15 Ağustos 2018 - Çarçamba / 09:41
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Ülkümen PELİTLİ Ülkümen PELİTLİ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

ALLAH BÜYÜKTÜR, AYAĞINA DOLANDIRIR......

                Herkesin mutlaka başladığı, hedeflediği, yaptığı bir işte hesapları vardır. Düşünmeden aniden doğaçlama ya da fevri olarak bir işe başladığınız da mutlaka, alt yapısı olmadığı için bir sorunla karşılaşmanız kaçınılmazdır.

                Bu hesapsızlık ağızdan çıkan bir söz de ise sonradan esiri olmanız kaçınılmazdır. Eğer bu hesapsızca veya art niyetli bir hesapla bu sözleri kullananlarbir siyasetçi ise, gün gelir yaptığınız iş gereği ya karşınıza belki yüzlerce defa çıkarılır, ya da ayağınıza dolanması kaçınılmaz olur.

                Ana muhalefet liderinin, her fırsatta Erdoğan karşıtlığı üzerinden yürüttüğü siyaset yahut siyasetsizliği, ağzından çıkan keskin sözlerle o an kazandırdığını zannettiği tüm artıları birer birer eksiye çevirmeye ve karşısına daha acı bir şekilde gelmeye başladı.

                Yakın zamanlı örnekler verecek olursak çok da zorlanmayacağız.

                Kongreden sonra yaptığı  konuşmalarda özellikle vurguladığı,Ak Partiye ve onun otoritesine karşı savaştıklarını, tüm partililerin ortak sesler çıkarması gerektiği, artık partiden çatlak sesler çıkmaması gerektiğini, ayırmak lüksü olmadığını belirtiyor.

                Yani artık ben genel başkanım, partide herkes parti ilkeleri doğrultusunda konuşacak, birlik beraberlik mesajlarını dışa vermek zorundayız diyerek, kongreden sonra partide demokrasi olmadığını söyleyen ve eleştiren diğer aday Muharrem İnce' ye, inceden inceye mesaj veriyor.

                Şimdi soralım, bu doğrudur siyaset gereği bir parti birlik mesajı vermelidir teorik olarak. Ama Sayın Cumhurbaşkanı, ülkenin bekası için olağanüstü dönemden geçildiği, aslan gib evlatlarımızın kahpe kurşunlarıyla toprağa düştüğü bir ortamda, birlik mesajı verelim dediğide neden diktatör oluyor. Sizin partinizin seçim mecrası, ülkenin beka mecrasından daha mı değerli?

                Şaşırmamak lazım. Sen nasıl genel başkanı eleştirirsin, çıkarın bunu dışarı diye grup toplantısından partilinizi çıkardığınızı unumuştuk, bir an onu da hatırladık.

                Bir vatandaş meclisin önünde alamadığı bir para için kendini yakmaya kalkmıştı da, ana muhalefet lideri; 21. yüzyılda bir kişinin kendisini yakmasının acı olduğunu, onun mecliste ne işi olduğunu, meclisin fonksiyonunu yitirdiğini, git sarayın önünde yak kendini,belki alevini görür beni çok seviyor kendini ateşe verir demişti. Onun herşeye atlayan sözcüleri de aklımızla alay edercesine, bir kişiyi yakmaya teşvik eden sözlerini aklımızla alay edercesine ironi diye savunmaya kalkmışlardı.

                Ne büyüksün Allah'ım. Bu herşeye atlayan sözcüler ve vatandaşı sarayın önünde kendini yakmaya davet eden genel başkandan tık yok nedense. Ne yapılmış bu  vatandaş hakkında merak ettim. 2 Şubat tarihli Sözcü gazetesinde buldum haberi. Ana muhalefet yüzünden 250 kişinin çalıştığı atelyesinin battığını,bütün mal varlıklarını kaybettiğini iddia eden heykeltraşı yargıya şikayet etmişler. Ayağına değilde aslında boynuna dolanmış vatandaşı sarayın önünde yak diye yaptığı ironi!!!!!!!

