24 Haziran 2018 - Pazar / 21:47
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Atilla KIRBAŞ Atilla KIRBAŞ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

ŞANS ÜZERİNE İKİ KELÂM

--Hayatta her bireyin şans kriterleri farklıdır.Dolayısıyla şans olgusuna bakışları da farklıdır.Kimi şansa inanmazken kimi de şansına güvenmez.Kimi de insanın kendi şansını kendisinin yarattığına ,akıllı adamın işini şansa bırakmayacağına inanır.Ancak bu durum kültürümüzde “Kısmet ve Nasip” olarak ifade bulan Şans’ın hayatımızdaki varlığı gerçeğini asla değiştirmez.

--Etrafınızda “Ben ne kadar da şanslı,kısmetli bir adamım” diyen pek az insana şahit olursunuz. Ancak “Ne kadar da şansızım,elimi attığım heryeri kurutuyorum” diyen pekçok insana rastlarsınız.

--Bazı konum ve mevkilere ulaşanlar şanslı olduklarını pek kabul etmezler.Çünkü bunda kendi emek ve kabiliyetlerini dışlayıcı,küçümseyici bir ifade görürler.Şansları sayesinde bir yerlere geldikleri iması onları rahatsız eder.Halbuki o makama şans ile gelmiş olsalar dahi orada kalabilmek veya oranın hakkını verebilmek için daha fazlasına ihtiyaç duyarlar. Bu kişiler ola ki zaman içerisinde mevki,makam veya servetlerini kaybettiklerinde, aslında geçmişte ne kadar şanslı olduklarını en azından kendilerine itiraf edecek kadar dürüst olurlar.

--Şans terimi hayatımızla o kadar içiçedir ki, hayli sağlam bir terminoloji de beraberinde ortaya çıkmıştır.

--Cesur davranarak hayatımızla ilgili farklı veya riskli bir karar aldığımızda “Şansımızı deneriz”.

--“Şansımız yaver gider “de öngörümüz tutarsa muvaffak oluruz.

--“Şans kapıyı çalınca” çantamız hazır halde bekler bulmalıdır bizi.

--“Şansını fazla zorlama” ifadesi son “haddini bilme” uyarısıdır muhatabına.

--“İşini şansa bırakma” ifadesi ile karşı tarafı tedbirli ve itidalli olmaya davet ederiz.

--“Adam doğuştan şanslı” derken gıpta ve kıskançlık karışımı bir duygumuzu ifade ederiz.

--“Şansın da yanında olması” aslında herkesin istediği bir donanım kitidir.İşin rastgelmesine vurgu yapar.

--“Talih kuşu başına kondu” denerek kişinin yakaladığı şans tasvir edilir.

--“Çekirge bir sıçrar,iki sıçrar...” diye başlayan cümlelerimizde,insanların daha önceki başarılarını şanslarının da yardımıyla elde ettiklerini ima ederiz. Velhasıl artık şansları onlara eskisi gibi yardım etmediği için hakettiklerini bulmalarını umarız.

--“Sonunda şeytanın bacağını kırdı” derken,ardarda gelen şansızlıklardan sonra,şansız geçen dönemin artık bittiğini ve sonunda hakedilene de en nihayet ulaşıldığını ifade ederiz.

--Şans kavramı kişiden kişiye ve dönemden döneme farklılık arzeder.İnsanların olaylara bakış kriterleri de bu farklılığa etki eder.Bazılarına hayatın doğuştan veya rutin olarak verdiği özellikler onlar için sıradan iken,diğerleri için büyük bir şans etmenidir.

--Hayatlarının bir döneminde insanların kendilerini  bir hayli şansız hissettiği dönemlerin sonrasında öyle bir gün gelir ki,geçmişlerindeki o dönem en büyük şansları olup çıkıverir ansızın.Artık kurdukları cümlelerin başında bol bol “İyiki de” iadesi vardır ve Allah hakikaten geçmişte yüzlerine bakmıştır.

--Uçağını kaçırdığında, kişiyi bir hayli üzen şansızlığı, uçağın düştüğünü öğrendiğinde hayatının en büyük şansı olup çıkmıştır artık.

--Kaza geçirmek bir büyük şansızlıkken, ufak sıyrıklarla atlatmış olmakta büyük şanstır hemen yanıbaşında.

--Uçakta kalp krizi geçirecek kadar şansızken, hemen arkanızdaki koltukta Ülkenin en iyi kalp doktorunun oturması sizin büyük şansınızdır.

