya çalışıyorsunuz? Halkının en az % 80-90 ının sevip, saydığı bir lider, sadece sizden mi soruluyor? Eğer sadece sizseniz, neden bu yüzde 80-90 ın oyunun % 25 ini alıyorsunuz?

    Bakalım Atatürk yaşasaydı, acaba sizle aynı platform da siyasi görüş ve düşünceye sahip olacak mıydı?

    Demirel ve Özal’ın kurduğu partiyi daha sonra nasıl bölüp, yeni parti oluşturduğunu, Erbakan ve Türkeş’in kurduğu partilerden, liderleri yaşamasına rağmen, bünyesinden yeni bir parti doğduğunu, bu liderlerin kendi kurdukları parti için ne kadar önemli olduklarını yok sayabilir misiniz?

     Diyeceksiniz ki bundan bize ne, bizim partimiz 100 yıla yakın yaşıyor. İşte can alıcı nokta orda zaten. Atatürk’ün kurduğu partiden ayrılan bir gruba ait görüşlerin, 1950 den beri iktidar olduğunu, ama kendinizin 67 yıldır birkaç küçük koalisyon ortaklığı dışında neden iktidar olamadığınızı hiç sorguluyor musunuz? Yetmedi yakın tarihte % 10 bile oy alamayıp, baraj altında kalıp, meclise giremediğini unuttunuz mu? (Ecevit’in 1974 de Kıbrıs barış harekatı rüzgarı ile aldığı ve iktidar olamadığı ama milletvekili transferi ile olduğu % 42 oy dışında)

     Sakın milli şefin etkisinden kaçan ve halkın talebine kulak veren bu grup, gerçekten Atatürk’ün yaşatmak istediği düşünceleri giderken alıp, 67 yıldır farklı parti isimleri ile bile olsa iktidar olup ve halkın teveccühünü kazanıyor olmasın?

     Kalanlarında Atatürk’ün gerçek düşüncelerini kavrayamayıp, halktan gün be gün uzaklaşarak, yakın siyasi tarihte baraj altında kaldığı şekilde % 10 un altına düşüp, % 25 i geçemeyecek kadar halktan uzaklaşmış olmasın?

     Cevabını da vereyim. İkisi de değil. Ne gidenler alıp götürdü, ne de kalanlar o çizgiden uzaklaştı. Onun için hala halkın % 90 a yakın kısmı ( aşırı sol, Marksist ve radikal İslamcı olduğunu söyleyen gruplar dışında) Atatürk çizgisinde yaşamayı ve siyaset yapmayı seviyor, biliyor.

    O nedenle de bırakın artık Atatürk’ü sadece kendi % 25 lik çizginize sıkıştırmayı. Herkes dilediğince ve doyasıya yaşasın, sevsin.

     ANNELERİN ACISINI BÖLMEYİN VE SAYGI DUYUN…..

     Son bir haftadır neredeyse her saat haber bültenlerinde, eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın oğlunun vefatı haberlerini izliyoruz. Öncelikle merhuma rahmet, kederli ailesine de başsağlığı diliyoruz.

     Allah kimsenin başına evlat acısı vermesin. Hele de hastalığı nedeniyle kaldıramadığı stresi yüzünden, her iki dünyasını da zora sokacak bir şekilde kendi yaşamına son vererek. Buraya kadar aynı acıları yaşıyor ve aynı şekilde üzüntülerini paylaşıyoruz.

     Vefat edenin eski bir başbakan oğlu olmasının da, reyting kaygısıyla magazin haberciliğine dönüşen ana haber bültenlerinde yer almasını da bir şekilde anlayabiliriz.

     Fakat bu haberleri verirken, özellikle anne Berna Yılmaz üzerinden tüm görüntülerin dramatize edilmesi ise beni rahatsız ediyor. Bu rahatsızlığın sebebi ise sanki diğer annelerin bu acıyı görmediği veya böyle bir acıyı yaşamadığı gibi sunulması.

    Bir haberde anne Berna Yılmaz, oğlunun tabutuna son bir kez ve büyük bir acıyla baktı. İyi de 20 yaşındaki evladını, bu memleketin bekası uğruna kuş uçmaz dağların başında kalleş kurşuna kurban veren gariban şehit anası, tabuta bakmayıp gelenleri mi seyrediyor?