                Ana muhalefetin Karadeniz den avukat bir milletvekili, Erdoğan'ın Papa ile görüşmek için vatikan'a yüksek miktarda bağış yaptığını, yoksa bu görüşmenin mümkün olmayacağını buyurmuş. Bu kehanetinin ve istihbari bilgi olmadan konuşmayan bu partinin millevekillerininiddiasının üzerinden daha bir kaç saat geçmeden, Vatikan ve onun tüm üst düzey sözcüleri böyle bir olayın asla olmadığını ve olmasının da mümkün olmadığınısöyleyerek kendisini yalanladılar. Ama eminim bu hukukçu milletvekilinin mutlaka bildiği vardır, Vatikan yalan söylüyordur!!!! Ya da ne bilelim Sayın Erdoğan yalan söylemeleri için de yine yüklü bir miktarda bağış yapmıştır kimbilir? Allah'ım sen aklımızı koru.

 İstihbari bilgi olmadan bu partinin milletvekilleri konuşmaz dedim de merak ettiniz değil mi? Geçen hafta ana muhalefetin eski sarışın sözcüsü, PYD terör örgütü diyebilmesi için kendi ve arkadaşlarının elinde istihbari bilgiler olması gerektiğini söylemişti. Ama bu PYD yi PKK ile ilişkilendiremeyen ve istihbari bilgi isteyen bu partinin genel başkan yardımcısı, parti sözcüsü vs. sıraya giren birçok milletvekili, nereden nasıl aldıkları belli olmayan istihbari bilgilerle, omuz omuza savaşıp şehit verdiğimiz ÖSO yubir anda El Kaide'ci yapıp,bizi Lahey Adalet Divanı nın önünde savaş suçlusu konumuna atıverdiler. Üstelik DAEŞ ile savaşırken sesini çıkarmadıklaı Fırat kalkanı harekatını unutup, PYD isimli aslan parçalarına dokunulduğunda El Kaide ci olduğunu hatırlayıverdiler nedense.

                Ana muhalefetin lideri, geçen gün nasıl gaza geldiyse, ben olsam gerekirse 10.000 şehit verir, Süleyman Şah türbesini oradan kaldırmaz ve vatan toprağını savunurdum dedi. Gözüm yaşardı! Ama başbakan kendisine bilgi verdiğinde destekliyorum diyen genel başkan, bu 10.000 şehit lafını ettikten neredeyse iki gün geçmeden, ekrana çıkıp, Zeytin Dalı Harekatını destekliyorum.Ama Afrin'de kendimize güvenli bir alan oluşturalım, Afrin'in içine girmeyelim. Çünküçok şehit veririz deyivermez mi?

                Benim kafam yine karıştı. Hangisi doğru acaba diye. Birkaç km2 kare için 10.000 şehit vermeyi göze alan birisi, 1250 km lik sınırımızda terör devleti kuran güçlerin, herhalde 780.000 km2 lik ülkemizin ve 80 milyon Türk halkının bekasına göz diktiğini de görmüştür diye düşünmek istedim. Sizce yanılmış olabilirmiyim????? Fırat kalkanında verdiğimiz 72 şehit dilinden düşmeyen birisi, Suriye içindeki birkaçkm2 alan içn 10.000 şehit vermeyi göze alıp, sonra Afrin'de vermeyelim deyince hatlar karışıyor be.

                Hedi dediğini yapalım. Afrin'in sınırına gidelim. 10.000 PKK lı piçe komşu olalım ama dokunmayalım. Sanırım bu genel başkanın bildiği varki, ülkemize durup dururken 700 saldırı yapan u örgüt sınırına dayanınca bize bir şey yapmaz herhalde. Belki de akşamları çay içmeye gideriz birbirimize ne dersiniz?

                Sayın Erdoğan'ı,her ortamda ben yiğidim, cesurum hadi senin TV kanallarında karşıma çık diye meydana davet ediyordu ya. Sözcü yazarı aynı zamanda kendi yandaş kanalı programcısı olan Uğur Dündar, CHP kongresi öncesi genel başkan ile adayları görüşlerini açıklayacağı bir açık oturuma davet etti. Ama nedense tıssss diye bir ses geliverdi. O zaman sormazlar mı adama? 16 defa seçim kazanan birisi, karşısında sekiz defa seçim kaybeden birisinin karşısına neden çıksın?

