19 Aralık 2018 - Çarçamba / 13:32
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Atilla KIRBAŞ Atilla KIRBAŞ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

HERBERT’İN HİKAYESİ

--Adı Herbert Bassler’di. 74 yaşında Kanadalı bir iç mimardı. 2013 yılının Ocak ayında tanışmıştık.

--Dünyanın çeşitli Üniversitelerinde ifa ettiği 27 yıllık kariyerinin ardından geçen son 8 yılda da ülkemizin saygın eğitim kurumlarından olan Bilkent Üniversitesi’nde hocalık yapmaktaydı.

--Bir hafta sonu gezmek için geldiği Amasya’ya hayran kalmış ve hemen o vakitte, bu güzel şehirin ana silüetini temsil eden, tablovari tarihi yalıboyu evlerinden bir ev almayı kafasına koymuştu. Anlaşılan o ki yaklaşan emekliliği sonrası ömrünün geri kalan kısmını bu nadide şehirde tamamlamak istiyordu.

--Besbelliydi ki; gerek aldığı ve gerekse öğrettiği mimarlık sanatı ve de neredeyse 50 yılı bulan tecrübesiyle bu şehri, sakinlerinden dahi, daha iyi okuyabilmekteydi. Şehire baktığında görebildiği ve hissedebildiği estetik, ruh ve ahenk onu derinden etkilemiş olacaktı.

--İlk geldiği günlerde şehirde tesadüfen tanıştığı birilerine güvenmiş ve daha sonra onlara belli bir miktar para göndermiş ve kendisine söz konusu tarihi muhitte güzel bir ev satın almalarını istemişti.

--Lakin o kişiler, Mr. Bassler’in şehire olan ilgisinden ve insana olan koşulsuz güveninden istifade etmişler ve ona arka sokaklarda bulunan ve gönderdiği rakamın çok altında değer taşıyan harabe bir evi layık görmüşlerdi.

--Aldatılmıştı, incinmişti, kırılmıştı. Ama hayalinden asla vazgeçmemişti. Avukat Murat Polat gibi genç ve güzide insanlar onun bu şehire olan güvenini tekrar tazelemeyi başarmışlardı.

--O evi “adam etmek” için her hafta sonu Ankara’dan adeta koşarak gelmiş, gün boyu tıpkı stajyer bir talebe gibi, elinden onlarca sayfalık eskiz çizimleri bulunduğu halde ustaların başında mesai yapmıştı. Bizlerde onun bu hevesli ve gayretli çalışmalarına destek vermiştik.

--Yüzünden, tebessümü eksik olmayan, neşeli, paylaşımcı ve dost bir insandı. Belli ki görev yaptığı Bilkent’te çok sevilen ve saygı duyulan bir hocaydı. Oradan telefonla bize ulaşan mesai arkadaşları, “Herbert Hoca’ya yardımlarınız için müteşekkiriz” demekteydiler.

--Tadilat işleri bitmeye yanaştıkça artık bir taraftan da emekli olmaya karar vermişti. Ona “Hocam biraz da Amasya’mıza hizmet edin. Ben en kısa zamanda Sayın Rektörümüze sizden bahsedeceğim. O da muhakkak surette, sizin gibi bir kıymetten Amasya Üniversitesi bünyesinde istifade etmek isteyecektir” dediğimde çok mutlu olmuş ve “Böyle bir görev verilirse, şerefle kabul ederim” demişti.

--Derken Mr. Bassler’den 4 Aralık 2013 tarihinde bir eposta almıştım. Önceden kendisiyle kararlaştırdığımız toplantı tarihini unutmadığını ancak hastalandığını ve ilk üç haftalık kemoterapi tedavisini henüz tamamladığını, doktorun ileriki tedavilere karar verebilmek için 9 Aralık’ta kendisine randevu verdiğini belirtmişti. Yine aynı eposta’da “hava iyi olursa ve kendisini iyi hissederse Çarşamba günü Amasya’ya geleceğini, aynı gün Amasya Üniversitesi Rektörü ile görüşebilmesinin mümkün olup olmayacağını” bana sormuştu.

--Yedi gün sonrasında gönderdiği eposta’da ise aldığı ilk tedavinin hoş olmayan yan etkilerinin ortaya çıktığını anlatarak Amasya ziyaretini mecburen ileri bir tarihe ertelemek zorunda kaldığını yazmıştı. Bu, Mr. Bassler’den aldığım son mesajdı. Kısa bir zaman sonrada vefat ettiğini öğrenmiştim.

--Vefat etmeden kısa bir süre önce de, Bestekar Sokak’ta binbir emek vererek ayağa kaldırdığı o küçük ve şirin ahşap evini ve otomobili ile diğer eşyalarını, son birkaç senesinde annesiyle beraber kendisine karşılıksız yardım eden fakir bir Üniversite talebesine bağışlamıştı. Yine organlarını ve kadavrasını da Hacettepe Tıp Fakültesi’ne bağışlamış, göçerken dahi adeta canlara “Can” olmuştu.

--Evet.. Sizlere “ Bu şehire bir Kanadalı geldi” diye yazmak isterdim. Maalesef ancak “Bu şehirden bir Kanadalı geçti” diye yazabiliyorum.

--Rusya’da, Amerika’da ve Kanada’da yaşamış ve ömrünün son dönemlerini geçirmek için Amasya’yı seçmiş bir Kanadalı…

--Bir yeri çok sevmek için ille de “Oralı” olmak gerekmediğini bize öğreten bir Kanadalı…

--Amasya’ya ne “Sakin” olabildi ne de “Öğretmen”… Herbert, şehrimiz için belki güzel bir hikaye olacaktı ancak ne yazık ki artık masal oldu...

--Artık masal da olsa bu hikayeyi sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü “Herbert’in Hikayesini” sadece kendime saklamak elbette sizlere haksızlık olurdu.



Bu yazı 10 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Atilla KIRBAŞ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
Atilla KIRBAŞ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  İl Göç İdaresi ve Göçmenlerden Başkan Özdemir..  
  Toplum yararına çalışacak 20 kişi kura ile be..  
  Alt yapı eksiklikleri giderildi..  
  Vali Dr. Varol’a “Dünya Göçmenler Günü” ziyar..  
  Çiftçi toplantısı düzenlendi..  
  “Etkili İletişim ve İnsan İlişkileri” seminer..  
  Bakan Dönmez’den ilk fidana cansuyu..  
  Amasyalı minik öğrencilerden yemene anlamlı y..  
  Bakan Fatih Dönmez, Vali Varol’u ziyaret etti..  
  İçki kaçakçılığına yönelik operasyon..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.