24 Kasım 2017 - Cuma / 15:57
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Naci KONYAR Naci KONYAR
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

80’LER…

         Dizileri biz seyircilerin beğenisine sunanlar geçmişi canlandırarak, eli kalem tutanlar geçmişi yazarak diriltmeye çalışırlar.

         Mekânların zamanı uyandırmak gibi bir işlevi de vardır. Duvarlarında “Tek Yol Devrim” ya da “Komünistler Moskova’ya” yazılarını okuduğumuz duvarlar eski zamanları diriltiyor, size 1980’lerin o acı günlerini hatırlatıyor.

         150 ye yaklaşan bölümleriyle usanmadan ve her defasında sonsuz hazlar devşirerek bir diziyi seyretmenin nasıl bir izahı olabilir.

         Evet, kitleleri ekran başına toplamayı başaran “Seksenler” dizisini anlatmak istiyoruz.

         Dizilerle aramızın iyi olduğunu söyleyemem ama evde yaşanan zamanın büyük bir bölümü televizyon ekranı önünde elimizde kumandayla geçince reklamlarla tanıtımı yapılan diğer dizilerin fragmanlarından diziler hakkında bir kanaat oluşuyor. Genellikle havuzlu lüks villalar, son model cipler, şık bayanlar, baylar, lüks ve konfor sergileyen mekanları ve semtleri yansıtan diziler ilgi alanımıza girmiyor pek ama Fehmi Abi’nin mütevazi evi ve orada bizden bir hayatı sergileyen bir aile ve sokağın insanları bizi anlattıkları için olacak, Salı günlerini iple çeker olduk.

         1980’lerden günümüze geçen yıllarda sosyal hayatımız, mahallemiz, darbeden önce duvarlara yazılan siyasi sloganlar, o yıllarda orta tabaka dediğimiz insanların kullandıkları ev eşyaları televizyonu, banyo kazanı, odun sobası, kanepeleri günümüz dünyasından farklı bir sokak esnafının ilişkileri, mahalle arkadaşlıkları, aşkları ve de 12 Eylül’ün dolayısıyla darbelerin aileler üzerindeki etkisi gibi gündelik hayatımızın bizi yansıtan yönlerini ekranda canlandırarak bizleri ekran başında toplamayı başaran nezih bir aile dizisi “seksenler”…

         Dizinin sevilen karakterlerinden en önde geleni pastacı Sami ve “Napıyon beya” “Napayım beya” “Sen napıon beya” “Aynı beya” diyalogunu ve tatlı Rumeli şivesiyle gelininden dert yanan Fato Teyze ve de Şahin’in Elvanı…

         Ve kalabalık bir oyuncu kadrosuna sahip olan dizinin merkezinde yer alan karakter mahallenin Fehmi Abisi ve ailesi. Geleneğine bağlı ama çağdaş yaşamın getirdiği şartlarla barışık bir kişiliğe sahip “icat çıkarmayın, icat çıkarmayın” vurgusuyla da mazbut bir kültürün günümüz temsilcisidir Fehmi Abi. Rukiye Hanım kocasına ve çocuklarına düşkün iffetli, komşu kadınların dedikodularını temiz yürekle düzeltmeye çalışan SSK’yı tek güvence olarak gören tipik bir Türk aile kadını.

Ahmet-Gülden; Ergun-Nazlı’nın aşkları, sırlarıyla yaşayan Susmuş’un konuşmaması, Komiser Rıza ve polis Selahattin’in “O haritadan bir yer beğen kendine” diyalogları, Erzurum şivesini bir Erzurumlu tadında konuşabilen mahallenin sevimli bekçisi Bekir, Fehmi Abi’nin futbolcu olmayı çok isteyen oğlu Çağatay, Nazlıya aşık tiyatro oynamayı hayal eden Dümbüllü Niyazi, mahallenin esnafları; Bakkal Mehmet, Berber Recep, Buca’lı kahveci Mesut, Manav Mustafa, Laz balıkçı, Kasap Bahtiyar ve mahallenin seyyar tüccarı “Aziz Türk milletinin neye ihtiyacı varsa onu bulan onu satan” kulağımızdan gitmeyen “ bana her şeyi de …. Deme “ diye başlayan repliğiyle Butik Ali ve aynı mahallenin ayrı görüşte iki delikanlısı, Sağcı Alper ve Solcu Nevzat. Dizinin zevkle seyrettiğimiz kahramanları.

         Mahallenin dikkat çekici bu karakterlerinin yanında “ gün gelecek” diye başlayarak dizinin her bölümünde pastacı Sami’nin pastanesinde uzun sakalı ve karizmatik kişiliğiyle yorumlar yapan ve mesajlar veren bu dizinin filozofu “46 Basri” de dizinin unutulmazları olarak hatırlanan tiplerinden. Çağatay ve Şahin’in “Allah’ım, para araba ev bizde yok mutlu olmanın yolu yok mu” sualine 46 Basri’nin cevabı filozofçadır:

         “ Mutlu olmak için birçok şeye sahipsiniz aslında. Niye mutlu olamıyorlar. Çünkü şükretmiyorlar. Mutlu insanlar sahip oldukları için değil, şükrettikleri için mutlu oluyorlar. Aldığın nefes, yediğin lokma, attığın adım sana verilen şükretmeni gerektiren o kadar şey var ki…

         İnsanlar mutlu oldukları için şükretmezler, şükrettikleri için mutlu olurlar. Sen de eğer mutlu ve huzurlu olmak istiyorsan Allah’ın verdiği her an’a, her fırsata şükretmelisin. Mutluluk ardınlar gelir merak etme.”

         80’ler dizisi, karşılıksız fedakârlıkların azaldığı, karşılıklı hesapların arttığı günümüz dünyasının yalnızlaşan insanına kaybettiği değerleri hatırlatıyor. Bu diziyle aile içinde konuşmanın muhabbetin önemini fark ettik.

         Geçmişi günümüze taşıyan, bize unuttuklarımızı hatırlatan, Türk insanının kendi kültürü ve geçmişte yaşanan acı olaylarıyla barıştırmayı hedefleyen yüzü aşkın bölümüyle insanımızı bazen hüzün bazen neşeyle ekran başında toplamayı başaran televizyon tarihimizin seviyeli bu aile dizisinin yapımında emeği geçenleri kutluyoruz.   



Bu yazı 2 yıl önce yazılmış

Yorum Yaz


Naci KONYAR Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  Sadece taşerona değil, tüm çalışanlara kadro ..  
  Varol’dan 24 Kasım Öğretmenler Günü mesajı..  
  Özdemir’den 24 Kasım Öğretmenler Günü mesajı..  
  Kıbrıs mücahitleri buluştu..  
  Eğitim Bir-Sen’den 24 Kasım Öğretmenler Günü ..  
  Vali Varol’dan asırlık çınar öğretmene anlaml..  
  Hayatcan Derneğinden hayırlı olsun ziyareti..  
  Emniyetten trafik eğitim faaliyetleri..  
  Funda Varol şehit ailelerini ziyaret etti..  
  Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’dan ziyare..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Devlet Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

Amasya Hava Durumu
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.