20 Kasım 2017 - Pazartesi / 10:36
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Naci KONYAR Naci KONYAR
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

BAKAN VE DİLEK…

         Her gece değişik televizyon kanallarına çıkıp, atışın serbest olduğu bu dönemde, devamlı analiz yapıp bugün söylediklerinin üç gün sonra tersini söyleyen takım elbiseli, kravatlı yöreye ve küreye nizam verme iddiasında, söyleyecekleri önceden belli sürüsüne bereket uzman gurubunu gördüğümüzde kanal değiştiriyoruz artık…

         Dinlediklerimize değil, gördüklerimize daha fazla inanıyoruz.

         Yer Edirne… Trakya Üniversitesinde okuyan 23 yaşında Dilek Özçelik kanser hastası. İlaçlarını bulmada güçlük çekiyor. Tıpkı diğer kanser hastaları gibi. O gün Edirne’de bulunan çevre ve şehircilik bakanımıza ulaşıyor. Bakandan hastalığı için ilaç konusunda yardımını istiyor. Bakan Bayraktar üniversiteli kızımızın cebine para koymaya kalkınca genç kızımız gözyaşlarına boğuluyor ve televizyon başında olan herkesin yüreğini parçalayan şu sözler dökülüyor dudaklarından.

         “Görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız hayatınızda. Yanlış anlaşıldım. Ben dilenci değilim”

         Müslüman Türk Milleti olarak bizim kendimize has hasletlerimiz vardır. Bu hasletlerin en başta geleni yardım severliğimizdir. Bizim insanımız fakire, yetime, dula, dara düşene yardımcı olmayı yardım etmeyi sever. Yardımını da göze batmayacak bir şekilde, alanın izzeti nefsini incitmeyecek bir şekilde, riyadan uzak bir şekilde yapar.

         İslam ahlakı, Osmanlı terbiyesi gizli verilen sadakanın, açıktan verilen sadakadan daha sevap olduğunu söylediği için bizim insanımız mümkün olduğunca yardımlarını gizli yapmayı tercih etmiştir.

         Anlatırlar, geçmişin hayırsever zenginleri özellikle ramazan aylarında İstanbul’un değişik semtlerine gidip bakkallara uğrarlar orada borcunu ödemede zorluk çeken borçlu fakir fukaranın borcunu kapatıp öderler, çekip giderlermiş. Borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu; borcu silinen, kimi borçtan kurtardığını bilmezmiş. Çünkü hepsi sadece ve yalnız Allahın rızasını kazanmak için yardım yaparlarmış.

         “Vermek namus-i ilahidir. Herkese nasip olmaz” düsturuna riayet edilmelidir elbette. Ancak çocukları ve gençleri hayırlı işlere yönlendirmek için en uygun yol kendilerine örnek alabilecek mümtaz şahsiyetlerin mesela bakanımız gibi bir yardımda bulunurken geçmişin adabına uygun bir yol izlemeleri gerekir diye düşünüyoruz.

         Geçmişi boş yere sayıklamıyoruz. Kendilerinden feyz aldığımız geçmişin o güzel insanları vakarları, zarafetleri ve kibar tavırları ile bize tarihin asaletini, medeniyetin güzelliğini hatırlatıyorlardı.

         Örnek mi istersiniz. Hasta ziyaretinde ki şu inceliğe bakınız. “Hasta ziyaretleri hastanın gönlünü alacak kadar uzun, hastayı rahatsız etmeyecek kadar kısa olmalı” diyen o zamanın insanlarıydı.

         Okuyoruz, Üsküdar’da bazı mahallelerde “fukara taşı” bulunurmuş. Mahalle sakinleri yatsı namazında camiye giderken taşın kovuğuna bir miktar para bırakırlarmış. Yatsı namazından sonra camiden ihtiyacı olanlar en son çıkar ve taşın yanından geçerken kovuktan bir miktar para alırlarmış. Bizim kültürümüzde yardımda gizlilik esastır. Halikın bilmesi yeterlidir.

         Devlet adamlarımızın Edirne’de yaşanan bu vakadan alacakları dersler vardır. “El-hayru fi ma vaka” vuku bulanda hayır vardır. Genç kızımızın devletlülere yönelik “insanlık konusunda bir kez daha hayal kırıklığına uğradım. Yanlarına her gelene, yanlarına geldiğinde elleri ceplerine değil, vicdanlarına gitsin.” Şeklinde dile getirdiği sözleri kırılan onurunun, incinen gururunun haykırışıdır.

         “Yürek yanmazsa, gözden yaş çıkmaz” derler. Dilek kızımızın söyledikleri ve gözyaşları bizleri çok duygulandırdı ve düşündürdü.

         Evet, “Bazılarının derdi paradır. Para ile her şeyin hallolacağını sanırlar.

         Bazılarının derdi de “Değer”dir. Onlar değerlerine fiyat biçtirmezler. Şahsiyetleri, kimlikleri, kutsalları vardır. Paranın gücüne teslim olmazlar.”

         Dilek Özçelik kızımıza ve ilaç bulmada güçlük çeken tüm hastalarımıza acil şifalar diliyoruz.



Bu yazı 4 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Naci KONYAR Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Muhasebecilere e- uygulamalar ile ilgili semi..  
  Funda Varol öğrencilerle sinema etkinliğinde ..  
  Törenle büyükbaş hayvan dağıtım yapıldı..  
  Kuzubaşlı, Macit Zeren Fen Lisesi´nin, Türkiy..  
  Merzifon Yardımeli Derneğinden ziyaret..  
  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “34 Yaşında”..  
  İl Özel İdaresi Şanlı Türk Bayrağımızın bakım..  
  Vali Varol ve eşi koruma altındaki çocuklarla..  
  Hatuniye Mahallesi için seferber olundu..  
  Kaymakam köy muhtarları toplantısı yaptı..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.