--Kimi fiyakalı bir Üniversiteden havalı bir diploma alacak kadar şanslı iken, kimi de küçük bir Üniversiteden mütevazi bir diplomanın yanında  dünyanın en iyi arkadaşlarını edinecek kadar şanslıdır.

--Kimisi için dördüncü sırada en nihayetinde gelen bir erkek çocuktur şans.Kimisi içinse uzun yıllar,sabır,emek ,tedavi ve meşakkat sonrası gelen sağlıklı bir evlattır.

--Kimi o gün aç karnını doyurduğu için şanslı hissedip şükrederken,kimi de aynı gün aç olan birçok insanı doyurabildiği için kendisini şanslı addeder.

--Kimi için o Kurum veya işletmeye Genel Müdür olmak şans iken, kimi içinse oraya, temizlik görevlisi olarak  kabul edilmiş olmak büyük şansdır.

--On kişinin katıldığı önemli bir kurayı kazanan aralarındaki en şanslı kişi iken diğer dokuz kişi o an için şanssız ve mutsuzdur. Yani birinin şansı, diğerlerinin şansızlığı olup çıkmıştır adeta.

--Kimi sadece “o an orada hazır olduğu” için şanslıdır. O olduğu için değil,meziyet,kabiliyet ve donanımlarından dolayı değil..Sadece ve sadece o an orada hazır olduğu için.

--Bir de ayağına kadar gelen şansları ve fırsatları göremeyen ve onları geri tepen insanlar vardır. Şans topunu bir başkasının ayağına atarlar ,sanki yedeklerinde onlarcası varmış gibi.

--Yazar Malcolm Gladwell, çok satan Outliers isimli kitabında, başta Microsoft’un kurucusu Bill Gates olmak üzere ABD’nin en başarılı bir düzine insanının hayatlarını detaylı olarak incelemiş,sözkonusu kişilerin kabiliyet ve yeteneklerinin dışında,hayattan adına şans denebilecek ardışık pekçok yardım aldıklarını tespit etmiştir. Yine o ülkenin bugüne kadar tespit edilmiş en zeki insanının şansız bir kaç olayın ardından oyun dışında kaldığını ve bir çiftlikte mütevazi olarak yaşamını sürdürdüğünü anlatmıştır.

--Yine Sadi Şirazi, bin yıl kadar önce kaleme aldığı “Bostan ve Gülistan” adlı eserinde, Baht ,Devlet ve Kısmetin Allah vergisi olduğunu, bunları kişinin sadece kendi emeğiyle elde edemeyeceğinin çok defa tecrübe edildiğini,altın arayan kimyagerlerin dert ve tasa içinde yaşarken,yine bir ahmağın bir viranede define bulduğunu anlatmıştır.

--Sağlığınızın yerinde olması,sevdiklerinizin yanıbaşında olması, etrafınızda sizi dinleyen ve anlayan insanların olması, barış içerisinde bir ülkede yaşıyor olmanız, yaşamsal tüm ihtiyaçlarınızı karşılayabiliyor olmanız,Allahın verdiği tüm duyu ve donanımları kullanabiliyor olmanız,üretken ve bereketli bir hayat sürmeniz, evladınızdaki Cennet kokusunu koklayabiliyor olmanız, sevmeniz ve sevilmeniz,şükrediyor olmanız...şanslı olduğunuzun en güçlü emareleridir aslında...

--Ya Hakikaten, Peki siz...Siz ne kadar şanslısınız?

ŞANSLI OLMAK , İYİ OLMAKTAN DAHA İYİDİR”

--2001 yılında Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversite’si kampüsünde düzenlenen ve İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkezi’nin düzenlediği ve üç gün boyunca devam edecek olan  İMO 16.Teknik Kongresine katılmıştım.

--Kongrede, herbiri birbirinden kıymetli birçok isim sunum yapıyordu.Ve doğrusu katılmaya son anda karar verdiğim bu Kongrede bulunmaktan dolayı da oldukça mutlu idim.

--Ülkemizin saygın Akademisyenleri ile birlikte İnşaat sektöründen önemli isimlerin de sunum yaptığı bir Kongreydi. Bugünlerde ülkemizin en önde gelen sektör temsilcileri,patron ve Akademisyenleri ile tanışma ve aralarda da olsa  onlarla sohbet ederek birikimlerinden istifade etme şansını daha o günlerde yakalamıştım.

--İkinci gündü ve aynı anda birkaç salonda sunumlarla devam etmekte olan Kongrede, katılımcıların büyük bir kısmı büyük salona gitmeyi tercih etmişti.