    Yine başka bir haberde, Berna Yılmaz oğlunun mezarını ziyaret etti, yasin okudu, dua etti. Mafya hesaplaşmasının arasında kalıp, kahpe kurşunla hayata veda eden 16 yaşındaki gencimiz veya okumak için tatillerde ve boş günlerinde çalışmak zorunda olup, inşaatın tepesinden alınmayan güvenlik önlemi nedeniyle baş aşağı çakılan üniversite öğrencisinin annesi mezar başında, incil mi okuyor?

    Gerçekten yeter. Bu haberlere konu olamayan annelerin yaşayacağı travmayı düşünebiliyor musunuz? Onların acılarının ne kadar büyük olduğunu, eğer oda oğlu şehit olursa 30 saniyelik bir görüntüye sıkışıp kaldığını empati yaparak anlayabilirsiniz?

     Bu nedenle annelerin acılarını bölmeyin. Reyting uğruna birini öne çıkarırken, binlerce evladını toprağa veren annelerin yaşayabileceği dışlanmışlık duygusunu da göz önünde bulundurun. Hepsinin toprağı bol, anaların yüreği sabırlı olsun.

     ANA MUHALEFETE YENİ MAN ADASI MALZEMESİ……..

     Berna Yılmaz haberlerini izlerken, oğlu ile beraber icra kurulu üyesi olduğu bir üniversiteden gazetelere ve tv lere demeç verildi. Merak edip araştırınca, Berna Yılmaz’ın bir üniversite kurduğu haberlerini hemen buldum. Basın haberlerinin yalancısı olmakla birlikte (Google a Türkiye’nin ilk first lady üniversitesi yazın çıkar haber) 70 bin tl sermaye ile kurulduğu ve 50 milyonluk yatırım yapma şartını kabul ettiği belirtiliyor.

    Engelliler için özel çabaları varmış, tebrik ederim. Allah muvaffak etsin. Fakat ana muhalefet 1 sterlin sermaye ile nasıl 15 milyon dolarlık işlem yapılabilir diyordu da, demek ki ne kadar yatırım yapılacaksa o kadar sermaye gerekmiyormuş. Gerçi bunu sokaktaki çocukta biliyor ama asıl konu başka.

     Erdoğan’ın ailesinin ticaretini ana kızlık soyadına kadar inceleyen ana muhalefet, eski bir başbakan karısı nasıl üniversite kurar diye diye sanırım bunun peşine düşer. Bu kesmez Özal’ın oğulları nasıl banka kurar, nasıl medya sahibi olur,  bunu da araştırır.

     Hızını alamaz, çok dürüst diye sahiplendikleri Ecevit iktidarında memleketin 50 milyar doları paylaşılırken, Demirel’in yeğeninin nasıl en genç banka patronu sıfatıyla basın haberlerinde yazdığı şekliyle bankasının içinin görünen haliyle nasıl bir milyar iki yüz milyon dolar boşaltıldığını da ıcık bıcık eder. Ecevit’in sağ kolu olan yardımcısının Halkbank’ı  zarara uğratmak iddiasıyla yüce divan’a gönderilip yargılandığı ve 6 ya karşı 5 oyla beraat ettiği de gözlerine çalınıverir.

     Bayağı bir man adası malzemesi çıktı ana muhalafete. Diğerlerini bir zahmet onlar araştırsın. Benden bu kadar.

     Yeniden görüşebilmek ümidiyle…25.12.2017



Bu yazı 10 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
Atilla KIRBAŞ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Büyük Önder Atatürk’ü törenle andık..  
  10 Kasım dolayısıyla çelenk töreni yapıldı..  
  “Amasya Şehitler Albümü” verildi..  
  Vali Dr. Varol MİSLAB’da incelemelerde bulund..  
  Tarihi ve Stratejik açıdan Amasya sempozyumu ..  
  Vali Varol’dan organ bağışı..  
  Amasya Ticaret ve Sanayi Odası’ndan Özdemir’e..  
  Amasya Barosu 10 Kasım basın açıklaması..  
  2019 yılı bütçe görüşmesi..  
  Uyuşturucu ile mücadele toplantısı yapıldı..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.