23 Eylül 2017 - Cumartesi / 17:30
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Naci KONYAR Naci KONYAR
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

HİKMET LEVHALARI…

                                   (Mahyalar-Duvar yazıları)

         Manevi duyguların kelimelere dökülerek iki minareli camilerde minareler arasına ışıklı iplerle sergilenmesi geçmişten günümüze devam ettirilen bir ramazan âdetidir.

         Ramazan ayına ve kutsal gün ve gecelere verilen önemi gösteren ve onların gelişlerini duyurmak için hikmet ifade eden sözler mahyalarla ışığa yansıtılarak manevi iklimin göze hitap eden coşkusunun yansıtıldığı bir ramazan etkinliği olan mahya geleneği günümüzde de yaşamaya devam etmektedir.

         On bir ayın sultanı, oruç tut sıhhat bul, hoş geldin ya şehri ramazan, şefaat ya Resulallah gibi yazılar en çok okunan mahya yazılarıdır.

         Mahyanın yanı sıra eski evlerin duvarlarını süsleyen Arapça ya da Türkçe yazılmış “Ya Hafız, maşallah, Mülk Allahındır” gibi yazılarda maneviyat dünyamızın söze dökülmüş örneklerindendir.        

         Ya Hafız “Ey koruyucu Allah”, maşallah nazara karşı, mülk Allahındır da her şeyin sahibinin yaratıcı olduğunu hatırlatmak için eski evlerimizin duvarlarına asılan hikmet levhalarıydı.

         Yine eski zaman evlerimizin duvarlarında birkaç kelimeden müteşekkil ama ifade ettiği mana derin olan beyitlere de rastlanırdı.

                   *                          *                          *

                   “Bu da geçer ya Hu”

                   *                          *                          *

         Başa gelen bela ve musibetlere sabretmeyi telkin ve tavsiye eden özlü bir sözdür.

         Sağlıkla ilgili binalarda Kanuni Sultan Süleyman’ın meşhur beytinin yazılı olduğu levhalar süslerdi duvarları.

                   *                          *                          *

         “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

           Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi”

                   *                          *                          *

         Geçmişin ilim yuvalarında çokça rastlanan bir söz de “Edep Ya Hu” sözüdür. Eskiler edep’i “Edep ya Hu” ihtarına muhatap olmamak olarak ifade ederlermiş.

         Mektep duvarlarına kâmil insan olmanın şifrelerini veren hikmet öğüten sözler yazılı levhalar asılırmış.

                   *                          *                          *

         “Kelamın fıdda ise sükûtun olsun zeheb

           Kemal ehli kemalatı sükût ile buldu hep”

          (Sözün gümüş ise susman altın olsun)

                   *                          *                          *

         Olgunluğun az ve öz konuşmaktan geçtiğini anlatan bu cümleleri günümüzde sazı ele alıp sözü kimseye kaptırmayanlar da keşke arada bir okuyuverseler.

         Esnaf ve sanatkârlarımızın üreticilikten aracılığa tenzil ettirilmediği, çarşı hayatı ruhunun söndürülmediği, marketlerin küçük esnafı bitirmediği yıllarda dükkân duvarlarında “ El-rızku Allalah” rızk Allahtan’dır levhaları asılı dururmuş.

         Yine eski zaman esnafları yaptıkları işin pirinin isminin yer aldığı bir beytin yazılı olduğu levhaları dükkânlarının görünen bir yüzüne asarlarmış. Terzi dükkânlarından bir örnek;

                   *                          *                          *

         “Her seherde besmeleyle açılır dükkânımız

           Hazret-i İdris Nebidir, pirimiz üstadımız”

                   *                          *                          *

         Bazı dükkân duvarlarında da müşteriye verilen kıymeti ifade eden beyitlerin yazılı olduğu levhalara rastlanırdı.

                   *                          *                          *

         “Müşteri velinimetimizdir”

                   *                          *                          *       

         Sanat icra edilen yerlerde de “Marifet iltifata tabidir” “Müşterisiz meta zayidir” levhaları okunurdu.

         Eskinin adı kıraathane olan ismiyle mütenasip kitapların okunduğu sohbetlerin yapıldığı kahvehane duvarlarında da:

                   *                          *                          *

         “Gönül ne kahve ister ne kahvehane

           Gönül bir dost ister kahve bahane” yazısı en çok okunanıdır.

                   *                          *                          *

         Evet, ecdadımız kalemle tasvir-i kelam eyleyip(sözü resimleyip) duvarlara asmış hikmeti öğütüp kalplere yerleştirmiş.

         Günümüze gelelim birazcık da ironi yapalım. Bugün duvar yazıları yok mu var. Bir birini tanımayan, selamlaşmayan ölüsünü koktuğunda farkına varan insanların oturduğu o devasa apartmanların ön yüzünde yazan “Mülk Allahın’dır” yazısını okurken neler hissediyorsunuz? Samimi buluyor musunuz? Samimi bulmayan bir yazar soruyor; Mülk Allahın da tapu kimin?

         Veresiyeden canı yanmış bir içkili lokanta patronunun duvara astığı levha da az hikmet(!) içermiyor:

                   *                          *                          *

         “Az iç

           Peşin iç

           Kime ne de

           İ煔

                   *                          *                          *

         Bir de meyhane duvar yazıları vardır. “Önüne gelene borç tak ki en çok aranan kişi sen olasın”

         Bir şeyleri arıyoruz, bir şeyleri anıyoruz. Bir şeyi anmak, maziyle avunmak hal ile dövünmek manasında değerlendirilmemelidir. Test, bilgisayar ve cep telefonlarından kafasını başka yöne çeviremeyen bir nesle geçmişin güzelliklerini, hülyalarını nasıl devşireceğiz.  Geçmişin güzelliklerini yarına nasıl taşıyacağız. Belki biz bunu yapmaya çalışıyoruz.

         Bizi sadece kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimiz zengin yapacaktır. Biz “geçmiş günlerimiz var, geleceklerden güzel” demeye devam ediyoruz.

         Daralan ruh dünyamızın ferahlandığı güzel iftar akşamlarının yaşandığı mübarek ramazanınız kutlu olsun.         

        

          



Bu yazı 5 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Naci KONYAR Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol, Suluova Et Entegre Tesislerinde i..  
  Ahilik Haftası kapsamında İlçe Esnaflarına zi..  
  Maaşları Türkiye Kamu-Sen yükseltti, Memur-Se..  
  Sanayi sitesi esnaflarına Ahilik Haftası ziya..  
  MEB, üç bilinmeyenli denklemle karşı karşıya..  
  Yol yapım ve asfaltlama tüm hızıyla sürüyor..  
  Belediye Başkanı Özdemir’e ilköğretim haftası..  
  19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı..  
  Amasya protokolü ve gaziler kahvaltıda bir ar..  
  Gaziler, destansı tarihimizin yaşayan abidele..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.