--Konuşmacı , ABD’den gelen dünyanın en önemli İnşaat Mühendislerinden biri olan, kitapları tüm dünyada okutulan ve referans gösterilen, deprem mühendisliğinde birçok  amprik formüller geliştirmiş,1951 yılında İstanbul’da aldığı lisans diploması sonrası Akademik kariyeri için gittiği ülkede konusunda Üstad olmayı başarmış, Kongreye  ABD’de bulunan Purdue Üniversitesi’nden katılan bir Akademisyendi. Akademik kariyerinde onlarca ödül kazanmış, en son kendisine Japon Mimarlar Odası tarafından Şeref Madalyası takdim edilmiş Sn. Prf. Dr. Mete Sözen’di.

--Donanımı kadar sahnede duruşu ve beyefendiliği de oldukça etkileyiciydi. Mütevazi, dost ve bilge bir profili vardı.Hayli ilerlemiş yaşına rağmen, enerjisi ve hitabetiyle, sanki o henüz ilk dersini veriyor ve bizde onun ilk öğrencileri gibiydik.

--Herşey çok güzeldi. Herkes nefesini tutmuş bu güzide bilim adamından birşeyler öğrenmeye gayret ediyordu.Deprem için geliştirdiği ve dünyada mühendislerin çokça istifade ettiği kısa formülleri anlatırken bir ara, mühendisin elinden gelen herşeyi yaptıktan sonra biraz şansa da ihiyacı olduğunu söylemişti ki;

--Salonu dolduran yüzlerce katılımcı Mühendis’ten birisi aniden yüksek bir sesle adeta bağırdı.

--“ Hocam, iyi bir Mühendis işini asla şansa bırakmaz.”

--Herkes şaşkındı.Salon böylesi önemli bir isme ,biraz da üsturupsuz bir şekilde seslenen,itiraz eden adamın kim olduğunu görmek için bakışlarını tam da sesin geldiği salonun orta kısımlarına çevirmişti ki,

--Profesör, gayet mütebessim ve hoşgörülü vaziyette o kişiye seslenerek ,katılımcıların odağını tekrar sahneye ve kendisine çekmeyi başardı.

--“Bakın” dedi...

--“Şu tarihti...Amerika’nın felan bölgesinde devam eden şiddetli yağmur günlerce kesilmemişti. Bölgede bulunan Barajlardan bir tanesi, mühendisler tarafından 1000 yıllık olası bir debiye göre projelendirilip, inşaa edilmiş olmasına rağmen, dolmuş ve neredeyse taşmak üzereydi. Barajın alt bölgesinde yaklaşık 5 milyon insanın yaşadığı bir yerleşim bölgesi tehdit altındaydı.

--Ülke, büyük bir doğal felaketin eşiğindeydi...Bir medeniyet, koca bir şehir, tüm canlılar ve habitat sular altında kalacak ve tarihe karışacaktı.

--Sadece 5-10 dakika kadar daha yağmur aynı şiddette yağmaya devam etse ,o baraj taşacak ve herşey bitecek,yokolacaktı.

--Ve son anda inanılmaz bir şey oldu...Yağmur durdu..Evet hava tahmin raporlarında yağışın devam edeceği öngörülürken...aniden yağmur durdu....Bir ülke ve insanları, böylelikle bir büyük felaketin eşiğinden döndü...

--Yağmurun durması sadece bir ülkenin ve insanlarının şansı değil, aynı zamanda o barajın projelendirmesini yapan mühendislerin de şansıydı.”

-- Ardından Prof. Sözen, aradan geçen 17 sene boyunca aklımdan çıkmayan ve hayatta çokça tecrübe ederek doğruluğunu gördüğüm o final cümlesi ile,hem soru soranın hem de tüm katılımcıların zihnine kazınan o sözlerini sarfetti.

                               “ŞANSLI OLMAK , İYİ OLMAKTAN DAHA İYİDİR”



Bu yazı 4 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Atilla KIRBAŞ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
Atilla KIRBAŞ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Amasya Tamimi’nin 99. yılı törenle kutlandı..  
  Orman İşletme Müdürlüğü çalışanları sağlık ta..  
  Amasya Tamimi'nin ilan edilişinin 99. yıldönü..  
  Kayıp olan şahıs ölü olarak bulundu..  
  OKA destekli projelerin sözleşme imzaları atı..  
  Amasya Çöreği ustalarından Galip Doğla’ya Var..  
  Eliaçık: İstikrar bozulursa ilk kaybeden çalı..  
  Suriyeli öğrencilere kırtasiye yardımı..  
  KÖYDES İl Tahsisat Komisyonu toplantısı gerçe..  
  Amasya’da 246.729 seçmen oy kullanacak..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.