23 Kasım 2017 - Perşembe / 21:42
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Naci KONYAR Naci KONYAR
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

POLİTİKA VE SAVAŞA DAİR…

    Yapılan bir araştırmaya göre II. Dünya savaşından günümüze kadar dünyada sadece 24 gün savaş olmamış.

   Hepimizin şahit olduğu gibi özellikle Orta Doğuda bazı emperyalist güçlerin maddi çıkarlar peşinde insanları savaşa tutuşturduğu bilinen bir gerçek.

   Her ne kadar ülkeler arasındaki savaşlar “insan hakları-demokrasi” gerekçe gösterilerek yapılsa da maddiyat ve hükümranlık adına yapıldığı gerçeğini kimse inkâr edemez.

   Tıpkı siyasette hizmeti bahane ederek saf değiştirenlerin yaptığı gibi. Geçen zaman içerisinde siyaset dünyasında da önemli gelişmelere tanıklık ettik. Bir zamanların hızlı sosyalistleri kapitalist dünyanın başarılı oyuncuları oldular. On yıl öncesinin sosyal demokrat partilerinin liderliği için adı geçen Ertuğrul Günay muhafazakâr demokrat iktidar partisinin bakanı oldu. Sayın bakanımız Bernard Show’un sözüne mi uydu dersiniz?

   “On sekizinde sosyalist olmayanın kalbi, otuzunda sosyalist kalanın beyni yoktur” demiş düşünce adamı.

   Ya Türkiye siyasetinde uzun yıllar iktidar olan bir kitle partisinin genel başkanlığını yapmış Süleyman Soyluya ne demeli. Oda Baba’ya kulak vermiştir sanıyoruz. Ne demişti babamız:

    “Bizim millet Amasya tabiriyle gıcılayan kağnıya binmesini sever.”

     Bu arada Numan Beyi’de unutmamak lazım. O da kurtuldu. Karun olmaya gitti…

     Siyaset arenasında yaşanan bu haller siyasete ve siyasetçiye saygıyı azaltmaktadır. Oysa politika için bilimlerin en soylusu ve en yücesidir ve görevlerin de en soylusudur deniyordu.

     Hizmeti bahane ederek, vefa ve sadakati terk edenleri ve partilerini bırakıp başka yana geçenleri gördükçe; Politika “utanma duygusu olan” insanların yapacakları bir iştir demek geliyor insanın içinden.

     Siyaset kuyumcular çarşısı gibi olmalıdır. Hepsi 24 ayar. Şimdi ise siyaset Mahmut Paşa çarşısına döndü taklitten geçilmiyor.

     Mal mülk ve makam ihtirası günümüz insanlığının tedavisi zor hastalığıdır. Ve insan özgürlüğünün önünde en büyük engeldir.

    Savaşlar da öyle değil mi? Savaş sadece savaşan tarafları değil bütün insanlığı maddi manevi olumsuz etkilemektedir. Bu olguyu gönül eğitimcisi, sevgi eri Mevlana şöyle açıklıyor:

     “Bedende bir uzuv ağrıyıp incinse bütün beden ağrır, incinir. İster sulh çağında olsun, ister savaşta bu böyledir.”

    Gönüller sultanı “Savaş” konusunda da ilgililere şöyle sesleniyor:

    “İnsanların savaşı, çocukların kavgasına benzer. Hepsi de anlamsız ve saçmadır.

    Sopa, mademki savaş ve kavga aletidir;

    Ey kör, o sopayı kır, paramparça et!

    Ben iyiyle, kötüyle kavga edemem; kavga ile işim yok! Savaşmak şöyle dursun, gönlüm barışlardan bile ürkmekte.”

    Savaş kelimesinden, hatta savaşı çağrıştırdığı için “barış” kelimesinden bile ürktüğünü söyleyen Mevlana, insanın hem cahil, hem de elinde silahı bulunması halinde bunun bir felaket olacağını belirtir.

    Ve “Ey oğul kopart zincirlerini, özgür ol. Ne zamana kadar altın ve gümüşün esiri olacaksın.” Diyerek insanlığı maddiyat telaşından kurtuluşa çağırır.

    Büyük Türk velisi Yunus Emre’de;

    “Mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi

    Mal da yalan mülk de yalan var birazda sen oyalan.” Diyerek günümüz insanını, devletlerin peşinde koştuğu emperyalist ihtirasların geçici olduğunu anlatmak istemektedir.

    Ahmet Yesevi de dünya peşinde koşan sultanlara seslenmiş;

    “Binlercesine çeri(asker) yığan hanlar hani?

    Vefası yok, vefasızdır dünya tanı,

    Gafil insan görüp ibret almaz imiş”

    Evet, geçmişte olduğu gibi günümüzde de insanlığın ve devletlerin en büyük hastalığı insanlık için mal mülk ve makamsa, kendini dünyanın sahibi sanan devletler için de bitmek bilmeyen emperyalist emellerdir. Bu hastalıkların çaresi bulunması halinde dünyada ne kişisel kavgalar ne de savaşlar olacaktır.

    Savaş tedirginliği yaşadığımız şu günlerde hükümet politikalarını planlayanlara Hegel’in öğüdünü hatırlatıyoruz:

    “Halklar ve hükümetler tarihten asla bir şey öğrenmemiş veya ondan çıkarılan ilkelere göre davranmamıştır”

    Hegel’in yanıldığını kanıtlarız inşallah. Aksi halde tarihin tekerrürüne mahkûm olacağız.

    Görüp ibret almak niyazı ile…

 



Bu yazı 5 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Naci KONYAR Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Vali Varol’dan asırlık çınar öğretmene anlaml..  
  Hayatcan Derneğinden hayırlı olsun ziyareti..  
  Emniyetten trafik eğitim faaliyetleri..  
  Funda Varol şehit ailelerini ziyaret etti..  
  Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’dan ziyare..  
  Elektrik hattı yer altına alınıyor..  
  Funda Varol çocuklarla birlikte fidan dikti..  
  Varol’dan Hamamözü Belediye Başkanlığına ziya..  
  Vali Varol’dan Karayolları 72. Şube Şefliğine..  
  KİK'te 20 sorunun çözümünde mutabakata vardık..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.