                Kongre demişken, adaylık için 49 tane mükerrer oy tartışması çıkıverdi. Sayın ince yanık yanık, yana döne hala kendisine verilmeyen bu 49 mükerrer ismi istiyor ama yine tısss yok. Burdan aklıma ne geldi biliyormusunuz?

                Hani anayasa referandumunda, bizim mühürlediğimi, YSK ve İl Seçim Kurulunun da mühürlediği, ama ne hikmetse hangi amaçla o kadar eğitimden geçirilmiş ama pusulaları mühürlememiş, sandık başkanları yüzünden vatandaşın 1.5 milon oyu boşa gitmesin diye, YSK daha sandıklar açılmadan bu oy pusulalarını geçerli saymıştı da kıyamet kopmuştu. Bu arkadaşlar hala bu referandumun gayrimeşru olduğunu, hırsızlık yapıldığını iddia edip duruyorlar.

                Haklılarmış demek ki.Bakın ana muhalefetin başı sorunu ne güzel çözüyormuş.Divan başkanının tüzük gereği karşısına alıp, kimi tercih edeceğini soracağı bu 49 kişi, 80 yaşındaki partinin en muteber isimlerinden ve cumhurbaşkanı adayı olacağı söylenen divan başkanı yorulmasın diye, belkide tamamı kendisini tercih eden 49 kişiyi, hoopppp Muharrem İnce'nin sepetine atıverdi. Ne bu isimler Muharrem İnce'nin bağırmalarına karşı ortaya çıktı,ne kendilerine soruldu,ne partinin efsane ismi divan başkanı ses çıkardı. Kongre iptaline gidecek bu durum da, ne oldu bilemiyoruz, seçim yapılıverdi.Herkes te sonucuna sahip çıktı.

                Benim mühürlediğim ve tercih patığım oy pusulasını sayan YSK ya ve onun üzerinden hükümete demokrasi hırsızı diyen bu zatı muhteremler, küçücük bir kongre de 49 mükerrer oy sorununu nasıl olduğu anlaşılamayan bir şekilde çözünce onlar ne oluyor bilemedi. Demek ki rabbim de bu yüzden 45 senedir iktidar vermiyor bu düşünceye ve uygulamaya.

                Bu kadar ayak  ve boyun bağı dolamalık örnek yeter sanırım. Köşem bitti de.

                Yeniden görüşebilmek ümidiyle.12.02.2018

NOT: yapmış olduğum 09.02.2018 tarihli gazetemizde yayınlanan, Ak Parti İl Yönetiminden tanışma kahvaltısı başlıklı haberde, medya ve tanıtımdan sorumlu İbrahim Karaman yaptığı konuşmada diye sehven yazılmıştır. Medya ve Tanıtım birim başkanı İbrahim Karaman ile kahvaltı sonrası yapılan görüşmede gazetemize aktardığı görüşleri yayınlanmıştır. Düzeltir ve özür dilerim.



Bu yazı 6 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Ülkümen PELİTLİ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
Atilla KIRBAŞ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Bostancı’dan Yazı Tarihi ve Hüsn-i Hat Müzesi..  
  Merzifon OSB yatırımları ve projeleri değerle..  
  Yaz etkinlikleri kapsamında 280 genç kampa yo..  
  Sağlık-Sen Amasya Şube Başkanlığı’na aday olu..  
  AK Parti’den Vali Varol’a nezaket ziyareti..  
  Uğur’dan Çittır’a veda ziyareti..  
  Led aydınlatma projesine İl Özel İdaresi dest..  
  Tugay Komutanı Uğur'dan Belediye Başkanı Özde..  
  Görme Engelli Âşıklar Borabayda buluştu…..  
  Belediye daha hızlı ve kolay ulaşım için çalı..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.